Varis Tedavisi - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Radyoloji

Varis Tedavisi

Yayınlanan

üzerinde

Varis Nedir

Varis vücudun her yerinde gözlenebilmekle birlikte genelde bacaklarda bulunan toplardamarların genişleyerek ciltten kabarık yeşil-mor hal almasıdır.

Varisin Nedeni

Kadınlarda erkeklere göre üç kat daha fazla görülür. Toplumda yetişkin kadınların yarıdan fazlasında çeşitli derecede varis vardır. Bacaktaki yüzeyel toplardamarların bozularak aşağı bölgelere doğru kan kaçırmasıdır. Bu duruma venöz yetmezlik denir. Kanın aşağı kaçışı, bacak damarlarında basınç artışı ve damar içerisinde kan göllenmesine neden olur. Basınç artışı yıllar içinde bacakta normal cilt altı damarları genişletip şişirerek varis oluşumuna neden olur. Varis oluşumunda ailesel geçiş, kadın cinsiyeti, kilo, gebelik, meslek gereği fazla ayakta kalmak ve yaş risk faktörleridir. Varis kadınlarda erkeklere göre birkaç kat fazla görülür. Yetişkin kadınların yarıdan fazlasında varis mevcuttur.

Varis Bulguları

Erken evrede; şikâyetler tipik olarak günün geç saatleri artan tarzda, kramp, ağrı, kaşıntı ve şişliktir. Geç evrede; ciltte renk değişikliği, yaralar ve enfeksiyonlardır.

Tedavi edilmeyen varisler

Damar yetmezliği ve buna bağlı gelişen varisler tedavi edilmez ise bir takım istenmeyen süreçlere ilerler. Bunlar bacakta kalıcı şişlik, kemiğe kadar ilerleyen açık yaralar ve ölümcül olabilen toplar damar tıkanıklığıdır. 

Tedavisi

Yaklaşık yüz yıl boyunca cerrahi tedaviler uygulandı. 2000 li yıllardan sonra LASER ve radyo frekans (RF) yakma yöntemleri geliştirildi.

Son yıllarda eski tedavi yöntemlerinden farklı olan yapıştırıcı (bioglue) yöntemi geliştirildi. Bu yöntemde kesi yoktur ve ameliyat değildir. Bioglue yönteminde mini kateter yardımıyla,diz altı bölgede bacak iç tarafından damar iç yüzüne siyanoakrilat dediğimiz bir madde enjeksiyonu yapılarak bozuk damar yapıştırılarak yok edilir. Ağrısız bir işlem olup genel anestezi uygulanmaz. Hastanede kalma gerektirmez. Aynı gün işe veya sosyal yaşama başlanabilir. İşlem ortalama 15 dakikadır. İşlem den sonra tek yapılması gereken 2 gün varis çorabı giyilmesidir.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Radyoloji

Kadınlarda Kronik Pelvik (Kasık) Ağrı ve Cinsel İlişkide Ağrı

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Pelvik Konjesyon Sendromu kadınların yaklaşık %10’unda görülen, 6 aydan uzun süren, günün geç saatleri veya gece artış gösteren, alt karın/kasık bölgesinde ağrı, şişkinlik hissi, sık idrara çıkma, ağrılı cinsel ilişki gibi şikayetlerle karakterize bir iç varis hastalığıdır.

Pelvik konjesyon sendromunun temel şikayetleri kasıklarda ağrı ve şişkinliktir. Hastaların önemli bir kısmında adet dönemi dışında karın alt kısımlarda sanki adet olacakmış gibi bir huzursuzluk hissinden bahseder. Kasıklarda uzun süredir ağrı şikâyeti ile hastaneye başvuran kadınların %30’unda pelvik konjesyon sendromu vardır. Uzun süre devam eden karın alt kesimi ağrılarına kronik pelvik ağrı denmektedir. Pelvik Konjesyon Sendromu bu ağrıların en sık nedenidir. Genellikle bir veya daha fazla doğum yapmış kadınlarda görülür. Bu hastalar sabahları daha sorunsuz olmakla birlikte günün geç saatlerinde şikayetlerindeki artıştan yakınırlar.

Pelvik Konjesyon Sendromunu; Over (yumurtalık) ve uterus (rahim) toplardamarlarının genişleyip karın içi varis oluşturmasına bağlı olarak meydana gelir. Varis toplardamarın genişleyip kıvrımlı hal alması ve görevini yapamaması demektir. Vücudumuzdaki toplardamarların görevi kanı organlardan alarak kalbe götürmektir. Toplardamar görevini yapamadığında kan kalbe gideceğine damar içinde kalır ve damarda basınç artışı olur. Basınç artışı nedeniyle toplardamardaki sıvı çevre dokulara sızarak ödem oluşur. Rahim ve yumurtalık çevresinde bu ödem ağrı, dolgunluk hissi ve ağrılı cinsel ilişkiye neden olur.

Kimlerde görülür?

Pelvik konjesyon sendromu sık yapmış kadınlarda görülür. Ancak nadiren doğum yapmamış kadınlarda da görülebilir.

Pelvik Konjesyon Sendromunda Tanı  

Tanı hastanın şikayetleri dinlendikten sonra Ultrasonografi, Tomografi veya mantetik rezonansla konur. Hastalar sıklıkla Kadın Doğum Polikliniklerine başvurur ama genelde tanı konulamadığından tedavi alamamış olurlar.  Tanı tecrübeli hekimlerin hastalıktan şüphelenerek hastayı radyoloji kliniğine yönlendirmesi ile başlar. Tanıda önemli olan hastanın şikayetlerini iyi sorgulamak ve uygun radyolojik görüntüleme yapmaktır. Tanıyı koyacak radyoloji uzmanı Pelvik Konjesyon Sendromu konusunda deneyimli olmalıdır. Tanı genişlemiş overyan venle bağlı, over ve rahim çevresi varislerin görülmesiyle konur. 

Tedavi  

Koil Embolizasyon Yöntemi  

Kasık bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra kasık toplardamarına kateter (bu iş için üretilmiş milimetrelik boyutlu içi boş tüpçük) yerleştirilir. Kateter yumurtalık toplardamarlarına ilerletilip özel tıkayıcı maddelerle problemli damar tıkanarak tedavi edilir. İşlem ağrısız olup ortalama 30 dakika sürer. Hasta işlem boyunca uyanıktır. Tedavi sonrası kesi olmadığından herhangi bir yara izi kalmaz. Hastanede yatış gerektirmez işlem bitince sadece 2 saatlik bir gözlemden sonra hasta taburcu edilir. Birkaç gün içinde şikayetler düzelmeye başlayabilir.

Okumaya Devam

Trendler