Üreter Kanserleri - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan
All On Four İmplant Tedavisi

Tüm Makaleler

Üreter Kanserleri

RENAL (BÖBREK) PELVİS VE ÜRETER TÜMÖRLERİ Renal tm’lerin % 5-10 unu oluşturur. Erkeklerde daha sık olarak rastlanır; 65 yaş ve üstünde daha sık …

Yayınlanan

üzerinde

RENAL (BÖBREK) PELVİS VE ÜRETER TÜMÖRLERİ
Renal tm’lerin % 5-10 unu oluşturur. Erkeklerde daha sık olarak rastlanır; 65 yaş ve üstünde daha sık ve % 2- 4 oranında da çift taraflı (bilateralite) olabilmektedir.
Üreter Kanserleri

ETİOLOJİ (SEBEP)
Kesin sebebi muhakkak olmamakla birlikte;
Sigara kullanımı – fenasetin üzere birtakım ağrı kesicilerin uzun mühlet kulanımı – siklofosfamid denilen kemoteraide kullanılan bir ilacın uzun müddet kullanımı – kronik idrar yolları infeksiyonu – uzun müddet tedavisiz bırakılan taşlar – idrar yollarında tıkanıklığa (obstrüksiyon) yol açan hastalıklar – Balkan nefropatisi sorumluları ortasındadır.

PATALOJİ
% 90‘ı mesane tümörlerinde olduğu üzere idrar yollarının içini döşeyen transisyonel hücrelerden kaynaklanır (TCC: değişici epitel hücreli karsinom) Skuamöz (yassı epitel) hücreli Kansere (Ca) % 10 oranında rastlanır ve sebep ekseriyetle taşlardır. % 1 den az da adeno ca olabilmekte bunlarında tekrar taş ve infeksiyonla birlikteliği vardır.

Teşhis esnasında renal pelvis tümörlerinin % 30’u yüksek grade’li ve % 65 ‘i de renal pelviste yerleşmiştir.

Üreter tm.’lerin % 70’ i distal (alt bölüm) üreterde saptanmaktadır. Mesane tm’lü hastaların üst üriner sistemde tm. geliştirme riski: % 2 – 4 iken;
Renal pelvis ve üreter tm.’lü hastaların mesane tm. geliştirme riski: % 30 – 75’dir.

Metastazlar en sık: Lenf bezleri – Akciğer – Karaciğer ve Kemiklerdir.

Evre ve grade prognozu belirlemede en kıymetli kriterlerdir. Multifokalite (birden fazla odakta saptanabilme) çoklukla yüksek grade’lilerde görülür ve makus prognaza delalet eder.

KLİNİK VE TEŞHİS
% 80 AĞRISIZ MAKROSKOPİK (gözle görülebilen) HEMATÜRİ (idrarda kanama) Batın da ağrı – zayıflama – Bulantı / Kusma – Anemi üzere kanserin cinsine özgün olmayan ( Nonspesifik) bulgulara da rastlanabilir.

TEŞHİS
Tüm ağrısız hematürilerde aksi ispatlanana kadar altında bir tümöral hadise vardır tasasıyla yaklaşmak gerekir.

Evvel Ultrasonografi (US) ve / yahut Ürografi (IVP) yapılmalıdır. US: Renal pelvis içinde bir kitleyi gösterebilir yahut üreterdeki bir kitle nedeniyle üst tarafta genişlemeye ilişkin imajlar alınabilir. IVP: Böbrekte dolum defekti ve fonksiyonun olmaması (nonfonksiyon) gösterebilir.

BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ (CT)
Hem böbrek pelvisi hem de üreterdeki kitleyi gösterebildiği üzere etraf dokulardaki metastazlarıda gösterebildiği için tercih edilmesi gereken bir tetkik metodudur.

ÜRETEROSKOPİ
de öteki tetkiklerle sebebi saptanamayan kanamalarda üreterin içini daha net görmek için yapılabilecek bir tetkiktir.
Ayrıyeten: Retrograd piyelografi – sitoloji ve sistoskopi de yapılabilir.

EVRELENDİRME

  • To : Tm yok
  • Tx : Primer tm belirlenemiyor
  • Tis : Karsinoma insitu
  • T1 : Papiller non invaziv karsinom
  • T2 : Adaleyi tutmuş tm
  • T3: Peripelvik yahut periüreteral yumuşak dokunun yahut böbrek parankiminin tutulması
  • T4 : Komşu organların tutulumuN : Rejional lenf nodları
  • No : Klinik değerlendirmeyle bariz lenf nodu saptanamamıştır.
  • N1 : Lenf nodunda 2 cm den küçük metastaz var.
  • N2 : Lenf nodunda 2 – 5 cm lik metastaz (met.) var yahut 5 cm den küçük birden fazla lenf nodunda met. var
  • N3 : Lenf nodunda 5 cm den büyük met. varM: Uzak metastaz
  • Mo : Uzak met. yok
  • M1 : Uzak met. var

TEDAVİ
Nefroüreterektomi (böbrek + üreter + mesaneden üreterin girdiği alanın çıkartılması) ülkü tedavidir. Bu süreç açık cerrahiyle yapılabildiği üzere Laparoskopik olarak da yapılabilmektedir.

Düşük grade ve stage’li tm lerde konservatif (tutucu – organ koruyucu) yaklaşımlar (Endoskopik rezeksiyon – tm. eksizyonu ve üretere end to end anastamoz yahut neosistostomi gibi) denenebilir.

Metastatik hadiselerde Kemoterapi ve / yahut Radyoterapi denenebilir.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Üroloji

AŞIRI AKTİF MESANE SENDROMU

Sık idrara çıkma (sabah uyandıktan gece yatana kadar geçen sürede sekiz kereden daha sık idrar yapmak), geceleri iki kere ve daha sık idrar …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Sık idrara çıkma (sabah uyandıktan gece yatana kadar geçen sürede sekiz kereden daha sık idrar yapmak), geceleri iki kere ve daha sık idrar yapmak için uyanma ile birlikte görülen engellenemeyen şiddetli idrar yapma hissi ve sıkışma anında idrar kaçırma durumu (tuvalete yetişemeden idrar kaçırma) aşırı aktif mesane (AAM) sendromu olarak tanımlanır.

AŞIRI AKTİF MESANEYE SEBEP OLABİLECEK HASTALIKLAR ve DURUMLAR

Dışlanması gereken faktörler arasında idrar yolu enfeksiyonu, idrar torbasının tümör ve taşları, interstisyel sistit (mesanenin bakteriyel olmayan enfeksiyonu), şeker hastalığı, çok sıvı almaya bağlı fazla idrara çıkma durumu, idrar söktürücü ilaç kullanımı ve gebelik sayılabilir. Bu sebepler sorgulandıktan ve hastada bulunmadığı kesinleştikten sonra aşırı aktif mesane hastalığı düşünülebilir.

AŞIRI AKTİF MESANE HASTALIĞINDA BELİRTİLER

Her 6 kadından birinde ve her 7 erkekten birinde görülen bir durum olmasına karşın, hastaların ancak dörtte birinin tedavi arayışına girdiği görülmektedir. Aşırı aktif mesane, hastaların yaşam kalitesinde ciddi anlamda bozulmaya yol açmaktadır. Hastaların hayat tarzı, iş yaşamı, aile ilişkileri, cinsel hayatları ve uyku düzenleri önemli oranda bu hastalıktan etkilenmektedir. Aşırı aktif mesaneli hastalarda görülen şikayetlerin ana sebebi; idrar torbası tam kapasiteye ulaşmadan önce başlayan kasılmalarıdır. Kişi tarafından kontrol edilemeyen bu kasılmalar, ani sıkışma belirtisiyle sonuçlanmaktadır. Hastalarda; çok sık idrara çıkma, ani sıkışma durumu, ani sıkışma hissiyle beraber idrar kaçırma ve sıvı almaktan çekinme durumu sıklıkla gözlenir.

AŞIRI AKTİF MESANE HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR ?

AAM’li hastanın değerlendirilmesi öykü, muayene ve sınırlı laboratuvar incelemelerinden oluşmaktadır. İlk değerlendirmede hastadan alınacak öykü en önemli yeri tutmaktadır. Yakınmaların başlangıcı, süresi, şiddeti ve yaşam kalitesi üzerine etkileri sorgulanmalıdır. Hastanın tam bir nörolojik öyküsü alınmalı ve yaşlı hastaların fonksiyonel ve bilişsel değerlendirmeleri yapılmalıdır. Bunun dışında hastanın beslenme alışkanlıkları, sıvı alımı, kafein ve alkol kullanımı, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar sorgulanmalıdır. Birçok AAM hastasına sadece hikaye ile tanı koymak mümkündür ancak kesin tanı için ürodinami denilen özel bir test yapılarak, mesane kasındaki istemsiz kasılmaların gösterilmesi gereklidir.

AŞIRI AKTİF MESANE HASTALIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

Birçok hasta ilaç tedavisiyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. İlaç tedavisiyle birlikte davranışsal tedavilerin desteklenmesi de başarı oranlarını önemli oranda arttırmaktadır. Ayrıca dirençli olgularda kapalı yöntemle (endoskopik) de tedavi alternatifi bulunmaktadır.

İlaç Tedavisi : Tedavide ilaçlar yaygın olarak kullanılmakta olup, etkinlik ve güvenilirliği kanıtlanmış ilaçlardır. İdrar kaçırmayı önleme açısından değerlendirildiğinde etkinlikleri %60-%75 arasındadır. İlaçların en sık gözlenen yan etkileri, kabızlık ve ağız kuruluğudur.

Davranış Tedavisi : İdrar tutucu kas egzersizleri, sıkışmayı baskılama teknikleri, idrar söktürücü ilaçların alınma zamanını değiştirmek ve hastayı kilo verme konusunda yönlendirmekten oluşur.


Endoskopik tedavi (Mesane içi botilinum toksin uygulaması) : İlaç tedavisine dirençli aşırı aktif mesane hastalığı varlığında ve şikayetleri nedeniyle hayat kalitesi bozulan hastalarda idrar torbası içerisine botilinum toksin uygulaması yapılabilir. Etkisi 6-8 ay aralığındadır. Bu nedenle tedavinin tekrarı gerekebilir.

Okumaya Devam

Üroloji

CERRAHİ SÜNNET UYGULAMASI

CERRAHİ SÜNNET UYGULAMASI Penisin ucundaki fazla cilt dokusunun çıkarılması ve penis baş kısmının görünür hale getirilmesi işlemine cerrahi …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

CERRAHİ SÜNNET UYGULAMASI

Penisin ucundaki fazla cilt dokusunun çıkarılması ve penis baş kısmının görünür hale getirilmesi işlemine cerrahi sünnet uygulaması denilmektedir.

CERRAHİ SÜNNETİN FAYDALARI

Penis ucundaki sünnet derisinin darlığı (fimozis) nedeniyle işeme problemi yaşayan veya sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklara cerrahi sünnet uygulanmalıdır. Sünnet işlemi uzun dönemde de cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşından kişiyi koruduğu gibi penis kanseri gelişim ihtimalini de azaltacaktır.

CERRAHİ SÜNNET NE ZAMAN YAPILMALIDIR ?

Aile bireylerinin isteğine bağlı olarak planlanabilen sünnet için en uygun zaman ya ilk 6 aylık dönem ya da 6 yaşından sonraki dönemidir. Çocukta işeme zorluğu, enfeksiyon gibi durumların varlığında ise yaş sınırlamasına bakılmaksızın sünnet uygulanabilir.

SÜNNET İÇİN UYGUN ŞARTLAR

Aileler tarafından bilinmesi gereken en önemli nokta, sünnetin sıradan basit bir operasyon olmadığıdır. Sünnet mutlaka ürolog tarafından ve ameliyathane şartlarını sağlayan (sterilizasyon, cerrahi set temizliği, çevre hijyeninin sağlanması) ortamlarda uygulanmalıdır. Altı aydan küçük çocuklarda genellikle lokal anestezi altında, daha büyük çocuklarda ise hafif sedasyon denilen genel anestezi şartlarında yapılmaktadır. İşlem sonrası lokal antibiyotikli kremlerin sürülmesi yara yerinin korunması açısından faydalı olacaktır.

Okumaya Devam

Üroloji

İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİNDE PLAZMAKİNETİK TEKNOLOJİ İLE KAPALI PROSTAT AMELİYATI

Kapalı prostat ameliyatı (transüretral prostat rezeksiyonu), iyi huylu prostat büyümesinin (BPH) cerrahi tedavisinde en sık uygulanan ve birçok …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Kapalı prostat ameliyatı (transüretral prostat rezeksiyonu), iyi huylu prostat büyümesinin (BPH) cerrahi tedavisinde en sık uygulanan ve birçok bilimsel ortamda altın standart tedavi şekli olarak kabul edilmiş bir ameliyat şeklidir. 80 gr.‘ı aşmamış iyi huylu prostat büyümesi hastalarında güvenle kullanılabilir. Bu yöntemde hastaya genel veya belden (spinal) anestezi verildikten sonra idrar yolundan özel bir alet ile girilir ve prostat dokuları plazmakinetik enerji kullanılarak kesilir. Prostat dokusu şeritler halinde kesilir ve idrar kesesi içerisinde biriken prostat dokuları daha sonra vakum sistemiyle dışarıya çıkartılır. Ameliyat sonrası, idrar yoluna kateter konularak ortalama 2-3 gün süreyle bekletilir.

Kapalı prostat ameliyatının en önemli avantajı kısa bir sürede prostatın idrar yolunu tıkayan bölümünün çıkartılıp boşluk oluşturulması ve çıkartılan dokuların patolojik incelemesinin yapılabilmesidir.

Birçok hasta 6-8 saat içerisinde su ve yemek alımıyla beraber ayağa kalkabilmekte, operasyonun ertesi günü ise tamamen normal hayatına dönebilmektedir. Ameliyatın 3. gününde sondanın alınmasını takiben de taburculuk mümkün olmaktadır.

Okumaya Devam

Trendler