Şaşılık Nedir? Şaşılık Tedavi Yöntemleri Nelerdir? - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan
All On Four İmplant Tedavisi

Tüm Makaleler

Şaşılık Nedir? Şaşılık Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

En önemli duyu organlarımızdan olan gözlerimiz, görme duyumuzu yöneterek yaşam kalitemizi doğrudan etkilemektedir. Gözlerimizde yaşanan sorunlar …

Yayınlanan

üzerinde

En önemli duyu organlarımızdan olan gözlerimiz, görme duyumuzu yöneterek yaşam kalitemizi doğrudan etkilemektedir. Gözlerimizde yaşanan sorunlar hem görme kalitemizi, hem gözlerimizin anatomik yapısını bozabilir.

Şaşılık, yaygın olarak yaşanan göz problemlerinden biridir. İki göz arasındaki paralelliğin bozulması sebebi ile oluşan bu sorun; gözlerin normal görünümünü bozması sebebi ile estetik bir sorun oluşturmaktadır. Ancak daha da önemlisi çoğu hastada aynı zamanda görme kalitesini ve derinlik algısını da olumsuz etkilediği için erken tanı alması ve tedavisinin erken başlanması büyük önem taşır. Bu hastalığın yaratacağı sorunlar çok bilinmediğinden, hastalarımızın çoğu şaşılık ve tedavisi hakkında bilgi almak istemektedir.

Şaşılık Nedir?

Normal sağlıklı insanlarda her iki göz, göz küreleri içinde açısal bir orantı ile yerleşmiştir. Şaşılık bu iki göz arasındaki paralele yakın yerleşim açısının bozulmasıdır. Bazı hastalarda şaşılık tanımı, gözlerin fonksiyonel olarak eş zamanlı çalışmasının bozulması şeklinde de karşımıza çıkabilir. Kişilerin iki gözü koordine olarak çalışamadığında; hem görsel olarak gözlerin yerleşimi bozulurken, hem de görme kalitesinin bozulması söz konusu olur. Bazen de görme keskinliği az olan gözlerde, gözün görsel fonksiyonlara etkisi olmadığında, ilerleyen zamanlarda kayma gelişebilir. Şaşılık sorunu genellikle sadece görsel olarak insanları olumsuz etkiliyor gibi görünse de,aslında kişilerin görme keskinliği ve görsel fonksiyonları da bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.

Şaşılık Neden Olur?

Şaşılık sorununa neden olan pek çok neden vardır. Bunlardan en yaygın olanı göz çevresinde bulunan 6 adet kasın herhangi birinde veya birkaçında meydana gelen kuvvet azlığıdır. Bu kaslar gözün aşağı/yukarı (dikey düzlemde) veya sağa/sola (yatay düzlemde) hareket etmesini sağlar. Bu kaslarda doğuştan ya da sonradan meydana gelen herhangi bir sorun kişilerde şaşılık sorununa neden olmaktadır. Bunun yanı sıra şaşılığın nedenleri olarak sayabileceğimiz başka hastalıklarda mevcuttur. Bunlar şöyle sıralanabilir:

Genetik yatkınlık

Çocukluk döneminde geçirilen kaza, ateşli hastalıklar ve kafa travmaları

Beyin tümörleri

Hidrosefali

Serebral palsi (beyin felci) hastalığı

Down sendromu ve diğer kalıtsal kromozom bozuklukları

Hipertansiyon, Diyabet hastalığı gibi damarsal sorunlar ile gelişen göz kası felçleri

Çeşitli nörolojik hastalıklar (Multiple Skleroz, Myastenia Gravis vs)

Şaşılık; kendi başına bir göz rahatsızlığı olabileceği gibi, başka bir sistemik rahatsızlık sonucunda da oluşabilir. Bu yüzden şaşılık ile karşılaşıldığında ilave sistemik bulguların varlığı dikkatle sorgulanmalıdır. Özellikle yetişkinlerde şaşılık sorunu yaşandığında dahili ve nörolojik çeşitli hastalıkların varlığı araştırılmalıdır.

Şaşılık Belirtileri Nelerdir?

Şaşılık sıklıkla çocukluk döneminde ortaya çıkan önemli bir göz rahatsızlığıdır. Bazen yetişkin çağda ve sonradan da ortaya çıkabilir. Kimi zaman yalancı göz kayması olarak tanımlanan bir sorun, gerçek şaşılık ile karışabilir. Çocukluk çağında, göz kapaklarının ve burun kökünün anatomik olarak oranı ve yapısal gelişimi henüz tamamlanmadığından, çocuğun göz bebekleri arasındaki mesafe normalden farklı algılanabilir. Bu durum yanıltıcı bir şekilde, şaşılık benzeri bir tablo oluşturabilmektedir. Çocuğun yaşı ilerleyince değişen yüz yapısı ile yalancı şaşılık görünümü kaybolur.

Ancak gerçek bir şaşılık tablosu, çocuğun yaşı ilerleyince gerilemez. Şaşılık tanısı alan çocukların ve yetişkinlerin başvuru sırasındaki en sık şikayetleri;

Çift görme

Bulanık görme

Baş pozisyonu oluşturma (başın ya da gözün bir yönde tutulması şekilde pozisyon oluşturma)

Baş ve göz ağrısı

Üç boyutlu görme yeteneğinin kaybolması

Şaşılık her zaman dışardan belirgin olacak şekilde karşımıza çıkmamaktadır. Bazı kişilerde hafif şaşılık durumu söz konusu olabildiği için ilk dönem bu sorunu fark edemeyebilirler. Bu durumda şaşılığın ilerlemesi ile (manifest şaşılık) bu bulgular belirginleşebilir.

Şaşılık Türleri Nelerdir?

Altta yatan probleme ve kaymanın şekline göre şaşılık sorunu farklı türlere ayrılır. Şaşılık terminolojik olarak içe/dışa kayma gibi yatay yönde kaymalar ile vertikal (dikey) kaymalar olarak şekline göre tanımlanmaktadır. Doğuştan ya da edinilmiş kaymalar şeklinde de oluşum biçimine göre sınıflandırılır. Bunların yanı sıra oluşum nedenine göre tanımlanan diğer bazı şaşılık türleri şunlardır:

Kırma kusuruna veya uyuma bağlı (refraktif/akomodatif) şaşılık

Kas felçlerine bağlı (paralitik) şaşılık

Kas sıkışmasına bağlı (restriktif) şaşılık

Şaşılık Teşhisi Nasıl Koyulur?

Şaşılık sorununda teşhis için bazı oftalmolojik testler kullanılmaktadır. Göz hekimlerince uygulanan bu detaylı testlerin yanı sıra, aile hekimleri ya da pediatristler tarafından da yapılabilen bir takım tarama testleri şaşılığın erken tanısına yardımcı olabilmektedir.

Şaşılık tedavisi mümkün olan bir hastalık mıdır?

Şaşılıkta tedavi planı, şaşılık türünün belirlenmesi sonrası yapılabilir. Doğuştan itibaren oluşan ve bebeklik/çocukluk çağında tespit edilen şaşılık türleri bir göz hekimince, detaylı oftalmolojik muayene ile tetkik edilir. Altta yatan bir hastalığa ikincil olarak oluşan şaşılık türlerinde detaylı bir göz muayenesi ile beraber gerekiyorsa nörolojik muayene yapılır. Altta yatan bir hastalık varlığında, şaşılık tedavisi için öncelikle temel hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir.

Şaşılık türlerine göre şaşılık tedavisi değişkenlik gösterir. Kırma kusuruna bağlı olan şaşılık türü, gözlük kullanımı ile tedavi edilebilirken; bazı şaşılık türleri (örneğin kırma kusurlarına bağlı olmayan, paralitik ya da restriktif şaşılıklar) cerrahi yöntemler ile tedavi edilmektedir. Şaşılık tedavisinde tedavi yanıtı her hastada aynı olmamaktadır ancak şaşılık, erken tanı alması ve doğru yöntemin seçilmesi ile büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Şaşılık Tedavi Yöntemleri

Şaşılık tedavisi yöntemleri, şaşılığın türüne göre değişkenlik gösterir. Göz hekimince yapılan bir planlama doğrultusunda, her hasta kendi göz bulgularına göre tedavi gerektirir. Şaşılık tedavisinde planlama şaşılığın türünün belirlenmesi ile başlar. Gözlük kullanımı gibi basit bir optik düzeltme yöntemi, başta hipermetropi olmak üzere kırma kusurlarına bağlı şaşılıklarda tedavi edici özelliğe sahiptir. Bazı paralitik şaşılıklarda tedavide prizmatik cam içeren gözlüklerin kullanımı, göz dışı kaslara Botulinum Toksin enjeksiyonu gibi yöntemler ile şaşılığı azaltmak mümkündür. Bu yöntemlere yanıt vermeyen hastalarda ya da kimi doğuştan şaşılık olgularında tedavide başvurulan yöntem şaşılık ameliyatı olmaktadır. Özellikle bebeklik çağında tanı alan bazı şaşılık türlerinde (infantil şaşılık) erken cerrahi müdahale bu sorunu etkin şekilde düzeltilebilmektedir. Ancak şaşılık cerrahisinde her hastada aynı sonucu almak mümkün olmamaktadır, çünkü cerrahi başarıyı etkileyen faktörler özellikle nörolojik sorunların bulunduğu hastalarda değişkenlik göstermektedir.

Çocuklarda Şaşılık Tedavisi

Çocuklarda şaşılık tedavisi, hastaların çocukluk çağında tedavi yanıtının daha iyi olması ve bu tedavinin çocuğun gelecek hayatına etkisinin büyük olması nedeni ile büyük önem taşır.

Şaşılık tedavisinde amaç gözün paralel yapısının tekrar sağlanması yanı sıra, hastanın görme keskinliği ve derinlik algısı hissinin korunmasıdır. Şaşılık durumu, göz tembelliğine neden olan önemli bir faktördür ve erken tedavi edilmesindeki amaçlardan birisi de hastada göz tembelliğinin gelişmesini önlemektir. Çünkü kayan bir göz, görsel uyarıları verimli taşıyamaz ve kişinin üç boyutlu görme-derinlik hissi gibi ileri görsel fonksiyonlarının gelişmesine engel olur. Bu durumda, erken tedavi edilmeyen bir şaşılık hastasında göz tembelliği gelişecek ve ilerleyen yıllarda tedaviye yanıt vermesi mümkün olmayacaktır.

Çocuğunuzda şaşılık şüphesi duyduğunuzda, vakit kaybetmeden bir göz hekiminize başvurmanız ve detaylı göz muayenesi talep etmeniz, çocuğunuzun ilerleyen hayatındaki görsel kabiliyetleri için önemlidir.

Yetişkinlerde Şaşılık Tedavisi

Yetişkinlerde meydana gelen şaşılık sorunu genelde kırma kusurlarına bağlı olmayan, sonradan edinilen şaşılık türlerindendir. Genelde altta yatan nörolojik ya da dahili bir problem nedeni ile gelişmektedir. Bununla birlikte, bazı hastalarda şaşılık sorunu yetişkin yaşta fark edilmekte veya bu sorunun tedavisi yetişkin yaşta talep edilebilmektedir. Sonradan gelişen şaşılıklardan; paralitik şaşılık durumlarında prizmatik gözlükler ya da göz dışı kaslara Botulinum Toksin enjeksiyonu gibi yöntemler uygulanabilirken, kimi nörolojik hastalıklarda görülen şaşılık olgularında nörolojik durumun tedavisine öncelik verilmektedir.

Yetişkinlerde şaşılık ameliyatı çocuklardaki kadar etkin olmamakla birlikte, ileri yaştaki şaşılık cerrahisi çoğunlukla yalnızca kozmetik düzeltme amacı ile yapılmaktadır.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çocuk Psikiyatristi

Dürtüsel Çocuk Davranışları: Nedir, Neden Olur ve Nasıl Desteklenir?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Bazı çocuklar düşünmeden hareket eder, sabırsız davranır, sırada bekleyemez ya da duygularını kontrol etmekte zorlanır.
Eğer bu davranışlar sık tekrarlanıyor ve çocuğun okul, aile ya da sosyal ilişkilerini etkiliyorsa, dürtüsellik (impulsivite) söz konusu olabilir.
Peki dürtüsel davranış tam olarak nedir ve aileler bu durumda ne yapmalı?


Dürtüsellik Nedir?

Dürtüsellik, bir çocuğun davranışlarını ya da tepkilerini önceden düşünmeden, anlık duygularla ortaya koymasıdır.
Bu durum bir kişilik özelliği değildir; genellikle beynin ön bölgesinde yer alan “dürtü kontrol merkezinin” gelişim hızıyla ilişkilidir.

Her çocuk zaman zaman dürtüsel davranabilir, ancak dürtüsellik belirgin hale geldiğinde;

  • sosyal ilişkilerde sorunlar,
  • akademik zorluklar,
  • duygusal dalgalanmalar
    gibi etkiler gözlemlenebilir.

Dürtüsel Çocuklarda Görülen Davranışlar

Dürtüsel çocuklar genellikle şu özellikleri gösterir:

  • Konuşurken başkalarının sözünü keser
  • Oyunlarda kurallara uymakta zorlanır
  • “Bir şey yapmadan önce düşünme” becerisi zayıftır
  • Ödül gecikmesine tahammül edemez (hemen sonuç ister)
  • Hatalarından ders çıkarmakta zorlanır
  • Çabuk sinirlenir veya öfke patlamaları yaşar
  • Dikkat eksikliği veya hiperaktivite ile birlikte olabilir

Bu davranışların bir kısmı çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve stres faktörlerine göre değişebilir.
Ancak süreklilik kazanıyorsa, bir uzman desteği alınmalıdır.


Dürtüselliğin Nedenleri

Dürtüsel davranışın birçok biyolojik, psikolojik ve çevresel nedeni olabilir:

1. Nörolojik Etkenler

Beyindeki ön lob bölgesi, planlama ve kontrol işlevlerinden sorumludur.
Bu bölgenin gelişimi, özellikle çocukluk döneminde tamamlanmadığı için bazı çocuklarda dürtü kontrolü daha zor olabilir.

2. Genetik Faktörler

Dürtüsellik, genetik yatkınlığı olan bir özelliktir.
Ailede dikkat eksikliği veya hiperaktivite (DEHB) öyküsü varsa, çocukta da benzer belirtiler görülebilir.

3. Ebeveyn Tutumları

Aşırı koruyucu, tutarsız ya da cezalandırıcı ebeveyn tutumları; çocuğun duygusal kontrol becerilerini olumsuz etkileyebilir.
Çocuk, sınırlarını test ederek davranışlarını şekillendirmeye çalışabilir.

4. Çevresel Faktörler

Okul ortamındaki stres, başarısızlık korkusu, dijital ekran maruziyeti veya düzensiz uyku da dürtüsel davranışları artırabilir.


Dürtüsel Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

Ailelerin en önemli rolü, çocuğa davranış kontrolü öğrenme sürecinde rehberlik etmek olmalıdır.
İşte etkili birkaç yöntem:

???? 1. Sabırlı ve Tutarlı Olun

Çocuğunuz bir davranışı tekrarladığında hemen cezalandırmak yerine, ne hissettiğini anlamaya çalışın.
Kurallar net ama esnek olmalı.

???? 2. “Dur ve Düşün” Stratejisini Öğretin

Bir olay karşısında hemen tepki vermeden önce “Dur, derin nefes al, düşün” yaklaşımını öğretebilirsiniz.
Bu küçük farkındalık adımı, davranış kontrolünü güçlendirir.

???? 3. Pozitif Pekiştirme Kullanın

İstenmeyen davranışı cezalandırmak yerine, doğru davranışı ödüllendirin.
“Bugün sıranı bekledin, çok güzel!” gibi geri bildirimler beyni olumlu pekiştirir.

???? 4. Enerjiyi Doğru Kanallara Yönlendirin

Spor, sanat veya drama gibi aktiviteler, çocuğun enerjisini boşaltmasına yardımcı olur.
Bu tür etkinlikler dürtü kontrolünü doğal şekilde geliştirir.

???? 5. Gerekirse Uzman Desteği Alın

Dürtüsellik çocuğun akademik veya sosyal yaşamını etkilemeye başladıysa, bir çocuk psikoloğunun değerlendirmesi önemlidir.
Gerekli durumlarda dikkat, odaklanma ve dürtü kontrolü egzersizleriyle davranışsal terapi uygulanabilir.


Dürtüsellik ve Dikkat Eksikliği Arasındaki Fark

Dürtüsellik çoğu zaman DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ile karıştırılır.
Ancak dürtüsellik; dikkat eksikliğinden ziyade davranışın ani ve düşünülmeden yapılması ile ilgilidir.
Bir çocuk hem dikkat eksikliği hem de dürtüsellik gösterebilir — bu durumda multidisipliner bir yaklaşım gerekir.


Sonuç: Farkındalık, Sabır ve Destek

Dürtüsellik, “yaramazlık” ya da “inatçılık” değildir.
Çocuğun beyninde gelişmekte olan bir sistemin henüz olgunlaşmamış halidir.
Doğru yaklaşımlar, davranışın kontrol altına alınmasını sağlar.

Ebeveynlerin sabırlı, öğretmenlerin anlayışlı ve çevrenin destekleyici olması; çocuğun öz denetim becerilerini güçlendirir.
Unutmayın: Her dürtüsel davranış bir mesaj taşır — önemli olan, o mesajı doğru okumaktır. ????

Okumaya Devam

Genel Cerrahi

Discover the Best Obesity Clinic in Istanbul: Istanbul Obesity Center

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

When it comes to addressing obesity and its related health challenges, finding the right clinic is crucial. In Istanbul, one name stands out as a leader in obesity treatment: Istanbul Obesity Center.

With 22 years of experience and over 80,000 patients served, Istanbul Obesity Center has earned a reputation for excellence in the field of obesity treatment. The clinic is dedicated to offering comprehensive care tailored to the unique needs of each patient.

Why Choose Istanbul Obesity Center?

At Istanbul Obesity Center, we believe that successful weight loss is a journey that requires more than just surgery—it demands a holistic approach that includes nutritional guidance, psychological support, and long-term follow-up care. Our team of specialized doctors and medical professionals work closely with each patient to develop a personalized treatment plan, ensuring the best possible outcomes.

Our Services

We offer a wide range of state-of-the-art treatments, each designed to help you achieve your weight loss goals safely and effectively:

  • Gastric Sleeve Surgery: A popular and highly effective procedure that reduces the size of the stomach, helping patients achieve significant weight loss.
  • Gastric Balloon (6-month and 12-month options): A non-surgical option that involves placing a balloon in the stomach to create a feeling of fullness, aiding in weight loss.
  • Swallowable Gastric Balloon: A revolutionary, non-invasive treatment that does not require endoscopy or anesthesia, allowing patients to lose weight without surgery.
  • Gastric Bypass Surgery: A more complex procedure that alters the digestive system to limit food intake and nutrient absorption, leading to substantial weight loss.
  • Stomach Botox: A non-surgical treatment that temporarily reduces stomach contractions, slowing digestion and promoting a feeling of fullness.
  • Dietary and Nutritional Support: Comprehensive nutritional guidance to ensure you maintain a healthy diet before and after your treatment.
  • Psychological Support: Counseling and mental health services to help patients address emotional and psychological factors related to obesity.

Patient-Centered Care

At the heart of our clinic’s success is our patient-centered approach. We understand that every patient’s journey is unique, and we are here to provide support every step of the way. From the initial consultation to post-surgery follow-up, our team is dedicated to helping patients achieve their health and weight loss goals.

Cutting-Edge Treatments

Each treatment is performed using the latest techniques and technologies, ensuring safety and effectiveness. Our clinic’s commitment to innovation and patient care has made us a preferred choice for individuals seeking lasting weight loss solutions.

Comfortable and Secure Environment

Located in the vibrant city of Istanbul, our clinic offers a comfortable and secure environment for all our patients. We understand that undergoing a medical procedure can be daunting, which is why we prioritize creating a welcoming atmosphere where patients feel at ease.

Join Thousands of Satisfied Patients

With a proven track record and a dedication to excellence, Istanbul Obesity Center is the ideal choice for anyone looking to take control of their weight and health. Join the thousands of satisfied patients who have transformed their lives with our help.

For more information about our services and to schedule a consultation, visit our website or contact us today.

Okumaya Devam

Diyetisyen

L-Karnitin Rehberi: Yağ Yakıcılar Hakkında Tüm Merak Edilenler

Ülkü bir bedene ulaşmak herkesin hayali. Bunun için çoğumuz beslenmemize dikkat ediyoruz, spor salonlarında vakit geçiriyoruz yahut profesyonel …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Ülkü bir bedene ulaşmak herkesin hayali. Bunun için çoğumuz beslenmemize dikkat ediyoruz, spor salonlarında vakit geçiriyoruz yahut profesyonel bir sporla uğraşıyoruz. Amacımıza daha süratli ulaşmak için de çeşitli ergojenik dayanaklar bize eşlik ediyor. L-Karnitin ise bu takviyelerden tahminen de en yaygın bilineni. Pekala L-Karnitin nedir, kullanımı nasıl olmalıdır, tesirleri nelerdir? Bu yazımda L-karnitin ile ilgili tüm merak edilenleri sizler için anlattım!

H2: L-Karnitin Nedir?

Karnitin, lizin ve metionin aminoasitlerinden elde edilen doğal bir amonyum bileşenidir. Böbrek ve karaciğerlerimizde bulunur. Temel olarak yağ asitlerinin, mitokondriye taşınmasından, hasebiyle ATP sentezinden sorumludur. L-Karnitin ise, bedenimizde bulunan karnitin formları ortasında etkin olarak kullandığımız aminoasit türevidir.

H2: L-Karnitin Desteklerinin İçeriği Nedir

Karnitin, doğal bir aminoasit türevi olduğu için L-Karnitin destekleri de makro besin öğesi olarak protein içerir. Yok denecek kadar az karbonhidrat ve yağ içeriğine sahip olan L-Karnitin dayanakları, bir ölçek için yaklaşık 5-10 kalori civarında güç sağlar. İçeriğinde çeşitli aromalar bulunabilir. Ek kafein ve vitamin içeren destekler sıklıkla kullanılmaktadır.

H2: L-Karnitin Ne İşe Fayda? Neden Kullanılır?

En kolay tabirle L-Karnitin, göğüslü metabolizmasında güç üretimini sağlar. Mitokondri membranından uzun zincirli yağ asitlerinin taşınmasında misyonlu temel moleküldür. Metabolik tesirlerinden ötürü, yağ oksidasyonunu hızlandırır ve yağ yakımına yardımcı olması sebebiyle sportmenler tarafından kullanılır. Ayrıyeten idman randımanını arttırır, dayanıklılığa dayanak olur, kas hasarlarını azaltmaya yardımcıdır.

H2: L-Karnitin Nasıl Çalışır?

L-Karnitin, hür yağ asidi metabolizmasında, yağ asitlerinin mitokondriye taşınması ile vazifelidir. Birkaç biyokimyasal sürece uğrayarak, sonunda gücün yağlardan elde edilmesine yardımcı olur. Yağlar idman esnasında yakıt olarak kullanıldığı için, glikojen de yönetimli kullanılır ve bu sayede idmanlar daha uzun periyodik ve verimli geçmektedir. Birebir vakitte glikoz oksidasyonunda rol alır. Laktat birikimini azaltır, kas yorgunluğunu geciktirir ve kas kitlesini korur.

H2: Carnitine (Karnitin) çeşitleri nelerdir?

Karnitin, L-Karnitin ve D-Karnitin olmak üzere iki çeşittir.

Dokularda faal olan formu L-Karnitin’dir ve bu sebeple supplement olarak kullanımı uygundur. Besin etiketlerinde L-carnitine, L-carnitine L-tartrate, Propionyl-L-carnitinebiçiminde de yazılabilir. L-karnitin’in başka kimyasal formları ise asetil-L-karnitin ve propionil-L-karnitin’dir

D-Karnitin ise karnitinin inaktif formudur ve suplement olarak kullanılamaz.

H2: L-Karnitin Kullanımı

Karnitin, destek olarak kesinlikle alınması gereken elzem bir besin öğesi değildir zira bedende da biyolojik olarak sentezi mümkündür. Ayrıyeten birçok besin doğal olarak karnitin içerdiği için, bu besinleri tüketerek de karnitin alabilir ve tesirlerinden yararlanabiliriz. Lakin karnitin içeren besinlerin tüketiminin yetersiz olduğu vegan bireyler, karnitinin kâfi ölçüde sentezlenemediği ve emilemediği bireyler, ağır spor yapanlar destek olarak L-Karnitin almalıdır.

L-Karnitin alımına birinci başlandığında toksik tesir yaratmaması ve oluşabilecek yan tesirleri gözlemlemek ismine düşük dozlar tercih edilmelidir. Bu dozların ölçüsü ve kullanma sıklığı yavaş yavaş arttırılabilir. Standart, inançlı L-Karnitin dozu günlük 500-2000 mg’dır.

Hedefe nazaran bu ölçüler değişiklik gösterebilir. Örneğin idman performansını arttırmak isteyen bireyler; 2 gram L-Karnitin desteğini, gün içerisinde iki sefer, yaklaşık 80 gram karbonhidrat ile birlikte almalıdır. Suratını arttırmak isteyen atletler ise günde toplam 3 gram L-Karnitin’i meyve suları ile birlikte almalıdır. Tüm bu tekliflere ek olarak, L-Karnitin kullanılırken kesinlikle bir profesyonele danışmanız gerekmektedir.

H2: İdman performansı üzerine tesiri

L-Karnitin, öbür ergojenik takviyeler üzere antrenman performansını arttırmaktadır. Dayanıklılık idmanları mühletince yağların yakıt olarak kullanılmasına yardımcı olur. Bu sayede yağ yakımını hızlandırır. Antrenman öncesi alınan L-Karnitin, kaslarda bulunan laktik asitin birikimini azaltarak kas yorgunluğunu geciktirir ve mevcut kas kütlesini korur. L-Karnitin, kaslarda depolanmış olan glikojenin boşalmasını geciktirdiği için uzun müddetli sporlarda ve/veya dayanıklılık gerektiren idmanlarda kullanımı önerilmektedir. Antrenmandan yaklaşık 30-40 dakika evvel alımı azamî fayda sağlayacaktır.

H2: L-Karnitin Ziyanlı mı?

L-Karnitin’i ziyanlı bir dayanak olarak tanımlamak gerçek değildir. Lakin beden için kullanılan her şeyde olduğu üzere, karnitinin de ihtiyacımızdan fazlasını almak yan tesir yaratabilir. Fazla alınan ölçü çoklukla idrarla birlikte atılsa da bireye nazaran oluşabilecek yan tesirleri; bulantı, ishal, kusma, mide ekşimesidir. Nefesin, terin ve idrarın keskin bir kokuya bürünmesi de görülen yan etkilerdendir.

Bu sebeple L-Karnitin alınırken kesinlikle dozuna ve kullanım haline dikkat edilmelidir. Bahsedilen yan tesirler görüldüğünde kullanımı azaltılmalı ve bir sıhhat profesyoneline danışılmalıdır.

H2: L-Karnitin Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Sportmenler için üretilen dayanakların sayısı gün geçtikçe artmakta ve piyasada çok çeşitte L-Karnitin eseri bulunmaktadır. En yanlışsız eseri seçmek, bizlere azamî fayda sağlaması ismine değerlidir. Sağlam L-Karnitin seçmek için birkaç püf noktaya dikkat edilmelidir:

  • ‘İçindekiler’ bilgisi kesinlikle incelenmelidir. İçerisinde hami katkı hususları üzere eklenen ekstra bileşenler ne kadar fazla ise o eserden o kadar uzak durmak gereklidir. Bir öbür deyişle eserin saf ‘karnitin’ içermesi değerlidir.

  • L-Karnitin destekleri ; kapsül formunda, enjekte edilebilir formda vesıvı formlarda piyasada bulunmaktadır. En tanınan seçenek sıvı formu olsa da; bireyler uygulayabileceği en uygun formu seçmelidir.

  • Dozajına kesinlikle dikkat edilmelidir. Bu yazıda bahsettiğim dozlar sizlere örnek olabileceği üzere; kesinlikle kullandığınız eserin etiket ve porsiyon bilgilerine dikkat edin. Örneğin bir eser, tek kapsülde günlük önerilen ölçünün tamamını içeriyor olabilir yahut bir öteki markalı eser, günde 2-3 kez alımı önerebilir. Ayrıyeten yan tesir oluşmaması ismine fazla kullanımından kaçınılmalıdır.

  • Kullanacağımız her eserde olduğu üzere, L-Karnitin satın alırken de muteber olması hayati ehemmiyet taşımaktadır. Satın aldığımız markayı kesinlikle araştırmalı, güvenilirlik sertifikalarını sorgulamalıyız.

H2: Hangi Besinlerde Karnitin Bulunur?

Karnitin, doğal olarak besinlerde bulunur. Bilhassa hayvansal kaynaklı besinler, karnitin açısından zengindir. Kırmızı et, bu besinlerin başında gelmektedir. Örneğin 120 gram pişmiş biftek, yaklaşık 56 ile 162 mg ortasında karnitin içerir. Kırmızı et dışında beyaz et kaynakları (tavuk, balık, hindi vs.), süt ve süt eserleri karnitin zengini besinlerdir.

Bu sebeple hayvansal kaynaklı eserlerden varlıklı beslenen bireylerde karnitin eksikliği pek fazla görülmezken, vegan bireylerde karnitin düşük ölçülerde seyreder. Hayvansal kaynakların dışında, kuşkonmaz, tam tahıllı eserler, soya fasülyesi, avokado karnitin alımı açısından tercih edilebilir.

H2: L-Karnitin Fiyatları

Piyasada satılan L-Karnitin desteklerinin fiyatları boyutları ve formlarına nazaran değişmekle birlikte; en fazla tercih edilen markaların 1000 ml’lik sıvı formları 90-120 tl ortasında değişmektedir. Kapsül formları da yaklaşık bu fiyatlarda satışa sunulmaktadır. Birçok farklı aromaları bulunan desteklerin boyutlarına nazaran fiyatları da değişkenlik gösterebilir.

Okumaya Devam

Trendler