Son dakika haberleri | Diyarbakır’da öğrenci ve velilere koronavirüs uyarısı - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan
All On Four İmplant Tedavisi

Haberler

Son dakika haberleri | Diyarbakır’da öğrenci ve velilere koronavirüs uyarısı

DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’da öğrenci ve velilere koronavirüs uyarısı DÜ Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin : “Her …

Yayınlanan

üzerinde

DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır‘da öğrenci ve velilere koronavirüs uyarısı

DÜ Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin :

“Her burnu akan veya ateşi olan çocuk korona virüs değildir”

“12 yaş ve üzeri kronik hastalıkları bulunan çocukların aşı olmasını tavsiye ediyoruz”

DİYARBAKIR – Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin, okulların açılması ve havaların soğumasıyla birlikte mevsimsel hastalıklarının bulaş riskinin artığını belirterek, “Her ateşi olan, burnu akan ya da öksürüğü olan hastanın korona virüs olmayacağı ve bunun yanında mevsimsel hastalıklar gibi hastalıklar olabileceği unutulmamalıdır” dedi.

Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin, okulların açılması ve havaların soğumasıyla birlikte mevsimsel hasatlıklar konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Okulların açılmasıyla mevsimsel kapalı ortamlarda bulunan ve burnu akan ya da öksürüğü olan her hastanın korona virüs olmayacağı ifade eden Prof. Dr. Tekin, “Bilindiği üzere çocukların okul dönemi başladı, bununla birlikte havalarda soğumaya başladı. Özellikle son dönemlerde çocuk vaka sayılarda bir artış görüyoruz. Bunun iki sebebi var. Bir kapalı ortamlarda öğrencilerin bulunması, yakın temas olması ve teneffüslerde oyun oynamalarıdır. İkinci sebebi ise, havaların soğumasıdır. Bu önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken şey çocuk vaka sayılarındaki artışın mevsimsel olarak diğer hastalıklarında bulaşabileceği akıllarda tutulmalıdır. Korona virüs açısından her ateşi olan, burnu akan yada öksürüğü olan her hastanın korona virüs olmayacağı ve bunun yanında mevsimsel hastalıklar gibi hastalıklar olabileceği unutulmamalıdır” dedi.

“Öğretmen ile velilerin kurallar konusunda gereken hassasiyeti göstermesi gerekir”

12 yaş ve üzeri riskli hasatlıkları olan çocuklara korona virüs aşısı yapılmasını tavsiye ettiklerini belirten Prof. Dr. Tekin, “Bu süreçte yapılması gereken çocukların maske, mesafe ve hijyen konusunda öğretmen ile velilerin gereken hassasiyeti göstermesi, gereken uyarı ve önerileri vermeleri faydalı olacaktır. Sınıflarda ateşi çıkan öğrenci var ise bunu hızlı bir şekilde ayırıp PCR testi yapıldıktan sonra 2 gün karantinada tutulması en azından korona virüs ya da diğer mevsimler hastalık olduğunu ayrımını yapmak için fayda sağlayacaktır. Artık Avrupa ve Amerika birçok çocuk yaş grubunda aşılamada faz3 çalışma sonuçları açıklandı. Artık 12 yaş ve üzeri çocuklarında güvenli bir şekilde korona virüs aşısını yapılabileceğini biliyoruz. 12 yaş ve üzeri riskli hasatlıkları varsa çocuklara korona virüs aşısı yapılmasını tavsiye ediyoruz. Bu süreci böyle devam edersek umarım önümüzdeki günlerde maske, mesafe, hijyen ve aşılamayı artırsak korona virüs ile mücadelemizi daha az vaka görerek atlatmış olacağız diye düşünüyorum” diye konuştu.

“Kurallara uymayan ve korona virüs aşısı yapan kişiler de hastalığı bulaştırabilirler”

Büyüklere de maske, mesafe, hijyen ve aşı çağrısı ve uyarılarda bulunan Prof. Dr. Tekin, “Son günlerde insanlarda bir rehavet oluştu. Henüz olay bitmedi ve ne kadar aşılama oranımız artsa da korona virüse karşı riskimiz devam etmektedir. Korona virüs aşısı yapan kişiler hastalığı rahat bir şekilde atlatıyor ama bulaştırabilirler. Bunun için maske, mesafe ve hijyen hayatımızda bulunması, gereken hassasiyeti göstermemiz gerekir. Ama maalesef dışarı çıktığımızda özellikle kapalı ortamlarda yada dışarıda kalabalık ortamlarda insanların maske takmayarak rahat davrandığını görüyoruz. Henüz pandemi bitmedi, şuan ki normalleşme pandemi normalleşmesidir ve lütfen maske ve mesafe konularında hassasiyetimiz devam etsin ki bir an önce bu pandemi sürecinden kurtulalım “şeklinde konuştu.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haberler

Alo 191 hattı sayesinde 40 yıllık alkol bağımlılığından kurtuldu

GİRESUN (İHA) – Alo 191 hattı sayesinde 40 yıllık alkol bağımlılığından kurtuldu Alkol bağımlılığından kurtulan Ahmet Şen’i doğum gününde …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

GİRESUN (İHA) – Alo 191 hattı sayesinde 40 yıllık alkol bağımlılığından kurtuldu

Alkol bağımlılığından kurtulan Ahmet Şen‘i doğum gününde sağlık çalışanları yalnız bırakmadı

Ahmet Şen:

“Benim yıllarım boşuna gitmiş. Ben bıraktıysam herkes bırakabilir”

GİRESUN – 40 yıl önce başladığı alkol alışkanlığından kurtularak hayatında yeni bir sayfa açan Ahmet Şen, alkol nedeniyle kaybettiği yıllarını telafi etmeye başladı. Sağlık Bakanlığının Alo 191 hattına başvurarak 2 ay gibi bir sürede normal hayatına dönen Şen, “Bırakılmayacak bir şey değil. Ben böyle olduğunu bilseydim çoktan bırakırdım” dedi.

Giresun merkeze bağlı İnişdibi köyünde yaşayan 4 çocuk babası 59 yaşındaki Ahmet Şen, son 34 yılı her gün olmak üzere 40 yıldır alkol kullanıyordu. Alkol kullanımı nedeniyle ailesi ve çevresiyle yaşadığı sorunları çığ gibi büyüyen Şen, çareyi Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattına başvurmakta buldu. Yaklaşık iki ay gibi bir sürede hayatını geri kazanan Ahmet Şen’i doğum gününde sağlık ekipleri yalnız bırakmadı. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Ersin Karadeniz, Yağlıdere İlçe Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. İbrahim Yuva ve İl Sağlık Müdürlüğü çalışanları, Ahmet Şen’i evinde ziyaret ederek “Aslında bugün senin yeniden doğduğun gün” diyerek mutluluğuna ortak oldular.

Alkol bağımlılığı ile geçen kötü günlerini geride bıraktığını belirten Şen, o günleri şöyle anlattı:

“Benim alkolle 50 yıldır tanışıklığım var. 40 yıl içtim ama son 34 yıl boyunca her gün içtim. Sabah uyandıktan 1 saat sonra alkole başlıyordum. Örneğin 7’de kalktıysam 8’de, 8’de kalktıysam 9’da içmeye başlardım. Öğleden sonra 1 saat falan uyurdum. Uyandıktan sonra gece kaçta biterse o zamana kadar devam ederdim. Yapma alkole kadar gittim. Çünkü maddiyat yetmiyordu. Her gün içene yetmiyor. Sonuçta o da sağlığımızı tamamen bozmuştu. Ama şimdi sağlığımda yerinde. Kendimi gayet güzel hissediyorum.”

“Ben kahvaltının ne olduğunu yeni öğrendim”

Eşi ve çocukları ile yaşadığı sorunları gittikçe büyüyen Şen, kızı Nurdan Günaydın’ın Alo 191 hattını arayıp randevu aldığını ve tedaviye başladığını ifade etti. Şen, tedavi sürecinde doktorların çok iyi ilgilendiğini vurgulayarak

“Çocuklarım ile eşim bu işin böyle gitmeyeceğini daha doğrusu kazan kaldırdılar bana. ya biz ya da alkol diye. Alo 191 hattını arayıp randevu alacağız dediler. Daha önce araştırmışlar. Ben bilmiyordum böyle bir şey olduğunu. Onlarda randevu verip ilgili doktora yönlendirdiler. Gittik doktor beyde ilgilendi. Bırakmaya niyetli misin diye sordu, ben de evet dedim. Sonra ilaçlarımı yazıp bizi gönderdi. Ama o gün içtim yine. Ertesi gün sabah ilaçlarımı almaya başladım. O zaman içmeyi bıraktım. Bıraktığımı düşünüyorum. Çok iyiyim ve rahatım. Yani ben kahvaltının ne olduğunu öğrendim. Sarhoş görüntüsünün çok kötü bir görüntü olduğunu öğrendim. Önceden sarhoş olduğum için farkına varamıyordum. İnsanların yaklaşımı da değişiyordu. Normal insan gibi görünmüyordu herhalde. Şu an çok iyiyim. Herkeste memnun. Bir kötü tarafım vardı. Onu da sildin diyorlar. Bu da beni onore ediyor doğrusu” dedi.

Alkolden uzak eksi günlerine kavuşan Şen, alkol alışkanlığı olan herkesi bırakmaya davet etti. Şen, “Bırakılmayacak bir şey değil. Ben böyle olduğunu bilseydim çoktan bırakırdım. Doktorlar yönlendiriyor. Sadece niyetlenip doktora gitsinler. Çok ilgileniyorlar. Keşke ben böyle olduğunu bilseydim. Benim yıllarım boşuna gitmiş. Ben bıraktıysam herkes bırakabilir. Tavsiye ediyorum. Bırakın. Alkolsüz günler çok güzel gerçekten” şeklinde konuştu.

Ahmet Şen’in eşi Nokta Şen, artık huzurlu günlerine geri döndüklerini ifade ederek, “Şu anda değişim çok güzel. Ama öncesinde hayatımız hiç yoktu. Hayatlarımız çok kötüydü. Ama şimdi zamanı geri almak istiyorum. Kaybettiğim hayatımı geri almak istiyorum. Ama alamayacağım. Şimdi hiç olmazsa ne olduğumuzu biliyoruz. 2 aydır çok huzurluyuz ve mutluyuz” diye konuştu.

“Ahmet amca gibi kısa sürede normal hayatınıza geri dönebilirsiniz”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Bulut, bu tür bağımlılığı olanların Alo 191 hattına başvurabilecekleri ve Ahmet Şen gibi kısa sürede sağlıklarına kavuşabileceklerini dile getirdi. Bulut “Ahmet Şen, yıllarca hayattan zevk alamayan açıkçası ailesiyle beraber düzgün bir hayatı olmayan bununla birlikte kullandığı maddenin getirdiği sağlık sorunlarıyla beraber yaşayan bir amcamız. Sağlık Bakanlığımızın ilgili hizmeti olan Alo 191 hattıyla yakınının vasıtasıyla iletişime geçilip kısa sürede sonuç aldığımız bir hastamız. Çevrenizde, yakınınızda Ahmet amca gibi yakınınız varsa ve bu durumdan mustarip olan, madde bağımlılığını bırakmak isteyen ve bırakamayan gönüllü kişilerimiz varsa sizlerde mutlaka iletişime geçin. Ahmet amca gibi bir iki hafta gibi kısa bir sürede normal hayatınıza dönebilirsiniz. Vatandaşlarımızdan isteğimiz Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Destek Hattımızı daha sık kullanmaları gerçekten Bakanlığımızın verdiği hizmetten farkında olmaları ve yakınlarının en kısa sürede sağlığına kavuşmalarını temenni ediyoruz” çağrısında bulundu.

7 Ağustos 2021 tarihinde Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesinde başladığı tedavi sürecine devam eden Ahmet Şen ve ailesi başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Bulut’a ve sağlık çalışanlarına verdikleri destek için teşekkür etti.

Okumaya Devam

Haberler

27 yıldır hasret kaldığı saçlarına kavuştu

BATMAN (İHA) – 27 yıldır hasret kaldığı saçlarına kavuştu BATMAN – Batman’da 4 yaşındayken soba yanığından saçları ve cildinin belirli bölgeleri …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

BATMAN (İHA) – 27 yıldır hasret kaldığı saçlarına kavuştu

BATMAN – Batman‘da 4 yaşındayken soba yanığından saçları ve cildinin belirli bölgeleri yanan 31 yaşındaki Sevda Avcı’nın, 27 yıl süren saç hasreti sonra erdi. 27 yıl sonra saçları ekilen Avcı, büyük mutluluk yaşadı.

27 yıl önce soba yanığından saçları ve cildi yanan Sevda Avcı, saç ekim uzmanı Ömer Uğur kliniğinde eski saçlarına kavuştu. Saç hasreti sona eren Avcı, “Ben bu kadar iyi sonuç beklemiyordum açıkçası. Ben biraz bile çıksa sevinirdim, yeterdi. O kadar iyi sonuçla karşılaştım ki çok mutluyum. 4 yaşındayken yanmıştım, saçlarım da yanmıştı. 2 yıl öncesine kadar sürekli araştırıyordum ama hiçbir umut yoktu çünkü yanan saçlar ekilmiyordu. Sonra internette Ömer hocayı gördüm. Ablam tavsiye etti daha doğrusu orada gördüm. Araştırdım sonra buraya geldim. Onlar ekilebileceğini söyledi. Saçımı ektiler. Ben bu kadar iyi sonuç beklemiyordum açıkçası. Ben biraz bile çıksa sevinirdim, yeterdi. O kadar iyi sonuçla karşılaştım ki ummuyordum. Çok mutluyum. Ben gerçekten 27 yıldır hasretle bekliyordum hep böyle bir şeyi. İnanmıyordum da olacağına. Ama başardılar. Rabbim de nasip ediyor demek ki. Ömer hoca ve ekibi gayet iyiler. Çok ilgilendiler. Ben çocukluktan beri saçlarımı istediğim gibi bağlayamıyordum yandığı için. Mesela bir toka bile takamıyordum herkes takarken. Ben de istiyordum ama olmuyordu işte. Ondan sonra saçlarım ekildi. Çok mutluyum. Çok zorluk geçirdim, gerçekten zor süreçler atlattım. 2 yıl oldu saçlarımı ekeli. 4 bin 400 greft ekildi. Herkes işte çok şaşırdı gerçekten. Onlar da bilmiyordu yanan saçların ekildiğini. Onlarda çok sevindi benim adıma. Ektirmeyi düşünen de var aynı şekilde. Saçları yanan arkadaşlar var. Onlar da ektirmeyi düşünüyor benimkini gördükten sonra onlar da bilmiyordu. Gelip saçlarını ektirmelerini tavsiye ederim kesinlikle. Çok iyi sonuçlar elde edeceklerdir onlarda. Umutsuzluğa düşmesinler. Herkesin bilmesini isterim. Yanan saçların ekildiğini ben bilmiyordum araştırdım öğrendim Ömer hoca ekiyor. Tavsiye ederim yani çok iyi sonuçlar elde ediliyor gerçekten. Sonucu çok iyi oluyor. İnsan mutlu oluyor” dedi.

“27 yıl boyunca saçlarına toka bile takamayan Sevda Avcı’nın özlemini giderdik”

Saç ekim uzmanı Ömer Uğur ise çocuk yaşta soba yanığında saçlarını kaybeden ve 27 yıl boyunca saçlarına toka bile takamayan Sevda Avcı’yı eski saçlarına kavuşturduğu için büyük mutluluk duyduğunu ve işinin en güzel tarafının da insanlara böyle mutlu görmesi olduğunu söyledi. Uğur, “Sevda Avcı bize iki yıl önce başvuru yaptı. Soba yanığı vardı. 4 yaşında bir sorun yaşamış. İki yıl önce geldi analiz yapık. 4 bin 400 greft çalıştık. Güzel bir çalışma oldu. Gerçekten Sevda hanımın 27 yıllık özlemini, hasretini giderdik. Toka bile takamazken şu an saçlarını uzatmış bir vaziyette. Mutluluğunu bizimle paylaştı. Biz de çok mutlu olduk. Biz de böyle bir sonuç beklemiyorduk. Çünkü böyle durumlarda veya vakalarda yüzde otuzla yüzde kırık arası bir sonuç bekliyoruz. Ama sonuç neredeyse yüzde yüz oldu. Yanık vakası veya işte farklı durumları olan saç kıran gibi böyle vakalar da araştırıp doğru yerleri tercih etsinler. Hastane bünyesine veya doktor kontrolünde olmasına dikkat etsinler. Herkesi mutlu göndermeye çalışıyoruz. Elimizden ne geliyorsa en iyi şekilde mutlu bir şekilde danışanlarımızı gönderiyoruz. Dünya genelinde böyle vakalar yapıldı mı yapılmadı mı çok nadir belki ama bizim için gerçekten çok başarılı bir sonuç oldu” diye konuştu.

Okumaya Devam

Haberler

Ihlamur ucuzlayan fiyatıyla bu sene de vazgeçilemez olacak

DÜZCE (İHA) – Ihlamur ucuzlayan fiyatıyla bu sene de vazgeçilemez olacak DÜZCE – Kış günlerinin favori içeceği olan ve Düzce’de geçen yıllara …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

DÜZCE (İHA) – Ihlamur ucuzlayan fiyatıyla bu sene de vazgeçilemez olacak

DÜZCE – Kış günlerinin favori içeceği olan ve Düzce‘de geçen yıllara göre fiyatı ucuzlayan ıhlamura olan talep, havaların soğuması ile giderek artıyor.

Soğuk kış günlerinde hem sıcak içecek olarak hem de içindeki vitaminlerle bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle favori içeceği ıhlamur, havaların soğumaya başlamasıyla birlikte yeniden demlikteki yerini aldı. Korona virüs döneminde bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle de insanların tercih ettiği ıhlamur, havaların soğuduğu bugünlerde de yine şifa deposu olarak tercih edilmeye devam ediyor. Ancak geçen yıl az olması ve kapanmalar nedeniyle kilogramı 200 TL’ye satılan ıhlamur Düzce’de bu sene 140 ile 150 TL’ye satılıyor. Fiyatının ucuzlaması ise talebi artırıyor.

Geçen yıla göre ıhlamura olan talebin arttığını söyleyen Davut Uçel adlı aktar, “Ihlamur satışları geçen yıla oranla yüzde 50 yüzde 60 arttı. Geçen yıl bu zamanlarda yavaş yavaş kapanmaları başladığından dolayı bu sene öyle bir sorun olmadığı için ıhlamur satışları arttı. Geçen yıl kapanmadan dolayı insanlar ıhlamura rağbet göstermemişti ve ıhlamur fiyatları da geçen yıla göre daha ucuz. İlimizde ıhlamur bu sene geçen yıla göre daha çok var. Bunun nedenni ise iklimlerden ve havalardan dolayı. Havalar geçen yıl yağışlı gitmişti, bu sene ise daha düzgün gidiyor. Bu nedenle ıhlamur olma oranı da arttı. Fiyatlarda buna bağlı olarak düştü. Geçen yıl 1 kilogram ıhlamur 200 TL civarındaydı, bu sene 140-150 TL civarında. Buda talebi artırdı. Geçen seneye göre daha fazla talep var” dedi.

“İyi ıhlamur az az demlenmeli”

Vitamini içinde kalan ıhlamurun nasıl demlenmesi gerektiğini de anlatan Uçel, “Ihlamur sürekli kaymamalı. Sürekli taze içilecek kadar yapıldığında daha sağlıklı olur. Bir demliği doldurup hep aynı ıhlamurun kaynatılması yanlış. Sürekli kaynama işlemi gördüğü için içindeki mineraller ölmüş oluyor. Her defasında taze olarak demlenmesini öneriyoruz” diye konuştu.

Okumaya Devam

Trendler