Hemanjiom Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir? - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan
All On Four İmplant Tedavisi

Kalp ve Damar Cerrahisi

Hemanjiom Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

Toplumda sıkça gözlenen ve en fazla “damar beni” olarak halk diline geçmiş hemanjiomlar bir çeşit zararsız damar tümörüdür. Halk arasında gül …

Yayınlanan

üzerinde

Toplumda sıkça gözlenen ve en fazla “damar beni” olarak halk diline geçmiş hemanjiomlar bir çeşit zararsız damar tümörüdür. Halk arasında gül lekesi olarak da adlandırılabilir. Literatürdeki ismi “hemangioma” olarak geçer. Benign yani iyi huylu tömür grubundan olan bu yapılar damarların bir araya gelip büyümesi sonucu oluşur. Bir çeşit damar proliferasyonu olması nedeniyle oluşma nedeni tam olarak açıklanamasa da genetik faktörlerin etkilediği düşünülmektedir.

Özellikle bebeklerde doğumdan hemen sonraki birkaç ayda görülür ve hızlı bir büyüme gösterebilir. İlk birkaç ayda hızlı bir büyüme gösterdiği için endişelenmeden önce uzman bir hekime danışılması daha iyi olacaktır. Doğum sonrası başta kızarıklık olarak kendini gösteren bu yapılar doğum lekeleriyle karıştırılabilir. Ancak hemanjiom vakalarında doğum lekesinden farklı olarak bir büyüme süreci görülür ve doğumdan sonraki birkaç ayda gerileme görülür. İki durum arasında belirgin farklılıklar olması nedeniyle ebeveynlerin bilinçli olarak hekime danışmaları tavsiye edilir.

Hemanjiom Nedir?

Genellikle çocuklarda doğumdan itibaren ilk 3-4 ayda oluşum ve ardından büyüme gösteren hemanjiomlar iyi huylu damar tümörü olarak adlandırılsa da tümörlerle direkt ilişkisi yoktur. Bu yapıların oluşma nedeni tam olarak anlaşılamadığı için, damarlardaki endotel yapının proliferasyonu yani aniden büyüme göstermesi gerekçesiyle iyi huylu tömür olarak adlandırılır. Doğumdan sonraki ilk 1 hafta içinde çocukta hemanjiom gelişen bölgede kızarıklık belirginleşmeye başlar. Daha sonra kızarıklık tipindeki yaygın hemanjiomlarda kabarma ve olduğu bölgede elirginleşme başlar. Bu evrede renk kırmızı-mor olarak görülür. 3 aylık sürede damar kitlesi daha belirgin hale gelip iyice büyüme gösterebilir. Yaygın tipte görülen hemanjiomlar genelde tehlike oluşturmayıp dermatolojik bir kusur olarak görülür. Bu nedenle henüz büyüme evresindeki hemanjiyom çocuğun bakım vereni tarafından gözlenmeli ve takip edilmelidir. 3 aydan sonra ciltte kızarıklık ve bölgesel olarak oluşan hemanjiom genellikle gerilemeye başlar. Çocukta 9 yaşına kadar bu gerileme devam edebilir. Ancak bu yaşa kadar geçmeyenler genellikle kalıcıdır ve müdahale gerektirebilir.

Toplumda zararsız olan ve yaygın olarak görülen hemanjiyomların yanı sıra nadir olarak görülen ve kabarıklık, yayılma olarak gelişen tipler de gözlenebilir. Bu tiplerdeki gelişme evresi gül lekesine benzeyen hemanjiomlar gibidir ama daha hızlı ve yayılarak lokalize olur. Örneğin, doğumdan sonra çocuğun burnunun üstünde fark edilen bir kızarıklık 3. ayda belirgin ve daha büyük bir kırmızı nodüle dönüşebilir. Yaygın olarak görülen bu boyutta bir hemanjiom, yüksek ihtimalle gerileyecek ve tedaviye gerek kalmayacaktır. Yaygın olmayıp muhtemel tedavi gerektiren tipte ise burundaki küçük kızarıklık tüm burnu kaplayabilir, yüzün diğer bölgelerinde kadar ilerleyebilir, burun kıkırdağına zarar verme olasılığı doğabilir. İleriki aylarda bu tipteki kızarıklıklar da gerilemeye başlasa da uzman bir hekim kontrolünde hareket etmek daha iyi olacaktır.

Hemanjiom Ne Demek?

Çocuklarda sıkça görülen doğum sonrası kızarıklıklar anne babaları “hemanjiom ne demek?” sorusunu sormaya yöneltebilir. Çünkü doğum lekesi gibi genetik cilt farklılıklarının yanı sıra damar büyümesi olarak gelişen bu kusur, kız çocuklarda ve prematürelerde daha sık gözlenir. Halk arasında görülme oranının yüksek olması nedeniyle hemanjiom için çeşitli adlandırılmalar bulunur. Ensede görülenler için “leylek ısırığı”, boyunda görülenler için “melek öpücüğü”, kafada çeşitli yerlerde yerleşim gösterenler için “gül lekesi” sık kullanılan adlandırmalardandır.

Yunanca kökenli bir terim olan hemangioma, kan damarı uru olarak adlandırılır. Tehlikeli bir tümör olmayan bu iyi huylu tümörler çoğunlukla onkoloji biriminin incelemesini gerektirmez. Eğer 1 yaşından sonra hala yayılma gösteriyor, ciltte diğer bölgelerde ya da bulunduğu organdan başka yerlere invazyon gösteriyor, iltihaplanma ile seyrediyor, küçük temaslarda dahi kanama görülüyorsa müdahale gerektiren bir durum olup çocuk onkoloji biriminde de kontrol gerektiren bir durum olabilir. Ancak yaygın görülen ve cilt kusuru olarak göze çarpmaktan başka zarar gözlenmeyen hemanjiyomlar için uzman kalp damar cerrahi biriminde gözlem ve tetkik yeterlidir.

Hemanjiom Nasıl Geçer?

Bebeklerde doğum itibariyle ilk 1-1,5 yaşa kadar büyüme göstererek gözlenen hemanjiomlar genelde bu süre sonunda gerileme eğilimindedir. Özellikle yüzde ortaya çıkan hemanjiomlar gerileme gösterirler. Hemanjiomlar oluşum tipine, yerine ve bebeğin yaşına göre çeşitli büyüklüklere ulaşır. 1 cm büyüklüğünde olabilecekleri gibi 10 cm büyüklüğü de aşabilir. Deri üzerinde kırmızı kabarıklık olarak gelişen hemanjiyomlar yüksek oranda zararsızdır. Doğduktan sonraki birkaç günde beliren kızarıklıklar bu şekilde büyüme gösteriyor ve belirgin bir renk almaya başlıyorsa takip edilmelidir. Bu süreçte yüksek ihtimalle gerileme gösterecek hemanjiomların tehlikeli ve müdahale gerektiren tipte olanları yer aldığı bölgeye göre anlaşılabilir. Burun delikleri çevresindeki damar tümörleri nefes almayı zorlaştıracağından, kulak yolu civarındakiler duymayı engelleyeceğinden, larenktste yerleşenler ses tellerine zarar verebileceğinden, ağız bölgesindeki hemanjiomlar beslenmeye engel olacağından, makat ve üretra bölgesindekiler idrar ve dışkı çıkışına engel olacağından tehlikeli olabilir ve erken müdahale gerektirebilir. Ayrıca makat ve üretradaki hemanjiomlar iltihat nedeni de olabileceği için çocuk için sancılı bir sürece neden olabilir. Göz çevresindekiler ise henüz gelişim ve koordinasyon sağlamaya çalışan çocukların gözlerinde kalıcı bir görme zorluğu oluşturabilir. İleriki dönemlerde büyümüş hemanjiomun tedavisi ile kapanmış olan göz açılsa bile sağlıklı olan göz ile 3 boyutlu görme konusunda koordinasyon sağlayamaz. Bu gibi spesifik bölümlerde çıkan damar tümörleri erken aylarda müdahale gerektirebilir. Böyle bir durumda çocuk onkologları ve kalp ve damar cerrahisinde uzman hekimlerce tedavi sağlanır. Ancak yaygın bir oranda kızarıklık şeklinde oluşup deride hafif kabarıklık olarak kendini belli eden hemanjiomlar için takip önerilir ve bir süre sonra hafifleyip küçülerek estetik kusuru olmaktan çıkar.

Hemanjiom Nasıl Tedavi Edilir?

Hemanjiomların hiçbir türünde tedavi gerekmez ve kendi kendine geçebilir demek doğru değildir. Yaygın görülen çeşitler doğumdan sonra ilerleme gösterip zamanla renkte soluklaşma, kabarmanın azalması, boyutta küçülme olarak değişim gösterir. Ancak yaygın olmayan çeşitlerde ise tedavi kaçınılmaz olup özellikle duyu organlarına zarar vermeden önce müdahaleye ihtiyaç duyar. Karaciğer, böbrek ve beyinde de damar kitleleşmesi gözlenebilir. Bu durum yine uzman doktor kontrolünde olmalı ve düzenli takip edilmelidir. İç organlardaki hemanjiomlar cerrahi müdahale gerektirebilir. Tedavi edilmesi ön görülen farklı klinik tiplerde ise cerrahi dışında tedavi yöntemleri bulunur.

Lazer, Radyofrekans, IRC

İlaç tedavisinin işe yaramayacağı ya da daha teknolojik uygulamaların tercih edileceği durumlarda lazer, radyo dalgaları ya da IRC yöntemi ile alana gönderilen ışınlar sayesinde damar tümörü yüksek ısı enerjisine maruz bırakılır ve ameliyatsız tedavi gerçekleştirilir. Hastanın durumuna göre birkaç seans uygulama tavsiye edilebilir.

Köpük Skletoterapi

Genelde fazla belirgin olmayan ama kozmetik kusura yol açan hemanjiomlarda bu yöntem kullanılır. Bu yöntemin en fazla kullanıldığı varis vakalarıdır. Varisli bölgeye damar içinden sklerozan madde enjekte edilir. Yüzeysel kılcal damar sorunlarında köpürtülerek damara uygulanan bu ilaç, uygulama yöntemi nedeniyle bu ismi alır. Uygulama sonrası hastaların güneşe çıkmamaya ve tedavi bölgesine dikkat etmesi önerilir. Bu işlemin direkt damar tedavisi olması nedeniyle uzman bir kalp damar cerrahı gözetiminde ve yönergesinde olması gerekir.

Cerrahi Yöntem

Tümörleşmiş alanın kesi yapılarak vücuttan alınması işlemidir. Göz, kulak, burun, ağız, larenks, anal ve genital bölgelerde tahriş, iltihap ve ağrıya neden oluyorsa cerrahi yöntem bazen en doğru çözüm olabilir. Ancak 2-3 yaş civarında çocuğun yüz imajını algılaması ve hatırlaması nedeniyle kesi alanı bir estetik sorun yaratabilir. Bu nedenle alanında uzman kalp damar cerrahları tarafından erken yaşlarda yapılan müdahale okul öncesi çağda çocuk için daha iyi bir tedavi olacaktır. Yüz çevresindeki tümörlerin cerrahi müdahalesi için dikkatle karar verilmesi gerekir.

Skleroterpi ve Radyofrekans gibi yöntemlerle hemanjiom tedavisi yapılmaktadır.

Hemanjiom Türleri Nelerdir?

Damar tümörlerinin genelde onkoloji bilim dalının alanına ve takibine girmeme nedeni kanserleşme gösteren damar yapıları olmamalarından kaynaklanır. Çünkü kanserli hücreler diğer yapı ve organlara kontrolsüzce çoğalıp metastaz gösterir. Ancak iyi huylu olan ve damarların iç tabakalarında genişlemeye neden olan hemanjiomlar kanserli hücrelerden farklı yapıdadır. Bu nedenle kalp damar cerrahisi dalında tedavi ve kontrol daha yerinde olacaktır.

Hemanjiom türleri bulunduğu yere göre çeşitlilik gösterir. Bulundukları yerler itibariyle de çeşitli tedavi ve izlem prosedürleri olabilir. Çünkü ciltte genel yayılım gösteren türler ile yüzde spontan gelişen türler aynı büyüklük, gelişim evresi, estetik sorun boyutunda olmayabilir. Yüzde, orbital çevrede, ciltte, iç organlarda görülen hemanjiomların yanı sıra Kasabach Merritt Sendromu olarak adlandırılan nadir vakalar da görülebilir.

Yüzdeki Hemanjiomlar

Yüzde, özellikle burun ve ağız boşluğunda, bu çevrede gözlenen türler izlem gerektirir. Birkaç milimetrik büyüklükte ortaya çıkan ve giderek büyüyen tipler genelde zararsızdır ve 1 yaş sonrası küçülme eğilimi gösterir. Ancak burun ve ağız boşluğunu kapatarak çocukta beslenme ve solunum zorluğuna yol açan tiplerde erken müdahale gerekir.

Orbital Çevre Hemanjiomları

Göz küresi civarında başlayan hemanjiomlar ilerleyen aylarda büyüme ve görüşü engelleme olasılığı nedeniyle takip edilmelidir. Göz kapağı ve göz çevresinde başlayanlar giderek koyu bir renk alarak kabarık halde gelişim gösterebilir. Bu çocuklarda erkenden yapılan tedavi hemanjiyom görülen gözde görme kaybı olmadan gözü kurtarmak için en ideal çözümdür. Anne babaların kontrollü olup uzman hekimlere danışmaları önerilir.

Cilt Hemanjiomları

En fazla görülen hemanjiom tipi olması nedeniyle halk içinde çeşitli adlandırmalarla anılır. Gül lekesi, melek öpücüğü, leylek ısırığı, şarap lekesi sık duyulan halk tabirlerindendir. Bu isimlendirmeyle adlandırılan hemanjiomlar cilt yüzeyinde birkaç milimetrik boyutta olup kozmetik bir sorun olmadan küçülebilirler. Anne babaların bu tip bir kızarıklık görmeleri durumunda hekime danışmadan önce bir süre hemanjiom bölgesini izlemeleri gerekir.

Lumbosakral Hemanjiomlar

Çocukta lumbal bölgede görülen bu hemanjiom tipi medulla spinaliste ve nöronal iletimde kalıcı hasarlar bırakabilecek boyutlara ilerleyebilir. Bu tipteki tümörlerin genelde başka spinal anormalilerle birlikte görüldüğü bilinmektedir.

Bebeklerde Hemanjiom Tedavisi

Bebeklerde Hemanjiom

Hemanjiyomların %55 oranında doğumda ortaya çıkması nedeniyle konjenital olduğu düşünülse de yetişkinlik çağında ortaya çıkan hemanjiomlar da görülür. Bebeklerde hemanjiom, görüldüğü yere, derinliğe, hücrelerin çoğalma hızına, renk ve derinliğine, cilt ya da organlarda olmasına göre farklı izlem ve tedavi gerektirebilir. Bu nedenle farklı klinik seyir gösteren hemanjiomların pek çoğu zararsızdır denebilir. Ancak kimi tiplerde erken tedavi ve doktor kontrolü önemli olmaktadır. Ağız, burun, göz, kulak yolu çevresi hemanjiomlar önce çocuğun bakım vereni tarafından bir süre gözlenmelidir. Bu bölgelerdeki büyüme beslenme, görme ve nefes alma yetilerini engelleme riskini bulunduruyorsa uzman hekimlerde danışılması gerekir. Bebeklerde hemanjiom patogenezi kesin olarak anlaşılamasa da çalışmalar genetik bir kusur olabileceği konusunda bulgular mevcuttur. Yeni doğanlarda hemanjiyom oranı daha az olmakla birlikte 1 yaş bebeklerinde bu istatistik daha fazladır. Kız bebeklerde erkek bebeklere göre 2-3 kat daha fazla hemanjiom gözlenir.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kalp ve Damar Cerrahisi

Varis Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

Toplumda en fazla görülen kalp damar sorunlarından biri varislerdir. Varislerin ne olduğunu anlamak için onların oluşumunda rol oynayan …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Toplumda en fazla görülen kalp damar sorunlarından biri varislerdir. Varislerin ne olduğunu anlamak için onların oluşumunda rol oynayan toplardamarların fonksiyonunu bilmek gerekir. Toplardamarlar (venler), bedende kirli kanı organlardan ve etraf dokulardan alıp kalbe taşıyan en büyük çaplı damarlardır. İsminde da olduğu üzere kan için bir çeşit toplayıcı vazifesi görür. Geniş bir çapa sahip oldukları için içerilerinde tek istikametli çalışan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar kanın damarlarda gittiği yola geri dönmemesi, yer çekimine karşı kalbe hakikat yapılan taşımada fonksiyon görmesi için vardır. Bu damarların işlevindeki değişmeler varis üzere sıkıntıları yaratabilir. Belirli nedenlerle bedenin çeşitli yerlerinde oluşan damar genişlemeleri meydana gelebilir. Damar duvarlarında meydana gelen bu işlev bozukluğu ise varislerin oluşumundaki temel fizyolojik nedendir. Varisin kaynaklandığı bu sorunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hastalığın oluşma evresinde farklı durumlar izlenebilmektedir.

Varis Nasıl Oluşur, Nasıl Tedavi Edilir?

Varis Nedir?

Çoklukla bacaklardaki yüzeysel toplardamarlarda meydana gelen damar büyümeleri öncelikle kılcal damar çatlamaları olarak kendini gösterir. Cilt yüzeyine yakın olan damarlarda bu durum daha besbelli olarak oluşum gösterir. Kılcal damarlarda varis başlangıcı olarak görülen damar çatlamaları telenjiektazi olarak isimlendirilir. Bu durum estetik bir sorun dışında hastalar için sorun yaratmasa da varis daha farklı olup bir çeşit ilerlemiş damar genişlemesidir.

Varisler en fazla bacaklarda oluşum gösterir. Lakin bacaklar dışında iç organların duvarlarında, testislerde, velhasıl damarların olduğu çeşitli bölgelerde de görülebilir. Bacaklardaki toplardamarlarda aşağıdan üste kanın taşınması kelam konusu olduğu için kanın aşağıya yerçekimi tesiriyle tekrar dönmemesi için bir çeşit kapakçıklar bulunur. Damar çeperleri çeşitli nedenlerle birtakım işlev bozukluklarına uğrayabilir. Bu durum açılıp kapanan kapakçıkların da tam olarak fonksiyonunu yapmasını mahzurlar. Organ ve etraf dokulardan kalbe dönmek üzere toplanan kirli kan, kapakçıklardan sızmaya başlar. Kalbe dönmesi gereken kanın sirkülasyonu bu durumda bozulur. Kirli kan bedenin alt bölgelerinde, hasebiyle en fazla bacaklarda birikmeye başlar. Tıpkı atık unsurların etrafa ziyan vermesi ve atılan çöp poşetlerinden bir mühlet sonra koku ve sıvı yayılması üzere, varislerin oluşumunda hasarlı damarlardan da bir müddet sonra kirli kan sızar. Etraf dokulara ziyan vererek ilerleyen hadiselerde yalnızca estetik bir sorun oluşturmayıp hasta için ağrı ve iltihap kaynağı olabilir.

Varisin görüldüğü hastalar tek bir kümede olmamakla birlikte hastalığın görüldüğü olaylarda emsal münasebetler bulunur. Bilhassa

  • menopoz devri
  • gebelik
  • obezite
  • fazla ayakta kalmayı gerektiren işler
  • yaşlanma
  • duruş bozuklukları
  • hormon kullanımı
  • aile hikayesinde varis bulunan hastalarda varis hadiseleri sıkça gözlenir. Bayanlardaki varis olayları erkeklerde oluşan olay sayısının yaklaşık 4 katı kadardır.

Genelde bacaklarda varis görülüyor olma nedeni, bedende fazla basınç olan alanların varis için etken olmasıdır. Bu nedenle bilhassa alt bacaklarda varis hadiselerine çok sık rastlanır. Hastalığın seyri bireyden şahsa değişebilir ve farklı evreler gözlenebilir. Kılcal damar varisleri denen estetik kusur olmak dışında hastalar için sorun yaratmaya varisler her yaştaki bireylerde görülebilir. İlerleyen varis hadiseleri ise en başta yaşlanma olmak üzere üstteki münasebetlerle ortaya çıkabilir.

Bedeninizde değişmeler hissediyor, bilhassa bacaklarınızda farklı bir görünüm dikkatinizi çekiyorsa varisten şüphelenmeniz için kimi bulguların olması gerekir. Varis hastalığında genel bulgular sıralandığında aşağıdaki üzere bir tablo görülebilir.

  • Bacaklarda meydana gelen ağrı
  • Uyuşma hissi
  • Gece krampları
  • Uyuşma
  • Parestezi
  • Huzursuz bacak
  • Ağrı ve kaşınma
  • Damarlarda barizleşen mor-mavi renkler

Üstteki bulgulardan biri ya da daha fazlası varis oluşumunda gözlenen durumlardandır. Belirtilere bakarak kendinizde varis olduğundan şüpheleniyorsanız kısa vakitte uzman bir tabibe başvurmanız kıymetlidir.

Varis Tedavisi

Varis oluşumu görülen bacaklar için doppler ultrason ile damarların durumuna bakılır. Hastanın durumuna nazaran tabibin gerekli gördüğü tedavi prosedürü uygulanabilir.

  • Sedanter hayat usulü yerine hareketli bir hayat biçimi edinmek
  • Bacakları dinlendirerek gün içinde 10-15 dakika üst kaldırmak
  • Topuklu ayakkabı kullanımını sonlandırmak
  • 6 cm’den yüksek topuklardan kaçınmak
  • Kolay aşikâr antrenmanları gün içinde tekrarlamak
  • Bacak bacak üstüne atmamak
  • Ülkü kilonun korunması, sık kilo alıp vermemek
  • Kan basıncını dengeleyen besinlerin tüketilmesi
  • Sıcak su ile duş alım mühletini uzatmamak üzere pratik prosedürler gözetici tedavide tesirli olanlardır.

Varisten şikâyet eden hastaların aklında birkaç soru yer alabilir: “Tedavi edilmeyen varisler ne üzere sonuçlar doğurur?”. Tedavi edilmeyen varisler ilerleyen süreçlerde değerli sıkıntılar yaratabilir. Varis hastalığı bir çeşit dolanım bozukluğu hastalığıdır. Bu nedenle önemli sıhhat meselelerine ve estetik kusurlara yol açabilir. Fakat ilerlemiş olayların sebep olacağı ağrılı durum, estetik meseleleri ikinci plana atacağından bu olaylarda çabucak müdahale yapılması önerilir. Varislerin tedavisinin gecikmesi durumunda hasarlı bölgeye oksijenli kan ulaşmaz. Yani bölgedeki hücrelerin kan damarlarıyla beslenmesi gerekirken besin kaynağı olan pak kanı alamaz. Bu durumda renk değişimleri, bacakta olağandışı incelmeler, ödem ve önemli derecede yaralar ile görülen venöz yetmezlik meydana gelir. Ayrıyeten varislerde pıhtı atma sorunu da görülür. Tormboflebit olarak isimlendirilen bu durumda damar içi pıhtılaşmalar olur ve küçük darbelerle bile bacakta kanama meydana gelebilir. Hatta daha ileriki duurmlarda pıhtı akciğere kadar ilerleyip akciğer embolisi görülebilir. Venöz yetmezliğin son noktasında ise bacak ülseri denen epeyce ağrılı ve kanamalı yaralar oluşabilir. Oluşan bu durum yalnızca estetik bir sorun olan damar çatlamalarından epeyce daha önemli olup hasta için ağrılı bir durumdur.

Her varis tıpkı çeşitte değildir. Varis oluşum suratı şahısların hayat şekline ve genel sıhhat durumuna nazaran değişebilir. 3 çeşit varis tipi görülür:

Kılcal Damar Varisleri (Telenjiektazi)

Cilt yüzeyinde barizleşen kılcal damarların estetik bir sorun yaratması ile hastaların tedavi talep ettiği evredir. Bir çeşit travma ya da ani darbe ile oluşup örümcek ağına benzeyen bir yapıda milimetrik boyutlarda ya da santimetrelerce alanda meydana gelebilir.

Orta Uzunluk Varisler (Retiküler Varisler)

Bu tip olaylar da hasta için ağrı ve acı yaşatmaz. Lakin barizleşen mor-mavi venlerin görünümü ile estetik olarak istenmeyen manzaralar oluşabilir. Ultrasonda gözlenen bir toplardamar ya da kapakçık yetmezliği görülmez. Çoklukla ilerleyip büyük uzunluk varislere dönüşmezler.

Büyük Uzunluk Varisler

Hem kozmetik olarak hem de kalp damar hastalıkları açısından sorun yaratabilecek varislerdir. Ayakta yapılan doppler ultrason ile muayene edilir. Toplardamar ve kapakçık yetmezliği görülebilir. Bu varislerde varis çorabı, lazer, skleroterapi üzere tedaviler tahlil olmayacağı için RF tedavisi, cerrahi süreçler yapılır. Kimileri cilt yüzeyinden görülmez. Bunlara iç varis denir. Hastada ağrı, gece krampları, kaşınma üzere belirtilerle fark edilir.

Varis tedavilerinde ameliyatsız tahliller varis tiplerine nazaran uygulanabilir. Büyük uzunluk varislerde genelde cerrahi teknikler kaçınılmaz olmaktadır.

Kılcal damar varisleri ve retiküler varislerde lazer ışınları tesiriyle genişleyen ya da açılan damarlar kapatılır. Skleroterapi uygulamasında varisli damarların içine milimetrik boyuttaki iğnelerle sklerozan denen ilaç enjekte edilir. Süreç sonrası varis çorabı üzere sıkı bandajlarla bölgenin desteklenmesi tavsiye edilir. Köpüklü tedavide ise enjekte edilen ilaç özel bir formülle köpürtülerek hastaya verilir. RF ile tedavide ise radyo dalgalarının gücü ile yüksek ısıda genişleyen ya da açılan damarlar kapatılır.

Konutta Varis Tedavisi

Hastada oluşmuş ve bilhassa ilerlemiş varisleri gidermek için sonradan yapılan kürler, bitkisel yollar tesirli olmamakla birlikte bilimsel değildir. Lakin varis oluşumunu engellemek için konutta birkaç pratik yol olabilir. Nizamlı antrenman, hareketsiz hayat üslubuna son vermek, sağlıklı beslenmek, lifli besinler tüketmek konutta yapılabilecek ve uzun vadede hayata tesir edecek yollardandır.

Limonla Varis Tedavisi

Limon içeriğindeki hususlar ve C vitamini yoğunluğu kan içindeki özgür radikallerin oksidatif hasara yol açmasına pürüz verir. Bu yapısıyla limon güçlü bir antioksidandır. Limon suyunu sıkarak her akşam bacaklarınıza aşağıdan üste masaj yapabilirsiniz. Böylelikle varis oluşumunu engelleyip genç bacaklara sahip olabilirsiniz. Tabi limonla varis tedavisi tam olarak mümkün ve kalıcı değildir.

Kılcal Varis Tedavisi

Kılcal varisler, varis hadiselerinin başlangıç seviyesindeki oluşumlardır denebilir. Büyük oranda varis hadiseleri yeterli huylu damar tümörleridir. Kılcal varisler ise yalnızca kozmetik bir kusur olup hastaların şikâyet ettiği oluşumlardır. Tek seanslık lazer uygulaması, skleropterapi ve köpük tedavisi ile kolaylıkla tahlil alınarak genç bir cilt görünümü kazanılabilir.

Varis Köpük Tedavisi

Skleroterapide 2 farklı uygulama biçimi vardır. Birinde sklerozan denen sıvı ilaç milimetrik iğnelerle damar içine direkt ve hava ile karıştırılmadan verilir. Öbür prosedürde, yani köpüklü tedavide damar içine birebir ilaç farklı bir formda verilir. İlacın içinde birebir etken husus olan polidokanol vardır. İlaç enjeksiyonu öncesi bacaklar pak ve tıraşlı olmalıdır. Ağrı ve acı hissi olmadan uygulanan süreç birkaç seans sürer. Her seans 40-60 dakika ortası bir vakit diliminde yapılır. Tedavi sonrası varis çorabı ile varisli bölgenin desteklenmesi önerilir. Ayrıyeten 4 haftalık bir süreçte süreçten sonra güneşten korunma epey kıymetlidir.

Okumaya Devam

Kalp ve Damar Cerrahisi

Ben Aldırma Nedir, Nasıl Yapılır?

Cilt yüzeyinde dermatolojik bir kusur olarak görülen benler hastaların şikâyet nedeni olabilir. Bedende genital bölgeden ayak tabanına kadar akla …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Cilt yüzeyinde dermatolojik bir kusur olarak görülen benler hastaların şikâyet nedeni olabilir. Bedende genital bölgeden ayak tabanına kadar akla gelebilecek her yerde görülen benlerin terminolojik ismi “nevus”tur. Nevuslar, derinin üst katmanı olan epidermis ile alt katmanı olan dermis ortasındaki bazal lamina üzerindeki çok pigment birikiminden meydana gelir. Bu pigmentler, yani melaninleri salgılayan hücreler melanosit hücreleri olarak isimlendirilir. Melanin pigmentleri birleşerek ciltte yoğunlaşma meydana getirdiklerinden bir çeşit tümör oluşumu gözlenir. Yani nevuslar için düzgün huylu tümörler denebilir. Bu oluşumlar katiyetle kanserleşme göstermezler. Benlerin oluşma formu, yapısı, rengi, büyüklüğü, hasta için verdiği rahatsızlık hissi ve aile hikayesine nazaran benlerin berbat huylu olmadığı doğrulandığı durumlarda nevusların düzgün huylu tümörler olduğu ve metastaz yapmadığı söylenebilir. Kanserleşme riski taşıyan pigment birikmelerinde nevuslardan daha farklı bir yapı gözlenir. Bu tipteki cilt üzerindeki pigment birikmelerine malign melanomlar denir. Malign makûs huylu demektir. Yani berbat huylu melanin birikmesi manasına gelir.

Malign melanomlardan farklı bir oluşum olduğu gözlenen ve muayene sırasında tespit edilen benler için tedavi yolları epeyce kolaydır. Benlerin tedavisinde teknolojinin sunduğu imkanlarla yesyeni prosedürler uygulanmaktadır. Hastaların günlük hayatını etkilemeden yapılan ben tedavilerinde eski metotlar üzere uzun ve sancılı süreçler yaşanmaz. Kimi benler hastalar için estetik görünümlerinde bir rahatsızlık ögesi olurken kimi benler ise tehlikeli bir büyüme gösterebilir. Her iki durumda da benlerin alınması mümkündür. Lakin kanserleşme riski taşıyan benler acilen alınmalıdır. Benlerin alınması için başvurulan nedenler ortasında kişiyi rahatsız etmesi, cilt kanseri riski olması ya da estetik olarak berbat bir imgeye neden olması olabilir.

Cilt üzeri lezyonlar oluşumu ve yapısı itibariyle benlerden farklı olsa da benlerle karıştırılan tipleri epey fazladır. Siğiller, çiller, güneş lekeleri, yaşlanma ile oluşan lekeler, doğum lekeleri, damar genişlemeleri yahut damar çatlamaları bu tip karıştırılabilir lezyonlardandır. Örneğin damar çatlamaları benlerden çok farklı nedenlerle oluşup farklı uzmanlık alanlarına girse de hastalar için benler ile karşılaştırılınca aldatıcı bir benzerlikte olabilir. Benler doğumdan itibaren kişinin bedeninde vardır, fakat bebekler doğumdan birkaç ay sonra melanin pigmenti sentezleyebildikleri için doğumda çabucak sonra benler ortaya çıkmaz. 20’li yaşlara kadar pigmentlerin sentezi ile benler bedende yerini alır. Doğumdan itibaren bireylerin bedeninde olan benler bu istikametiyle kalıtsal olarak kıymetlendirilir. Anne babalarda da tıpkı bölgelerde benlerin olduğu çocuktaki benlerin yerleşimi ile karşılaştırılarak görülebilir. Kimi benler konjenital olduğu üzere kimi de çevresel faktörlerle sonradan oluşabilir. Sonradan oluşan benlerin istatistiksel olarak epeyce az ölçüsü kanserleşme gösterebilir.

Ben Aldırma

İstemediğiniz, rahatsız edici olan ve aldırmaya karar verdiğiniz benleriniz için en uygun tedavi ismine uzman bir tabibe görünmek gerekir. Doktor muayenesinde aile hikayesi, genel sıhhat durumunuz ve dermatokop ile yapılan inceleme ile benlerinizin malign ya da benign olduğuna karar verilir. Bu basamakta büyük oranda benler zararsız ve kanser riski taşımayan tiplerdir. Fakat tabibin yapacağı muayeneden evvel benlerinizin makûs huylu olup olmadığını siz de gözlemleyerek takip edebilirsiniz. Erişkinlik periyodunda yeni oluşan benleriniz için endişelenmeden evvel durumlarını ve ilerleyişlerini takip etmelisiniz. Bu noktada ABCD kuralına nazaran nevusların hangi çeşitte ve ilerlemede olduğunu görebilirsiniz. Bu kuralda her harfe nazaran belirli ayrıntılar konusunda kıyaslama yapılır. 4 harfin içerdiği 4 kuraldan birini ya da birden fazlasını gözlemliyorsanız tabibe çabucak danışmanız önerilir.

A (asimetri): Benin ortasından hayali bir kesit alındığında iki tarafı ortasında bariz bir asitmeri olmasıdır

B (border)/sınır): Benin derinin kendi rengi ile ortasında biçimini belirleyen net bir hudut olmamasıdır.

C (color/renk): Benin sahip olduğu rengin tek olmaması, birden fazla rengi dağınık halde barındırmasıdır.

D (diameter/çap): Ben çapının 6 mm boyuttan daha büyük olmasıdır.

ABCD kuralında ilerleme gösteren benleriniz estetik bir kusur olmaktan çok cilt kanseri olarak ilerleyen tipler olabilir. Bu durumda erken teşhis hayli kıymetlidir. Dermatoskop aygıtı teşhis için kolaylık sağlayan yol gösterici bir aygıttır. Cilt dokusunun ışıklandırılarak daha yakından gözlenmesini sağlayan dermatoskop aygıtı benler üzere öbür cilt üzeri lezyonlarının da takibine yardımcı olur. Doktor tarafından gerekli görülen tedaviler ortasında malign melanomlar için cerrahi yol en fazla tercih edilendir. Zira kökü derin olan ve tekrarlama riski taşıyarak etraftaki sağlıklı dokulara ziyan verme riski bulunan benler deri üzerinden operasyon ile alınır. Genelde bu usul daha tesirli görünse de kanserleşme riski taşıyan kimi tipteki benler için de cerrahi kesi olmadan uygulanan tedaviler mümkündür. Lakin her cerrahi operasyonla alınan benlerin de malign olduğu düşünülmemelidir. Âlâ huylu olan büyük çaplı ve derin köke sahip benler operasyonla bedenden alınabilir.

Yanlışsız üzere görünen halk ortasındaki birtakım inanışlar ortasında beni cerrahi sistemle almanın kanser riski taşımasıdır. Bu epey yanlış bir kanıdır. Bilakis bu riski taşıyan benler daha büyük meselelere neden olmaması için operasyon ile alınır. Olağan ki bu operasyonda komplikasyon olmaması ve en gerçek tedavinin uygulanması için uzman doktorlar tarafından süreç yapılmalıdır. Zira bu tedavide kıymetli olan benin bedende rastgele bir modül bırakılmadan çıkarılmasıdır. Aksi halde malign hücreler etraf dokularda yayılım gösterip bedende tekrar görülebilir. Tabibin gerekli görmesi ve rastgele bir kuşkuya yer vermemek ismine melanomdan alınan örnek patolojiye gönderilir.

Belign tipteki benler alındığında etrafta tekrar ben oluşumu görülebilir. Benlerin tedavisi için kullanılan formüller yalnızca cerrahi tekniklere sınırlandırılmamakla birlikte rastgele bir metotla alınan düzgün huylu ben bedenin öteki bölgelerinde de tekrar çıkabilir. Fakat tıpkı yerde ben oluşumu tekrarlamaz. Bu durum operasyonun başarısıyla ilgili değildir. Zira deri insanın sahip olduğu en büyük duyu organıdır. Derinin epidermis dokusunda renk veren hücreler ise tüm bedende yayılım gösterir. Lakin bu tüm hücreler ayakta da yüzde de birebir formda çalışır demek değildir. Bu nedenle benler ayak tabanında, karında, avuç içinde, genital bölgede, yüzde, yani akla gelebilecek her yerde birden fazla ya da tek olarak oluşabilir. Kabarık, kıllı, siyah kahverengi tonlarında olabileceği üzere; kırımı pembe tonlarında, deri ile tıpkı kabarıklıkta, hafifi besbelli de olabilir. Bu tip farklılıkların göz önünde bulundurulmasıyla çok çeşitli tedavi sistemleri mevcuttur.

Lazerle Ben Aldırma

Cerrahi operasyon olmadan ben alınma süreçleri için hastaların durumuna nazaran çok çeşitli uygulamalar vardır. Lazer aygıtlarındaki ışınlar tek fazlı ya da çok fazlı lazer ışınlarını içerir. Bunlar benin yapısına ve durumuna nazaran seçilir. Epilasyon üzere süreçlerde kullanılan lazer aygıtları ben tedavisinde kullanılan lazer aygıtlarıyla tıpkı değildir.

Lazer ben tedavisi için uygun olan benler genelde 1 cm boyuttan küçük olan ve kabarık olmayan benlerdir. Kabarık benler için de güçlü aygıtlar ile lazer tedavisi bazen uygulanabilir. Benlerin muayenesi sonrası tabibin uygun gördüğü benler için tedavi uygulanabilir. Bedenin her yerindeki benler için lazer tedavisi yapmak mümkündür. Seanstan birkaç gün sonra benin yerinde kabuklanma olabilir. Bu süreçte kabuklar katiyen koparılmamalıdır. Süreç sonrasındaki 24 saatte bölgeye su temas ettirilmemelidir. Güzelleşme sürecindeki benlerin yeri titizlikle güneşten korunmalıdır. 1-2 aydan itibaren benler büsbütün yok olup deride sağlıklı hücreler yerini alır. Her yaştan bireye bu tedavi uygulanabilir. Uygulama öncesi cilt temizlenmiş olmalıdır. Ayrıyeten lazerle ben tedavisi sonrasında başka cilt bakım uygulamaları yapılabilir

Ameliyatsız Ben Tedavisi

Ben Aldırma İzi Ne Vakit Geçer?

Lazer, radyofrekans, elektrokoter, kriyoterapi üzere formüllerin tesir etmediği ve tekrarlama riski bulunan, ABCD kuralına uymayan benler için cerrahi usul kaçınılmaz olabilir. Hangi usul ile benin alınması gerektiğine doktorlar hastanın genel sıhhat durumunu, aile hikayesini ve benin muayenesini göz önünde bulundurarak verirler. ABCD kuralına nazaran;

  • Asimetrik yapıda olan
  • Hudutları aşikâr olmayan
  • Rengi homojen olmayan
  • Çapı 5 mm boyuttan büyük olan
  • Ani kanama ve ağrı yaşatan
  • Esaslı ve derin yapıda
  • İltihaba misal sıvılar çıkan benler cerrahi yol ile alınmalıdır.

Yukarıdaki durumlardan biri ya da daha fazlası bulunan benler kanserleşme riski taşıyor olabilir.

Ameliyat ile alınan benler için bölgeye lokal anestezi uygulanır. Küçük bir kesi yardımıyla benden doku kalmayacak şekilde derideki pigment hücreleri kazınarak temizlenir. İşlem sonrası benin boyutuna göre 3-4 dikişlik bir operasyon bölgesi oluşur. Lokal anestezi uygulandığı için hasta günlük yaşamına aynı gün dönebilir. 2-3 gün operasyon alanı suyla temas ettirilmemelidir. Daha sonra bölgeyi güneşten korumak çok önemlidir. Yaklaşık 1 hafta sonra dikişler aldığı için yara bölgesine krem ve güneş kremi uygulaması yapmak için hekim tavsiyelerine göre seçim yapmalısınız.

Ben aldırma için birçok yöntem arasında benlerin ne şekilde olduğu, yapısı ve doktorun vereceği karara göre benler alınmaktadır.

Okumaya Devam

Kalp ve Damar Cerrahisi

Aort Damar Hastalığı

Aort, kalpten çıkan ve bacaklara giden ayrıma kadar olan ana atardamarın ismidir. En sık görülen hastalığı anevrizma (baloncuklaşma) oluşumu …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Aort, kalpten çıkan ve bacaklara giden ayrıma kadar olan ana atardamarın ismidir. En sık görülen hastalığı anevrizma (baloncuklaşma) oluşumu olup bu da en sık karın bölgesinde (abdominal aort anevrizması) ortaya çıkar. Anevrizmanın en büyük tehlikesi ise zayıflayan duvarında yırtılma oluşabilmesidir ki bu dakikalar içerisinde kişinin hayatını tehdit eder. Anevrizma oluşması genetik yatkınlık ile direkt alakalı olmakla bir arada denetimsiz hipertansiyon, sigara kullanımı ve kolesterol yüksekliği üzere damar sertliğine neden olan bileşenlerin de rolü vardır. Belirti vermeyen bu hastalıkta erken teşhis ve hakikat tedavi çok kıymetli rol oynamaktadır.

Aort Anevrizmasının tedavisi anevrizmanın yerine nazaran farklılık gösterir. Kalbe yakın kısımlarında açık cerrahi yapılırken bilhassa karın ve torakal kısımlarda anjiyografik olarak yapılan (Endovasküler) tedaviler günümüzde kullanılmaktadır.

Açık cerrahi denilen usulde aortanın zayıflayan kısmı klasik cerrahi teknikler kullanılarak çıkartılır ve yerine uygun ebatlarda yapay damar yerleştirilir. Yerleştirilen bu yapay damarların bir ömrü yoktur ve o bölgede yine bir anevrizma gelişmesi kelam konusu olamaz. Kıymetli bir ameliyat olan bu formülde hastalar 5-7 günde taburcu olmaktadır.

Endovasküler denilen kapalı teknikte ise hastanın göğüs yada batın bölgesi açılmadan anjiyografik teknikler kullanılar kasıklardan gönderilen yapay damarlar uygun konuma yerleştirilir. Bu sayede deveran dışı bırakılan aortun anevrizma kesesinin yırtılma riski ortadan kaldırılarak hastaların hayatını tehdit edemez hale getirilir. Bu süreç sonrasında hastalar 3-4 gün içinde taburcu edilir.

Bu tekniklerden hangisinin kullanılacağının seçimi anevrizmanın yerine ve yerleşimine olduğu kadar uygulayan cerrahın deneyimi ile direkt bağlıdır.

Okumaya Devam

Trendler