Basur Kanamasının Nedenleri - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Genel Cerrahi

Basur Kanamasının Nedenleri

Yayınlanan

üzerinde

Makattan kan gelmesi şikâyeti basur hastalığında kişileri korkutan belirtilerden biridir. Hemoroid (Basur) hastalığının ilerlemesi durumu yanında pek çok şikâyeti getirmektedir. Basur hastalığının en sık karşılaşılan belirtilerinden olan tuvalet ihtiyacının giderilmesi sırasında dışkıdan kan gelmesi belirtisi elbette ki yalnızca hemoroid hastalığında görülmemektedir. Makat hastalıklarının ortak belirtileri arasında yer alan makat kanaması şikâyetinin altında yatan nedeni detaylı bir muayenenin ardından bilebilmek mümkündür. Sadece iç hemoroid, fissür gibi hastalıklar değil birtakım kanser türlerinin de anüste kanama görülmesine neden olabildiği bilinmektedir. Dolayısıyla kesin bir tanı konulabilmesi için şikâyetle karşılaşılmasının ardından en kısa süre içerisinde Proktoloji alanında uzman bir hekime başvurulmalıdır.

Basur Kanaması Hastalığın Hangi Aşamasında Görülür?

Basur kanaması tehlikeli midir? Genellikle kabızlık, tuvalette ıkınma hareketi yapma, ağırlık kaldırma ya da aşırı kilo problemi yaşamak nedeniyle görülen hemoroid hastalığında ihmalkâr davranılır ve tedavi ertelenirse hastalık ilerleme gösterdiğinden makattan kan gelmesi belirtisi de artış gösterecektir. Bu durum bazı hastalarda aşırı kan kaybına bağlı kansızlık riskini de getirebilir. 4 evreden oluşan hemoroid hastalığının 2. Evresinden itibaren meme oluşumu gözlenmektedir. Sürekli dışkı ile temas halinde olan hemoroid memesi sonucunda kanama şikâyeti oluşur. Tahriş olmuş iç hemoroid veya dış hemoroid memesinin içerisinden sızan bu kanama tuvalet sırasında ya da sonrasında peçeteye damlama şeklinde fark edilmektedir.

Makattan kan gelmesi ve karın şişmesi durumu kabızlığa bağlı olarak tuvalet esnasında hemoroid memelerinin sert dışkı ile teması sonucunda zedelenmesi ile görülebilmektedir. Vücudun her bölgesinde olduğu gibi makat bölgesinde meydana gelen bu gibi kanamalar da iyi birer belirti değildir. Hemoroid kanaması dâhil olmak üzere bir yara ya da darbe nedeniyle ortaya çıkan kanama az ya da çok da olsa kişinin kan kaybetmesi anlamına gelmektedir. Hali hazırda kansızlık şikayeti olan birinde görülecek olan bu belirti ileriki süreçte tedavisi sağlanmazsa daha ciddi sonuçlara da neden olabilmektedir. Ayrıca kanama şikayetini görür görmez hemoroid olduğunun düşünülmesi de yanlıştır. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi her kanama hemoroid kanaması değildir. Daha ciddi bir hastalık nedeniyle görülüyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana danışılmalıdır. Erken tanı bu noktada büyük önem taşımaktadır.

Basur Kanaması Normal Midir?

Makattan kan gelmesi yani rektal kanama, genelde tuvalet ihtiyacının giderilmesi sırasında dışkıdan kan gelmesi şeklinde oluşmaktadır. Bazı ciddi durumlar sırasında anüs bölgesindeki hemoroid oluşumlarında dışkılamanın dışındaki zamanlarda da kanama durumu gözlenebilmektedir. Bu durum makat hastalıkları yaşayanlar tarafından sıkça görülen bir belirtidir. Neredeyse her sene bin kişiden altı tanesi makatta kanama şikâyetiyle sağlık kurumlarına başvurmaktadır. Başvuru yapanların yüzde 36’sı ise bu belirti nedeniyle hastaneye yatmaktadır.

Kişinin var olan hastalığıyla ilgili yönlendirici olabilecek bazı makat kanaması belirtileri şu şekilde seyretmektedir:

Makattan kan gelmesi ile birlikte makat bölgesinde hissedilen ağrı: Bu belirtilerin sebebi genellikle anal fissür yani makat çatlağı hastalığına bağlı olarak görülmektedir. Anal fissür nedeniyle bölgede oluşan hassasiyet dışkılama esnasında kişide cam kesiği acısına benzer bir ağrıya neden olmaktadır. Bu hastalık nedeniyle görülen kanamalar yoğun değildir.

Dışkıdan kan gelmesi ve aynı zamanda bu sırada yanma hissinin görülmesi: Bu tip belirtilerin sebebi ise yüksek ihtimalle hemoroide dayanmaktadır. İlerlemiş seviyedeki hemoroid hastalığında kişide hemoroid kanaması ile beraber hemoroidal dokuların makat dışına sarkması durumu da görülebilmektedir.

Kanamanın damlama şeklinde gerçekleşmesi: En yaygın görülen hemoroid belirtileri arasında yer alan bu durumda dışkılama ile tetiklenen bir kanama söz konusudur. Bu belirtinin varlığı hastalığın son evrelere yaklaştığını göstermektedir.

Herhangi bir ağrı olmadan makattan kan gelmesi: Bu belirtinin nedeni birden fazla farklı hastalığı işaret edebilmektedir. Yani altta yatan neden hemoroid kanaması olabileceği gibi aynı zamanda polipler ya da rektal kanserler gibi daha ciddi hastalıklar da olabilir. En kısa sürede bir genel cerrahi uzmanına ya da bir proktologa başvurmak erken tanı ve tedavi için önem taşımaktadır.

Dışkıdan kan gelmesi, gaitada (dışkıda) çizgi tarzında kan görülmesi: Bu şekildeki kanama durumu yine hemoroid, rektal kanser ya da polipler gibi anüs bölgesinde ortaya çıkan hastalıkların habercisi olabilir.

Makattan kan gelmesi ve bu durumun temizlik sırasında tuvalet kağıdında görülmesi: Genellikle anal fissürler ve hemoroidler nedeniyle görülen bir kanama belirtisidir.

Pıhtılı şekilde makattan kan gelmesi: Gastrointestinal sistemdeki bir bölgenin divertiküler bir hastalık ya da anjiodisplazi nedeniyle kanaması durumudur. Oldukça ciddi bir kanama belirtisidir. Bu tip vakalarda kesin tanının konulabilmesi için detaylı bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Ve vakit kaybedilmeden uzman bir proktologdan yardım alınmalıdır.

Uzun süreli devam eden kabızlık sonucunda  makattan kan gelmesi durumu: Bu gibi kanamalarda da muhakkak altta yatan sebebin detaylı bir muayene sonucunda belirlenmesi gerekir. “Basur kanaması tehlikeli midir?” diye düşünen hastaların özellikle bu tip kanama karşısında basurdan çok bağırsak fıtıklaşması, tümör ya da divertiküler bir hastalıktan şüphelenmesi gerekir.

Kanama Evresine Gelmiş Basur Hastalığının Tedavisi Mümkün Müdür?

Makat kanaması çoğu zaman iç hemoroid, makat çatlağı ya da genital siğil gibi daha iyi huylu denilebilecek hastalıklar sonucu görülür. Fakat belirtinin nedeninin kesin olarak anlaşılabilmesi için mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.

Makatta kanama durumuyla karşılaşan hastaların birçoğu ne yazık ki uzman bir doktora başvurmak yerine evde uygulanan bitkisel kürler gibi tedavilerden yararlanmaya çalışmaktadır. Oysa bu durum sonucunda günümüzde kolaylıkla tedavi edilebilen bu hastalıkların ilerlemesine neden olarak, durumlarının umutsuz olduğu duygusuna kapılarak bunu kabullenmektedirler.

Hemoroid kanaması evresine gelmiş hemoroid hastalığının tek çözümü uzman bir doktor eşliğinde tedavi olmaktır. Artık ne beslenme düzeninde yapılacak değişiklikler ne de tuvalet alışkanlığının değiştirilmesi hemoroidal dokuların iyileşmesine katkı sağlamayacaktır. Her ne kadar hemoroid vakalarında erken tanı ve tedavi önemli olsa da hastalar dışkıdan kan gelmesi gibi belirtiler ile karşılaşmadan doktora gitmeyi ertelemektedir.

Toplumda her 4 kişiden 3’ünde karşılaşılan iç hemoroid, dış hemoroid gibi basur hastalıkları asıl kanama aşamasına geldiğinde yalnızca hemoroidal dokulara müdahale edilerek tedavi edilebilmektedir.

Günümüzde makattan kan gelmesi belirtisi için ameliyatsız hemoroid tedavisinde kullanılan yöntemler şu şekildedir:

  • Ameliyatsız Lazer Tedavisi
  • Elektrocerrahi Tedavisi
  • Radyofrekans Tedavisi
  • Bant Ligasyon Tedavisi
  • Medikal İlaç Tedavisi
  • THD  (Hemoroid arter ligasyonu) Tedavisi
  • Fotokoagülasyon Tedavisi

Yukarıda bahsedilen bu yöntemler kişinin hastalığının durumuna göre değerlendirilir veya tek başına ya da kombine bir şekilde uygulanır.

Basur Kanaması Evde Önlenebilir Mi?

“Basur kanaması tehlikeli midir?” düşüncesiyle doktora gidene kadarki süreçte kimi hastalar kendi kendilerine uygulayabilecekleri tedavi yolları ararlar. İnternet ortamında yer alan bilgilerle bir doktora danışmadan hareket edildiğinde ne yazık ki hastalığın boyutlarının ilerlemesine izin verilmiş olur. Kullanılan birtakım yöntemler kişileri kısa bir süreliğine rahatlattığı için iyileştiklerini düşünüp tedaviyi ertelemeye devam ederler. Oysa hastalığın ana nedeni olan dışkıdan kan gelmesi ile hemoroid memeleri cerrahi bir müdahale gerçekleştirilmeden yok edilemezler. Doğal yollara başvurulması sadece hemoroide bağlı ortaya çıkan (hemoroid kanaması belirtisi dâhil değildir) birtakım belirtilerin maskelenmesini, yani geçici bir süreliğine hafiflemesine neden olurlar.

Bir doktora başvurana kadar hemoroid kanaması için asla bitkisel kürler gibi doğal yöntemlerden yararlanılması önerilmez. Bu tip bölgeyi tahriş edici yöntemler yerine sağlıklı bir beslenme düzeni ve doğru tuvalet alışkanlığı benimsenmelidir.

Sağlıklı bir yaşam biçimini benimsemek makattan kan gelmesi belirtisinin tedavi edilmesinde oldukça önem taşımaktadır. Her ne kadar ameliyatsız tedavi yöntemleriyle hastalıktan kurtulmak mümkünse de iyileşmenin hızlı bir şekilde sağlanabilmesi için beslenmede özellikle lifli gıdalardan, probiyotik içerikli yoğurt gibi yiyeceklerden, kuru meyvelerden, kuru yemişlerden tüketilmesi, aynı zamanda aşırı acılı ve baharatlı yemeklerden uzak durulması gerekir. Kabızlık durumunu önleyecek olan bu gıdalar hemoroid kanaması belirtisinin ameliyatsız tedavinin ardından hızlıca iyileşme sağlamasına destek olacaktır.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel Cerrahi

En Çok Rastlanan 3. Kanser Türü Kalın Bağırsak Kanseri

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Ülkemizde kalın bağırsak kanserleri, tüm kanserler arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Kalın bağırsak, yaklaşık uzunluğu 1,5 metre olup sindirim sisteminin, ince bağırsaklardan sonra gelen kısmını oluşturur. Kalın bağırsağın son 20 cm’lik kısmı rektum diye adlandırılır ve rektumda anüsle son bulur.

Yiyecekler, mide ve ince bağırsaklarda sindirildikten sonra kalın bağırsaklara gelirler. Vücut için yararlı olan tüm besinler mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsaklarda emilir, kalın bağırsakta ise daha çok su emilir. Böylece alınan gıdalar, kalın bağırsaklarda dışkı haline gelip anüsden dışarı atılırlar.

Bilindiği gibi kanser, hücrelerin durdurulamayan kontrol dışı anormal çoğalmasıdır. Kalın bağırsak kanseri, bağırsağın iç yüzeyini örten mukozasından gelişir.

RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

* Kalın bağırsak kanseri, her yaşta görülebilse de yüzde 70-80 den fazlası 50 yaş sonrasında görülür.

* Eğer ailede, kalın bağırsak kanseri varsa, erken yaşta görülme riski daha da artar.

* Fiziksel olarak aktif olmamak,

* Hayvansal yağdan zengin, lifli gıdalardan fakir beslenme,

* Kişinin kalın bağırsağında polipleri olması,

* Kişide inflamatuar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crohn hastalığı gibi) olması ve yine kişinin ailesinde kalın bağırsak poliplerinin olmasıdır.

KOLON POLİPLERİ NEDİR, KANSERE DÖNÜŞÜR MÜ?

Polip, vücutta mukoza bulunan her organda oluşabildiği gibi, kalın bağırsağın iç mukozasından da kaynaklanabilir. Et beni şeklinde olup, kaynaklandığı mukozaya saplı veya sapsız yaygın biçimde tutunur. Polipler, kalın bağırsağın her bölümünde görülebilse de en çok bağırsağın sol tarafında, inen kısmı denilen bölümlerde görülür. 50 yaş civarında yüzde 25 oranında görülürler ve yine bunların yüzde 25’i yüksek risklidir. Yani bunların kansere dönüşme riskleri yüksektir. Bağırsak kanserlerinin yüzde 90’ı bu poliplerden kaynaklandığından, bu poliplerin tespit edilmesi, çıkarılması ve takibi önemlidir.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

-Dışkılama alışkanlığında değişiklikler,

-Sık sık ishal veya kabızlık olması,

-Bağırsaklarda tam boşalmama hissi, şişkinlik ve gaz şikayeti,

-Dışkıda kan görülmesi,

-Dışkı çapının incelmesi,

-Nedeni bilinemeyen kilo kaybı,

-Bulantı, kusma,

-Uzun süren halsizlik.

TANI NASIL KONUR?

Tanıda bağırsak sisteminin görüntülenmesi önemlidir. 40 yaş sonrası yapılan dışkıda gizli kan aranması bağırsak kanseri erken tanısında önemli bir yöntemdir. Bu hastalar kolonoskopi denilen ışıklı bir sistemle anüsten girilerek ince bağırsağa kadar, kalın bağırsağın tüm bölümleri izlenir. Eğer herhangi bir polip ve anormal bir doku ile karşılaşıldığında, mümkünse polipin tamamı alınarak patolojiye gönderilir ve mutlaka hasta takibe alınır.

ERKEN TANI İÇİN NE YAPILMALI?

-Dışkıda gizli kan testi,

-Ailesinde kalın bağırsak kanseri olanların 40 yaşından sonra, hiçbir şikayeti olmayanların ise 50 yaşından sonra mutlaka kolonoskopi yaptırmaları,

-Kalın bağırsağında polip saptananların uzman önerisine göre gerekirse 1-3 yıl arayla periyodik kolonoskopi yaptırmaları önemlidir. Kalın bağırsağın iç mukozasından kaynaklanan bu kanser, erken tanı konulmadığı zaman karşımıza aniden bağırsak tıkanması ile kendini gösterebilir ve zamanında cerrahi müdahale yapılmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilir.

TEDAVİ

Bağırsak kanserinin tedavisi cerrahidir. Ameliyatla kanseri kısmın çıkarılması cerrahinin temelini oluşturur. Ve unutmayalım ki sevgili okurlar, hayat geç kalanları affetmez. Keşkeler perişan eder insanı. Tehlike büyüdükçe, keşkeler de büyür. Haydi hep birlikte karanlığı, korkuyu, pişmanlığı geçmişte bırakalım ve geçidin ötesindeki ışığa doğru koşalım. Ve bilelim ki, sağlıktan ötesi yok… Maske, mesafe ve hijyene dikkat.

Okumaya Devam

Genel Cerrahi

Karın Ağrısı Acil Bir Durumun Habercisi Olabilir Mi?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Karın boşluğu birçok organı barındırıyor. Bu nedenle bu organların her birinin çeşitli hastalıkları, karın ağrısına neden olabilir. Ağrının şiddeti, karakteri ve süresi önemli. Bu açıdan karın ağrısında mutlaka doktora gidilmesi gereken haller var. Genel Cerrahi-Meme-Tiroid ve Onkolojik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Emin Güneş yazdı…

Karın boşluğunda bilindiği üzere, mide, bağırsaklar, karaciğer, pankreas, safra kesesi, safra yolları, dalak, böbrek ve idrar yolları, kadın üreme organları (rahim ve yumurtalıklar) ve erkeklerde prostat bulunur. Tüm bu organlardaki işlevsel bozukluklar, kendini karın ağrısı şeklinde gösterir.

AĞRI KARNIMIZIN HANGİ BÖLÜMÜNDEYSE…

Ağrı, bize vücudumuzun normal işlevinde bir aksaklığı bildiren önemli bir sinyaldir ve önemsenmelidir. Kabaca karın bölgemizi üst sağ, üst sol, alt sağ, alt sol diye bölümlere ayırdığımızda, bu bölümlerde bulunan organların yerleşim yerleri göz önünde bulundurulduğunda, ağrı karnımızın hangi bölümündeyse; o bölümde bulunan organlar akla gelmelidir.

Mesela, karnımızın üst sağ tarafında ağrı hissettiğimizde, aklımıza ilk olarak burada bulunan, karaciğer, safra kesesi ve safra yolları gelmelidir. Sol üst tarafında ağrı hissettiğimizde, bağırsakların burada bulunan kısımları ve dalak, sağ alt tarafta ağrı hissettiğimizde, apandisit, yine bağırsakların bu bölümde bulunan kısımları, kadınlarda ise sağ yumurtalık ve sağ tüp, sol alt tarafında ağrı hissettiğimizde ise yine bağırsakların bu bölümde bulunan kısımları, sol yumurtalık ve sol tüp ile ilgili hastalıklar aklımıza gelmelidir.

Göbek çevresindeki ağrılar ise genellikle mide hastalıkları ile ilgilidir.

AĞRININ ŞİDDETİ VE SÜRESİ ÖNEMLİ

Ağrının şiddeti, karakteri ve süresi önemlidir. Örneğin, ağrının ani başlaması ve yayılması, mide, bağırsak gibi içi boş bir organ delinmesinin, yavaş yavaş başlayan ağrının saatler geçince artması, karın içindeki organlarda iltihabi bir sürecin başladığının habercisi olabilir.

Ağrı ile beraber ateş, bulantı, kusma, karında şişkinlik, gaz çıkaramama, dışkılama yapamama önemlidir. Ağrı ile birlikte bu şikayetlerde varsa vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna gitmek gerekir.

AKUT KARIN AĞRISI NEDİR?

Altı saat içinde birdenbire başlayan, karın ağrısı ile kendini gösteren, karın hastalığı akut karın ağrısı olarak tanımlanır. Bu tanım önemlidir. Çünkü akut karın ağrısı demek acil cerrahi müdahale demektir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, karın ağrısının sebebi ortaya konuluncaya kadar ağrı kesici kullanımından uzak durmak gerekir. Aksi takdirde tanıyı maskeler ve tanının gecikmesine neden olur.

KARIN AĞRISI PSİKOLOJİK OLABİLİR Mİ?

Evet olabilir. Kişi kendisini ruhsal olarak etkileyen herhangi bir durumla baş edemezse bu kendisini karın ağrısı şeklinde gösterebilir.

Karın ağrısında mutlaka doktora gidilmesi gereken haller;

-Altı saat içinde ani başlayan karın ağrısı

-Şiddetli, artan, devamlı haldeki karın ağrıları,

-Ağrı ile beraber kanama, baygınlık hissi

-Ağrı ile beraber ateş,

-Karın ağrısının göğse, boyuna ve omuza yayılması,

-Karında gerginlik olması, gaz çıkaramama ve dışkılama yapamama.

Karın ağrısının nedeni kesin olarak bilinmiyorsa ve daha önceden bir hekim tarafından tanısı konulmamışsa, ağrı kesici ilaç almamakta yarar vardır.

Ve bu Covid sürecinde öncelikli grup olan sağlık çalışanlarımızdan başlayıp, 65 yaş üstü devam eden aşılama süreci toplumumuzun çoğunluğuna ulaşıncaya kadar maske, mesafe ve hijyeni ihmal etmeyelim.

Unutmamalıdır ki; hayat bir yolculuk ancak bu yolculuğu nasıl yaptığın önemli, rehber gibi mi turist gibi mi? Eğer turist gibi yaptıysan sadece gördün ve eğlendin, eğer rehber gibi yaptıysan hem anladın hem anlattım hem de yaşadın. hep birlikte ‘keşke’lerle yaşamayacağımız günlere…

Okumaya Devam

Genel Cerrahi

Ailesinde Hashimoto Tiroiditi Olanlar Dikkat!

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Hashimoto tiroiditi vakalarının çoğunluğu kadın olup, kadınlarda erkeklere nazaran 15-20 kat daha fazla görülüyor.

Bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıktığı düşünülen bu hastalık, ‘Otoimmun Tiroidit’ diye de bilinir ve tiroid bezi yetmezliği yapan en sık sebeptir. Zamanla vücut kendi organı olan tiroid bezini yabancı bir organ olarak algılayıp, ona karşı savaş açıyor ve onu yok etmeye başlıyor ve ona karşı antikor oluşturuyor. Yok edilmeye çalışılan bez zamanla küçülüyor, buna bağlı olarak ta bezden salgılanan tiroid hormonlarının seviyesi azalıyor ve hipotiroidi kliniği şeklinde hastalık kendini gösteriyor.

HASHIMATO TİROİDİTİ BELİRTİLERİ

Kan tiroid hormon seviyesinin azalmasına bağlı olarak genel vücut metabolizması yavaşlamakta ve belirtiler bunun sonucu ortaya çıkmaktadır.

-Halsizlik, çabuk yorulma,

-Uyuklama hali,

-Unutkanlık,

-İsteksizlik, depresif ruh hali,

-İştahsızlığa ve az yemeğe rağmen kilo alma,

-Soğuğa karşı tahammülsüzlük,

-Kas, eklem ağrıları, el ayaklarda uyuşma,

-Cilt kuruluğu, saç dökülmesi gibi belirtiler görülür.

DİKKAT! BU SORUNLARI YAŞAYANLAR KAN TAHLİLİ YAPTIRMALI

Özellikle orta yaşlı kadınlarda daha çok görülen bu hastalık bazen yaşanılan bir ruhsal travmanın bağışıklık sistemini zayıflatması sonucu aniden ortaya çıkabilmektedir. Son zamanlarda kendini yorgun, halsiz, depresif, unutkan hisseden ve az yemesine rağmen kilo aldığını düşünen herkesin, kan tahlili yaptırması, kanında tiroid hormonlarına ve antikorlarına baktırması ve tiroid ultrasonografisi yaptırması gerekir. Eğer ailesinde hashimoto hastası olanlar varsa, bunlar mutlaka kendilerini kontrol ettirmeleri gerekir. Bu belirtiler çoğu kez yavaş yavaş ortaya çıktığından, dikkatli olmak gerekir. Çünkü tiroid yetmezliği yapan bu hastalık, kişinin yaşam kalitesini ilerleyici şekilde düşürmektedir. Özellikle çocuk ve gençlerde sadece fiziksel gelişim geriliği yapmaz ayrıca zeka ve psikolojik durumlarını da olumsuz etkiler.

HASHIMATO TİROİDİTİ TEDAVİSİ

Kan tiroid hormon seviyesi göz önünde bulundurularak verilen ilaçlar ile hastalık kontrol altında kolayca tutulabilmektedir. Yakın takip önemlidir. Hamileler ve hamile kalmak isteyen bayanlar düşük açısından kan tiroid hormonu seviyesine baktırmaları gerekir. Çünkü kan tiroid hormon düşüklüğü, düşüklere sebep olabilir.

Unutmayalım hastalığın tanısı son derece kolaydır. Bunun için dahiliye, genel cerrahi veya endokrinoloji uzmanına görünmek yeterlidir. Ve yine unutmayalım ki sevgili okurlar, hayat geç kalanları affetmez. Keşkelerle yaşamamak için dünü unutmalı, pişmanlıkları geride bırakmalıyız. Bizi yarına taşıyacak olan şu an ki biz’dir. Aksi halde dünde kalan kimliğimizle bugünün kavgasını yaparsak, yarınımızı kaybederiz.

Maske, sosyal mesafe ve hijyeninize dikkat ederek, sağlıkla kalın.

Okumaya Devam

Trendler