Mide Balonu - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Genel Cerrahi

Mide Balonu

Yayınlanan

üzerinde

Mide Balonu Nedir

Mide balonu dunyada en sık yapılan endoskopik zayıflama yöntemidir. Endoskopi yardımıyla mide içerisine yerleştirilen silikon balonun sıvı ile şişirilerek midede oluşturduğu hacim etkisiyle tokluk hissi yaratarak zayıflama sürecine yardımcı olur. Vücut kitle endeksi net bir sınırlaması olmayıp biz klinik yaklaşım olarak vki 26 altında önermiyoruz.

Mide balonu işlemi ne kadar sürer?

Endoskopi işleminin toplam süresi (balonun yerleştirilmesi, şişirilmesi veya çıkarılması dahil olmak üzere) yaklaşık 15-20 dakikadır.

Mide balonu hastanede yatış gerektirir mi?

Balon uygulaması sedasyon (uyku hali) altında yapılmaktadır. İşlem sırasında hastalar herhangi bir ağrı hissetmezler. Hasta işlemden sonra hemen uyandırılır ve odaya çıkartılır. 1-2 saatlik  dinlenme ve  takip sonrası  taburcu edilir.

Mide balonu işleminden sonra oluşabilecek şikayetler nelerdir?

Mide balonu takıldıktan 1-2 saat sonra kişinin ağrı eşiğiyle bağlantılı olarak  kramp, mide bulantısı, kusma görülebilir. Bunlar çok normal ve beklenen semptomlardır. Midenin balonu kabullenme süreci ortalama olarak 3-4 gün kadar sürer. Bu şikayetler azalarak devam edebilir. Hastaneden taburcu olurken hastaya mide koruyucu, kramp ve bulantı önleyici ilaçlar reçetelendirilir. Böylece bu dönem daha kolay atlatılacaktır. Normal hayatınıza dönmek midenizin balona alışma hızına bağlı olarak daha kısa veya daha uzun sürebilir.

Balonun midede kalma süresi ne kadardır?

Mide balonları, verilmesi gereken kilo miktarına göre tercih edilen, balonun türüne bağlı olarak mide de 6 ve 12 ay kalabilen balonlar olarak ikiye ayrılır. 6 ve 12 aylık balonlar birbinden farklıdır. 12 aylık balonlar midenin balona olan adaptasyonunu önlemek için 3 aylık periyodlarla şişirilebilirken; 6 aylık balon sabit olup ayarlanma işlemi için uygun değildir.

Mide balonunun normalden uzun süre midede kalması problem yaratır mı?

Çıkarılması gereken süreden daha uzun süre kalması balonun patlama veya sönme  riskini artırır. Süresi dolan  balonun zamanında çıkarılması önerilir. Yeterli kilo veremeyen hastalar için  baksa işlemler veya  balon işleminin tekrarlanması düşünülebilir.

Mide balonu nasıl çıkarılır?

Mide balonu endoskpik yontemle sedasyon altında çıkartılır, balona uygun çıkarma kitleri yardımı ile balonun  içi boşaltılır ve yemek borusundan ağıza doğru çıkarılır. İşlem ortalama 15 dakika sürer.

Mide balonu işlemi sonrası normal hayata ne zaman dönerim

Mide balonun takılıldıktan  bir gün sonra normal hayatınıza devam edebilirsiniz.İşlemden basarılı sonuc alınması sağlıklı bir şekilde ideal kiloya ulaşmaktır bunun için  uygun diyet ile birlikte düzenli bir egzersiz programına başlamanız önerilir. Tüm egzersizleri güvenli bir şekilde uygulayabilirsiniz. Ancak  işlem sonrası ilk  3 hafta kadar ağır egzersizden kaçınmanız önerilir.

Mide balonunun başlıca komplikasyonları nelerdir?

Reflü özofajiti : Mide asiditesinin artması ,gıdaların midede daha uzun kalması ile oluşabilir. Bu durum ilaç ile tedavisi mümkündür .

Mide Ülseri:  Balonun mideye yaptığı bası ve mide asidine bağlı olarak gelişebilir. Genellikle ilaçlarla  tedavi edilebilir.

Mide Kanaması:  Genellikle ülserden kaynaklanır. İlaç tedavisi ve gerektiğinde endoskopi eşliğinde balonun çıkarılması ile başarıyla tedavi edilir.

Balonun sönmesi:  Mide balonu nadiren kendiliğinden söner. Eğer böyle bir durum yaşanırsa, balondaki  metilen mavisi boya sayesinde idrarınız yeşil/mavi bir renge dönüşür. Yeşil idrar görmeniz durumunda mutlaka kısa süre içerisinde doktorunuza başvurarak,   endoskopi ile kontrol gerçekleştirilmesi gereklidir.

Balonun Migrasyonu(bağırsağa geçmesi):  Balon kendiliğinden sönerse mideden çıkıp ince bağırsağa gidebilir. Eğer böyle bir durum yaşanırsa; genellikle sönmüş balon bağırsak hareketiyle dışarı atılır, nadiren ise ameliyat yapılmasını gerektirecek bağırsak tıkanıklığına sebep olur.

Mide balonu takıldıktan sonra ne sıklıkla takip önerilir?

İşlem sonrası yapılacak olan takip programı  çok  önemlidir.Kliniğimizde  balon taktığımız hastalarımıza  diyetisyenimizle birlikte  ayda bir kez kilo kontrolü, vücut analizi ve şikayetler için kontrole çağırıyoruz .Bu süre içerisinde ilerlemenizi değerlendiriyor  ve uzun vadede başarılı olabilmeniz için sağlıklı beslenme ve egzersiz hakkında temel bilgiler veriyoruz.

Mide balonu uygulamasından sonra midem daha çok genişler mi?

Sadece mide balonu mideyi genişletmez. Ancak doyduktan sonra hala yemek iin zorlama, katı-sıvı ayrımına ve gazlı içecek tüketimine dikkat etmemek bir miktar midenizi genişletebilir.

Balon çıkarıldıktan sonra tekrardan kilo alacak mıyım?

Kilo alma durumu balon çıkarıldıktan sonra yapacağınız düzensiz, yüksek kalorili beslenme ve hareketsiz yaşam durumlarında görülebilmektedir. Mide balonu takılı iken kazanılan beslenme ve egzersiz alışkanlığı; balon çıkartıldıktan sonra da yaşam tarzı haline dönüştürülürse kilo vermedeki başarı devam etmektedir. 

Balon takıldıktan sonra seyahat edebilir miyim?

Mide balonu uygulaması sonrası seyahate engel bir durum yoktur.

Mide balonu ilaç kullanımını etkiler mi?

Mide  balonu, ilacın size etki etmesi için gereken sürenin yavaşlamasına neden olabilir. Fakat ilaçların etkinliği açısından herhangi bir problem oluşturmazlar.  Mide balonu takılı iken kullanılacak ilaçların mideye olan yan etkileri bakımından daha  dikkate olunmalıdır. Mide ülseri ve kanamasına sebep olabilecek ilaçlardan kaçınılmalıdır. Mideye rahatsızlık verebilecek ilaçların etkilerinin oluşmaması  ve reflü şikayetlerinin meydana gelmemesi için balon midenizde olduğu sürece mide koruyucu kullanmanız önerilir.

Mide balonu sönerse ne olur? Bu durumda ne yapmak gerekir?

Mide balonu metilen mavisi denilen renkli bir boya ile doldurulmaktadır. Patlaması, sönmesi durumunda  bu idrarınızın rengini yeşil ya da maviye dönüştürecektir. Bu durum balonun  sönmesini  ve ya sızıntıyı erkenden anlamanıza yardımcı olacaktır. Eğer böyle bir durum yaşarsanız, balonun çıkarılması ve endoskopik kontrol için derhal doktorunuza başvurunuz.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel Cerrahi

En Çok Rastlanan 3. Kanser Türü Kalın Bağırsak Kanseri

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Ülkemizde kalın bağırsak kanserleri, tüm kanserler arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Kalın bağırsak, yaklaşık uzunluğu 1,5 metre olup sindirim sisteminin, ince bağırsaklardan sonra gelen kısmını oluşturur. Kalın bağırsağın son 20 cm’lik kısmı rektum diye adlandırılır ve rektumda anüsle son bulur.

Yiyecekler, mide ve ince bağırsaklarda sindirildikten sonra kalın bağırsaklara gelirler. Vücut için yararlı olan tüm besinler mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsaklarda emilir, kalın bağırsakta ise daha çok su emilir. Böylece alınan gıdalar, kalın bağırsaklarda dışkı haline gelip anüsden dışarı atılırlar.

Bilindiği gibi kanser, hücrelerin durdurulamayan kontrol dışı anormal çoğalmasıdır. Kalın bağırsak kanseri, bağırsağın iç yüzeyini örten mukozasından gelişir.

RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

* Kalın bağırsak kanseri, her yaşta görülebilse de yüzde 70-80 den fazlası 50 yaş sonrasında görülür.

* Eğer ailede, kalın bağırsak kanseri varsa, erken yaşta görülme riski daha da artar.

* Fiziksel olarak aktif olmamak,

* Hayvansal yağdan zengin, lifli gıdalardan fakir beslenme,

* Kişinin kalın bağırsağında polipleri olması,

* Kişide inflamatuar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crohn hastalığı gibi) olması ve yine kişinin ailesinde kalın bağırsak poliplerinin olmasıdır.

KOLON POLİPLERİ NEDİR, KANSERE DÖNÜŞÜR MÜ?

Polip, vücutta mukoza bulunan her organda oluşabildiği gibi, kalın bağırsağın iç mukozasından da kaynaklanabilir. Et beni şeklinde olup, kaynaklandığı mukozaya saplı veya sapsız yaygın biçimde tutunur. Polipler, kalın bağırsağın her bölümünde görülebilse de en çok bağırsağın sol tarafında, inen kısmı denilen bölümlerde görülür. 50 yaş civarında yüzde 25 oranında görülürler ve yine bunların yüzde 25’i yüksek risklidir. Yani bunların kansere dönüşme riskleri yüksektir. Bağırsak kanserlerinin yüzde 90’ı bu poliplerden kaynaklandığından, bu poliplerin tespit edilmesi, çıkarılması ve takibi önemlidir.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

-Dışkılama alışkanlığında değişiklikler,

-Sık sık ishal veya kabızlık olması,

-Bağırsaklarda tam boşalmama hissi, şişkinlik ve gaz şikayeti,

-Dışkıda kan görülmesi,

-Dışkı çapının incelmesi,

-Nedeni bilinemeyen kilo kaybı,

-Bulantı, kusma,

-Uzun süren halsizlik.

TANI NASIL KONUR?

Tanıda bağırsak sisteminin görüntülenmesi önemlidir. 40 yaş sonrası yapılan dışkıda gizli kan aranması bağırsak kanseri erken tanısında önemli bir yöntemdir. Bu hastalar kolonoskopi denilen ışıklı bir sistemle anüsten girilerek ince bağırsağa kadar, kalın bağırsağın tüm bölümleri izlenir. Eğer herhangi bir polip ve anormal bir doku ile karşılaşıldığında, mümkünse polipin tamamı alınarak patolojiye gönderilir ve mutlaka hasta takibe alınır.

ERKEN TANI İÇİN NE YAPILMALI?

-Dışkıda gizli kan testi,

-Ailesinde kalın bağırsak kanseri olanların 40 yaşından sonra, hiçbir şikayeti olmayanların ise 50 yaşından sonra mutlaka kolonoskopi yaptırmaları,

-Kalın bağırsağında polip saptananların uzman önerisine göre gerekirse 1-3 yıl arayla periyodik kolonoskopi yaptırmaları önemlidir. Kalın bağırsağın iç mukozasından kaynaklanan bu kanser, erken tanı konulmadığı zaman karşımıza aniden bağırsak tıkanması ile kendini gösterebilir ve zamanında cerrahi müdahale yapılmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilir.

TEDAVİ

Bağırsak kanserinin tedavisi cerrahidir. Ameliyatla kanseri kısmın çıkarılması cerrahinin temelini oluşturur. Ve unutmayalım ki sevgili okurlar, hayat geç kalanları affetmez. Keşkeler perişan eder insanı. Tehlike büyüdükçe, keşkeler de büyür. Haydi hep birlikte karanlığı, korkuyu, pişmanlığı geçmişte bırakalım ve geçidin ötesindeki ışığa doğru koşalım. Ve bilelim ki, sağlıktan ötesi yok… Maske, mesafe ve hijyene dikkat.

Okumaya Devam

Genel Cerrahi

Karın Ağrısı Acil Bir Durumun Habercisi Olabilir Mi?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Karın boşluğu birçok organı barındırıyor. Bu nedenle bu organların her birinin çeşitli hastalıkları, karın ağrısına neden olabilir. Ağrının şiddeti, karakteri ve süresi önemli. Bu açıdan karın ağrısında mutlaka doktora gidilmesi gereken haller var. Genel Cerrahi-Meme-Tiroid ve Onkolojik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Emin Güneş yazdı…

Karın boşluğunda bilindiği üzere, mide, bağırsaklar, karaciğer, pankreas, safra kesesi, safra yolları, dalak, böbrek ve idrar yolları, kadın üreme organları (rahim ve yumurtalıklar) ve erkeklerde prostat bulunur. Tüm bu organlardaki işlevsel bozukluklar, kendini karın ağrısı şeklinde gösterir.

AĞRI KARNIMIZIN HANGİ BÖLÜMÜNDEYSE…

Ağrı, bize vücudumuzun normal işlevinde bir aksaklığı bildiren önemli bir sinyaldir ve önemsenmelidir. Kabaca karın bölgemizi üst sağ, üst sol, alt sağ, alt sol diye bölümlere ayırdığımızda, bu bölümlerde bulunan organların yerleşim yerleri göz önünde bulundurulduğunda, ağrı karnımızın hangi bölümündeyse; o bölümde bulunan organlar akla gelmelidir.

Mesela, karnımızın üst sağ tarafında ağrı hissettiğimizde, aklımıza ilk olarak burada bulunan, karaciğer, safra kesesi ve safra yolları gelmelidir. Sol üst tarafında ağrı hissettiğimizde, bağırsakların burada bulunan kısımları ve dalak, sağ alt tarafta ağrı hissettiğimizde, apandisit, yine bağırsakların bu bölümde bulunan kısımları, kadınlarda ise sağ yumurtalık ve sağ tüp, sol alt tarafında ağrı hissettiğimizde ise yine bağırsakların bu bölümde bulunan kısımları, sol yumurtalık ve sol tüp ile ilgili hastalıklar aklımıza gelmelidir.

Göbek çevresindeki ağrılar ise genellikle mide hastalıkları ile ilgilidir.

AĞRININ ŞİDDETİ VE SÜRESİ ÖNEMLİ

Ağrının şiddeti, karakteri ve süresi önemlidir. Örneğin, ağrının ani başlaması ve yayılması, mide, bağırsak gibi içi boş bir organ delinmesinin, yavaş yavaş başlayan ağrının saatler geçince artması, karın içindeki organlarda iltihabi bir sürecin başladığının habercisi olabilir.

Ağrı ile beraber ateş, bulantı, kusma, karında şişkinlik, gaz çıkaramama, dışkılama yapamama önemlidir. Ağrı ile birlikte bu şikayetlerde varsa vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna gitmek gerekir.

AKUT KARIN AĞRISI NEDİR?

Altı saat içinde birdenbire başlayan, karın ağrısı ile kendini gösteren, karın hastalığı akut karın ağrısı olarak tanımlanır. Bu tanım önemlidir. Çünkü akut karın ağrısı demek acil cerrahi müdahale demektir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, karın ağrısının sebebi ortaya konuluncaya kadar ağrı kesici kullanımından uzak durmak gerekir. Aksi takdirde tanıyı maskeler ve tanının gecikmesine neden olur.

KARIN AĞRISI PSİKOLOJİK OLABİLİR Mİ?

Evet olabilir. Kişi kendisini ruhsal olarak etkileyen herhangi bir durumla baş edemezse bu kendisini karın ağrısı şeklinde gösterebilir.

Karın ağrısında mutlaka doktora gidilmesi gereken haller;

-Altı saat içinde ani başlayan karın ağrısı

-Şiddetli, artan, devamlı haldeki karın ağrıları,

-Ağrı ile beraber kanama, baygınlık hissi

-Ağrı ile beraber ateş,

-Karın ağrısının göğse, boyuna ve omuza yayılması,

-Karında gerginlik olması, gaz çıkaramama ve dışkılama yapamama.

Karın ağrısının nedeni kesin olarak bilinmiyorsa ve daha önceden bir hekim tarafından tanısı konulmamışsa, ağrı kesici ilaç almamakta yarar vardır.

Ve bu Covid sürecinde öncelikli grup olan sağlık çalışanlarımızdan başlayıp, 65 yaş üstü devam eden aşılama süreci toplumumuzun çoğunluğuna ulaşıncaya kadar maske, mesafe ve hijyeni ihmal etmeyelim.

Unutmamalıdır ki; hayat bir yolculuk ancak bu yolculuğu nasıl yaptığın önemli, rehber gibi mi turist gibi mi? Eğer turist gibi yaptıysan sadece gördün ve eğlendin, eğer rehber gibi yaptıysan hem anladın hem anlattım hem de yaşadın. hep birlikte ‘keşke’lerle yaşamayacağımız günlere…

Okumaya Devam

Genel Cerrahi

Ailesinde Hashimoto Tiroiditi Olanlar Dikkat!

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Hashimoto tiroiditi vakalarının çoğunluğu kadın olup, kadınlarda erkeklere nazaran 15-20 kat daha fazla görülüyor.

Bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıktığı düşünülen bu hastalık, ‘Otoimmun Tiroidit’ diye de bilinir ve tiroid bezi yetmezliği yapan en sık sebeptir. Zamanla vücut kendi organı olan tiroid bezini yabancı bir organ olarak algılayıp, ona karşı savaş açıyor ve onu yok etmeye başlıyor ve ona karşı antikor oluşturuyor. Yok edilmeye çalışılan bez zamanla küçülüyor, buna bağlı olarak ta bezden salgılanan tiroid hormonlarının seviyesi azalıyor ve hipotiroidi kliniği şeklinde hastalık kendini gösteriyor.

HASHIMATO TİROİDİTİ BELİRTİLERİ

Kan tiroid hormon seviyesinin azalmasına bağlı olarak genel vücut metabolizması yavaşlamakta ve belirtiler bunun sonucu ortaya çıkmaktadır.

-Halsizlik, çabuk yorulma,

-Uyuklama hali,

-Unutkanlık,

-İsteksizlik, depresif ruh hali,

-İştahsızlığa ve az yemeğe rağmen kilo alma,

-Soğuğa karşı tahammülsüzlük,

-Kas, eklem ağrıları, el ayaklarda uyuşma,

-Cilt kuruluğu, saç dökülmesi gibi belirtiler görülür.

DİKKAT! BU SORUNLARI YAŞAYANLAR KAN TAHLİLİ YAPTIRMALI

Özellikle orta yaşlı kadınlarda daha çok görülen bu hastalık bazen yaşanılan bir ruhsal travmanın bağışıklık sistemini zayıflatması sonucu aniden ortaya çıkabilmektedir. Son zamanlarda kendini yorgun, halsiz, depresif, unutkan hisseden ve az yemesine rağmen kilo aldığını düşünen herkesin, kan tahlili yaptırması, kanında tiroid hormonlarına ve antikorlarına baktırması ve tiroid ultrasonografisi yaptırması gerekir. Eğer ailesinde hashimoto hastası olanlar varsa, bunlar mutlaka kendilerini kontrol ettirmeleri gerekir. Bu belirtiler çoğu kez yavaş yavaş ortaya çıktığından, dikkatli olmak gerekir. Çünkü tiroid yetmezliği yapan bu hastalık, kişinin yaşam kalitesini ilerleyici şekilde düşürmektedir. Özellikle çocuk ve gençlerde sadece fiziksel gelişim geriliği yapmaz ayrıca zeka ve psikolojik durumlarını da olumsuz etkiler.

HASHIMATO TİROİDİTİ TEDAVİSİ

Kan tiroid hormon seviyesi göz önünde bulundurularak verilen ilaçlar ile hastalık kontrol altında kolayca tutulabilmektedir. Yakın takip önemlidir. Hamileler ve hamile kalmak isteyen bayanlar düşük açısından kan tiroid hormonu seviyesine baktırmaları gerekir. Çünkü kan tiroid hormon düşüklüğü, düşüklere sebep olabilir.

Unutmayalım hastalığın tanısı son derece kolaydır. Bunun için dahiliye, genel cerrahi veya endokrinoloji uzmanına görünmek yeterlidir. Ve yine unutmayalım ki sevgili okurlar, hayat geç kalanları affetmez. Keşkelerle yaşamamak için dünü unutmalı, pişmanlıkları geride bırakmalıyız. Bizi yarına taşıyacak olan şu an ki biz’dir. Aksi halde dünde kalan kimliğimizle bugünün kavgasını yaparsak, yarınımızı kaybederiz.

Maske, sosyal mesafe ve hijyeninize dikkat ederek, sağlıkla kalın.

Okumaya Devam

Trendler