Genital Estetik - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Genital Estetik

Yayınlanan

üzerinde

Kadınlarda genital estetik , 18 yaşını doldurmuş olmak şartıyla genital bölgeye (iç ve dış dudak, vajina, klitoris etrafı ve perine bölgesine) uygulanan operasyonların tümünü kapsamaktadır, çoğunlukla kombine işlem şeklinde ve sıklıkla vajinoplasti ( vajinal estetik) ve labioplasti (labial estetik) ameliyatları uygulanmaktadır.

Vajinal Estetik

Vajinal estetik , vajene uygulanan cerrahi veya cerrahi dışı uygulamalarla yapılan genellikle vajinal daraltmanın sağlandığı estetik işlemdir.

Vajinal genişleme sıklıkla çok sayıda vajinal (normal )doğum , zor vajinal (normal) doğum yapan , 4000 gr üzerinde vajinal (normal) doğum yapan kadınlarda , doğuştan bağ dokusu zayıf kadınlarda ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan cinsel işlev bozukluğu da yapan bir durumdur. Vajinal estetik işlemi , vajende genişleme şikayeti olan kadınlarda, cinsel ilişki sırasında vajinanın penisi hapsedememesi nedeniyle orgazm problemleri yaratabilmektedir. İlişki esnasında vajenden ses ve hava gelmesi şikayetlerine neden olup ilişkinin kalitesini bozabilmektedir, zamanla lbidoda kayıp yaşanabileceği için vajinal estetik işlemi bu durumlarda uygulanmalıdır. Vajinoplasti ameliyatında önemli nokta vajenin gereğinden fazla daraltılması ya da az daraltılması problemleridir, bunun dışında cerrahiye bağlı çok az oranda görünen vajinal enfeksiyon ve kanama problemleri olabilmektedir, bu yüzden deneyimli bir hekimden yardım alınmalıdır.

   Vajinoplasti ameliyatı, eşlik eden bir başka genital estetik işlemi yok ise örneğin labioplasti ( genital dudak estetiği) gibi, ortalama 1- 1,5 saat sürmektedir. Ameliyathane koşullarında çoğunlukla bölgesel ( spinal anestezi) anestezi olmak üzere, daha az oranda genel anestezi uygulanabilmektedir.

   Vajinoplasti ameliyatı, Ameliyathanede anesteziyi takiben ameliyat pozisyonu verilip, temizlik işlemleri yapıldıktan sonra hem vajina ön duvarı hem de arka duvarındaki fazla dokular çıkarılıp, vajendeki genişleme tekrarını azaltmak için fasya dokusu dediğimiz doku onarıldıktan sonra vajina içerisindeki kesiler tamir edilerek yapılır.

    Vajinoplasti ameliyatı, eşlik eden bir başka genital estetik işlemi yok ise örneğin labioplasti ( genital dudak estetiği) gibi, ortalama 1- 1,5 saat sürmektedir.

   Vajinoplasti ameliyatı sonrası aynı gün veya ertesi gün hastaneden taburcu edilirsiniz, ameliyat sonrası gerekli ilaçlar kullanılmaya devam edilmeli, ameliyat sonrası 1 hafta -10 gün istirahat yeterli olacaktır, sonrasında işe başlanabilir, 6 hafta boyunca cinsel ilişki yasağı ana kuraldır, ayakta duş alınmalı, havuz-deniz-küvete girilmemelidir, 1 hafta sonra ve ilk cinsel birliktelik öncesi kontrol ve gerekli danışmanlık verilmelidir.

   İdeal olan vajinoplasti ameliyatı sonrası tekrar vajinal ( normal) doğum yapmamaktır, eğer gebelik düşünceniz varsa ve vajinal ( normal) doğum yapacaksanız,  tekrar vajinal estetik ihtiyacınız doğacaktır. 

   Vajinoplasti ameliyatı sonrası cinsel hazzınız ve partnerinizin cinsel hazzı artacağı için sexüel hayatınız daha mutlu olacaktır, kadının kendine olan özgüveni artacaktır, estetik işlemi öncesi ilişki sırasındaki tüm negatif durumlar ortadan kalkacak ve psikolojinize olumlu yansıyacaktır.

   Vajinoplasti ameliyatı sonrası en erken 6 hafta sonra ilk cinsel ilişki denenmelidir, ilişki öncesi doktorunuzun kontrolü ve tavsiyeleri dikkate alınmalıdır.

Labial Estetik

    Labioplasti , kadınlarda genital bölgede küçük (iç) ve büyük (dış) dudaklarda olan orantısızlık ve şekil bozukluklarını düzeltme amaçlı yapılan estetik işlemdir.

    Labioplasti ameliyatı , teknik olarak bilinen klasik yöntemler olan kama şeklinde, trim denilen teknikle cerrahi olarak yapılabileceği gibi tarafımca yapılan  modern yeni teknikle dudaklardaki asimetriyi ve esmer rengi , eşlik eden klitoris etrafında da düzeltme şeklinde kompleks olarak ( kişiye özel labioplasti) yapılabilir veya lazer yoluyla keserek cerrahi olarak yapılabilmektedir.

  Kadınlarda sıklıkla küçük dudaklardaki doğuştan büyüklük, orantısızlık, sıkı pantolon giyerken veya ilişki sırasında sorun yaşama problemleri nedeniyle , büyük dudaklarda hızlı kilo kaybı olanlarda sarkma sonrası küçültme ya da dolgu yapma nedenli yapılır.

   Labioplasti ameliyatı , sorunun büyüklüğüne göre lokal anestezi ile yapılabileceği gibi, sıklıkla bölgesel olarak spinal anestezi veya genel anestezi ile de yapılabilir, sorunun büyüklüğüne göre ameliyat süresi 1-3 saat arası değişmektedir.

   Ameliyat sonrası sık olmamakla birlikte dudakta kan birikimine bağlı şişme, cerrahiye bağlı ödem, ameliyat sonrası dudak bölgesinde ağrı, iyileşme sırasında problemler, enfeksiyon gelişimi olursa iyileşme tam olduktan sonra kötü görünüm olup revizyon( yeniden işlem) gerekliliği olabilmektedir. 

    Ameliyatın sonuçları başarılı olup, İyileşme sonrası hastalar eski kötü görünümden kurtulduğu için psikolojik olarak kendilerini çok iyi durumda hissetmektedirler, sıkı kıyafetleri rahatlıkla giyebilmekte, ilişki sırasında daha rahat etmektedirler. 

    Ameliyat  sonrası 4 veya 5.gün normal hayatınıza devam edebilirsiniz, 1,5 ay genital bölgeye darbe alınmamasına dikkat edilmelidir, 6 hafta cinsel ilişki olmamalı , motosiklet, bisiklet ve at binilmemelidir.

   Ameliyat sonrası cinsel ilişkiyi zorlayan etken ortadan kalktığı için cinsellik daha rahat yaşanmakta, orgazm ve libido artmaktadır.

    Dudaklarda enfeksiyon gelişimi olursa iyileşme tam olduktan sonra kötü görünüm olup revizyon ( yeniden işlem) gerekliliği olabilmektedir.

   İç Dudaklardaki sarkma-orantısızlık sorunu ciddi düzeyde değilse lokal anestezi ile ofiste lazer yöntemi keserek çıkartılabilir, ancak bu da bir cerrahi işlemdir.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın Hastalıkları ve Doğum

COVID-19 Aşısı ve Gebelik Hakkında Herşey

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

gebelikveasi

Gebelik Sırasında Aşı Yapılmasının Şu Ana Kadar Gebeliğe Bir Zararı Gösterilmiş Midir?
ABD’de gönüllü olarak mRNA aşısı yaptıran 35.691 gebenin içinden sonuçlarına ulaşabilen 3.958’inde aşının gebelikte güvenilirliği ile ilgili herhangi bir sorun görülmemiştir.

CDC ve İngiltere İlaçve Sağlık Ürünleri düzenleme kurumu vb. kuruluşlar aşıyla ilgili yan etkileri yakın takip etmekte olup bu güne kadar gebelerin aşılanmasıyla ilgili kırmızı alarım vermemişlerdir.

Türkiye’de Olan BioNTech ve CoronaVac Aşılarından Hangisini Olmalıyım?
CoronaVac ölü virüs aşısı olup gebelerde uygulandığında risk taşıması beklenmemekle birlikte henüz yayınlanmış güvenlik verisi yoktur.

mRNA aşılarının kısıtlı sayıda gebede de olsa güvenli oldukları gösterilmiştir. Gebeliğin ilk üç ayında aşılanan kadınların sonuçlarıyla ilgili veri oluşmamıştır.

mRNA aşılarının şiddetli alerjik reaksiyon öyküsü olan kişilerde tercih edilmemesi gerektiği belirtilmektedir.

Gebelikte COVID-19 Geçirmemin Bana veya Bebeğime Zararları Nelerdir?
Yapılan araştırmalar kadınların gebelikleri sırasında COVID-19 geçirmeleri halinde gebe olmayan kadınlara veya COVID-19 geçirmeyen gebelere kıyasla
-Erken doğum oranında 2 kat
-Yoğun bakım yatışı oranında 5 kat
-Gebelik tansiyonu görülmesinde 2 kat
-Entübasyon, ileri yaşam desteği ihtiyacı ve ölümlerde 2 kat

risk artışı olmaktadır.

Şu Anda Gebeyim. Aşı Olmam Gerekir Mi?
Özellikle ileri yaşta gebe kalan, kronik akciğer hastalığı veya şeker hastalığı olan, bağışıklık sistemi baskılanmış, vücut ağırlığı fazla veya gebeliğin son üç ayında olan kadınlar kötü sonuçlar açısından artmış risk altındadır.

COVO-19’un kötü gebelik sonuçları ve anne sağlığıyla ilgili ilişkileri net bir şekilde gösterilmişken, aşının şu ana kadar herhangi bir zararlı etkisi gösterilmemiştir.

Bugün için kar zarar dengesi, özellikle risk faktörü olan gebeler için aşı yapılması lehine gözükmektedir.

Emziriyorum, aşı olabilir miyim?
Emzirme döneminde aşı yapılması için bir engel bulunmamaktadır.

Okumaya Devam

Kadın Hastalıkları ve Doğum

35 Yaş Üstü Gebeliklerde Bizi Neler Bekliyor?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Günümüzde giderek daha fazla kadın, gebelik planlarını ileri yaşlara erteleme eğilimindedir.

Bunun nedenleri arasında aile yaşamına geç başlama arzusu, çalışma hayatları, ileri yaşlarda çocuklarını daha iyi koşullarda yetiştirebilecekleri umudu sayılabilir. Artan 35 yaş üstü gebeliklerin maternal (anne) ve perinatal (doğumöncesi) sonuçları konusunda tartışmalı sonuçlar mevcuttur. Özellikle gelişmekte olan ülkeler de gebe popülasyonunun yaklaşık %15 i 35 yaş üstü gebeler oluşturmaktadır.

35 yaş üstü dönemde kadın over folukül rezervinin azalması gebe kalma şansını azaltacağından dolayı yardımcı üreme tekniklerine başvurma artmış ve bununla paralel olarak çoğul gebelikler, erken doğum riski, düşük doğum ağırlıklı bebek doğumları, sezeryan olasılıkları da artmıştır.

Gebelik yaşının artması ile beraber genetik anomaliler, sayısal ve yapısal kromozom kusur anomalileri, kromozomal olmayan doğumsal anomaliler artmış olup abortus (düşük) oranları, doğumsal anomalili fetüs gelişme oranları da bu sebeplerle daha çok karşımıza çıkmaktadır.

Tüm gebelere yaş dan bağımsız olarak prenatal tarama ve ultrason  testleri (1.ve/veya 2. Trımestr), geç fetal tarama ultrasonu (20-22w ) riskli çıkan sonuçlar da kromozom analizi (amniosentez ,CVS) önerilmektedir,  35 yaş üstü gebeliklerde bu tarama testlerinin yerini erken dönem de kolaylıkla yapılabilen maternal (anne) kanda fetal kromozom hücre tarama testlerinin önerilmesi son dönemde gebe takip programlarımızın içine dahil edilmiştir.

Anne yaşının ilerlemesi ile gestasyonel diabet, hipertansiyon, plesanta yerleşim anomalileri, fetüs prezentasyon problemleri operatif vajinal doğum, tromboz riski, doğum sonrası kanama oranlarında da 35 yaş altı gebeliklere göre rastlanma oranların da artış görülmektedir.

Bilinen bütün sezeryan sebeplerinin yanısıra tek başına ileri maternal yaş bile sezeryan için endikasyon oluşturabilmektedir, yaşın ilerlemesi ile birlikte uterus fonksiyonun azaldığı, pelvik uyumun yetersiz kaldığı ve bunların sonucunda doğum  travayın uzadığı düşünülmektedir.

35 yaş üstü gebelikler işte bu sebeplerden dolayı gebelik öncesi  ve gebelik döneminde daha özenle takip edilmekte ve daha fazla önem kazanmaktadır.

Okumaya Devam

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadınlarda En sık Görülen İki Patoloji: Miyom ve Polip

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

1.Rahim içi Polip (Endometrial Polip)

Endometrial polipler yaklaşık olarak 10 kadından 1 inde görülen , rahmin en iç tabakasından ( endometriyumdan) kaynaklanan iyi huylu tümoral oluşumlardır. Halk arasında ”rahim içerisinde et parçası” olarak bilinen polipler, genellikle ultrasonografi ve bazen sulu-ultrasonografi ( salin infüzyon sonografisi) yapılarak tespit edilirler ,fakat kesin tanı polipin histeroskopi ile veya kürtaj yoluyla çıkarıldıktan sonra patolojik incelemesi ile konur.

Polipler genellikle adet kanaması süresi ve miktarını arttırırlar, ara kanama, menopozda kanama, geçmeyen kahverenkli akıntı gibi şikayetler oluşturabilirler. 1 cm üzerindeki polipler, gebe kalamamaya veya düşüğe neden olabilirler. Poliplere neden olan faktörler tam anlamı ile bilinmemekle birlikte östrojen aktivitesinin fazlalığı bu duruma neden olabilmektedir.

Meme kanseri için tamoksifen tedavisi gören hastalarda endometrial poliplere sık rastlanmaktadır. Poliplerin büyük bir bölümü herhangi bir şikayete neden olmaz, ancak polip fark edildiğinde alınması gerekir. 

2. Miyom
 

   Rahimin kas dokusundan gelişen yaklaşık olarak 5 kadından 2 sinde görülen iyi huylu tümörlerdir. Miyom oluşumunda ana risk fakötür olarak östrojen sorumlu tutulmaktadır. Miyom oluşumunda risk faktörleri olarak obezite, ailesel yatkınlık, genetik,  beslenme, erken adet görme, hiç doğum yapmamış olmak, siyah ırk sayılabilir. Azaltan risk faktörü olarak düzenli egzersiz, obezite varsa kilo kaybı ve antioksidan beslenme sayılabilir. 

   Miyomların çeşitli tipleri vardır. Bunlar;  rahmin kas dokusu içerisinde ( intramural),  rahim boşluğuna doğru (submuköz) ve rahim dışına doğru (subseröz, intraligamanter) büyüyen miyomlar olup, çapları değişik boyutlarda olabilmektedir. Miyomlar sıklıkla şikayet yaratmamakla birlikte , yerleşim yeri ve boyutuna göre adet kanama miktarında artış, adet sonrası lekelenme kanamaları, kasık ağrısı, ve komşu organlara bası yaparak idrar ve bağırsak alışkanlığında değişiklik yapabilmektedir.

  Miyomların bir kısmında takip yeterli olup, kesin bir ilaç tedavisi yoktur.  Cerrahide iki teknikle miyom ameliyatı yapılmaktadır. Bir tanesi karın kesisi açık cerrahi, diğeri ise kapalı yani laparoskopik yöntemle yapılmaktadır.  

   Miyomlar maalesef %15-20 oranında tekrar oluşabilmektedir. Miyomların kendi içerisinde yaptığı değişime dejenerasyon denir, bu durum gebelikte çok sık olmakla birlikte gebelik dışında da oluşabilmektedir, ciddi karın ve kasık ağrısı yapmaktadır, Miyomlar yaklaşık olarak 1000 de 5 oranında sarkomatöz( kanser) dejenerasyon gösterebilmektedir, bu yüzden miyom tedavisi ve takibi ciddi deneyim gerektirmektedir.

Okumaya Devam

Trendler