Fırçala-Başar-Mutlu Ol - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Diş Hekimi

Fırçala-Başar-Mutlu Ol

Yayınlanan

üzerinde

Ortodontik tedavinin olmazsa olmazlarından biri olan teller, hastalar için oldukça yararlı ve tedavi edici olabilirken zayıf bir hijyen ve dikkatli bakım yapılmaması durumunda zarar veren hale de gelebilmektedir.

Teller aralarında kalan gıdaların tam olarak uzaklaştırılamaması;

1)Beyaz nokta lezyonları ( çürükten bir önceki aşama)

2)Çürük

3)Diş eti büyümeleri

4) Daha da ciddi boyutlarda diş eti iltihabına bağlı kanamalar ve diş eti çekilmelerine neden olabilmektedir.

Ayrıca diş yüzeylerinde ki gıda artıkları, tükürük komponentleri ve bakterilerden oluşan dental plak uzaklaştırılmadığında ortalama 4-8 saat içerisinde mineralize olmaya başlar ve biz buna diş taşı demekteyiz. 

Tüm bunların oluşmaması için yöntem aslında çok basittir- ETKİLİ FIRÇALAMA

Birçok hasta dişlerini günde 3 defa fırçalamasına rağmen diş etlerinde ödem ve kanama şikâyeti ile gelebiliyorlar. İşin özü aslında her şeyde olduğu gibi çok fazla sayıda yapmaktan ziyade doğru bir teknik ve doğru fırçalar yardımı ile etkili fırçalayabilmektir.  

ÖNCE FIRÇALAMA 

Braketlerimizin diş etine bakan yüzeylerine diş fırçası 45 derece açı ile yerleştirilir. 

Her diş üzerinde 5 saniye ovalama hareketinden sonra dişin diş etinden çiğneyici yüzeye doğru süpürme hareketi ile devam edilir ve bu işlem her yemekten sonra uygulanmalıdır.  

  • ORTODONTİK ARA YÜZ FIRÇASI

Sadece fırçalama, gıdaların tam olarak uzaklaştırılmasında yeterli olmamaktadır. Bu amaçla günde en az 1 defa özellikle gece yatmadan önce braket, diş ve tel aralarının temizlenebilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken ara yüz fırçası kıllarının ara yüzeyleri tam olarak doldurabilen kalınlıkta olmasıdır.

  • ARA YÜZ FIRÇASI

Dişlerimizin kontak noktaları arasında kalan gıdaların uzaklaştırılmasında mükemmel yöntem. Ortodontik tedavi gören hastalarım için diş ipine göre çok daha pratik ve çok daha kolay. Burada önemli olan diş etinize zarar vermeden uygun incelikte ara yüz fırçasını kullanabilmektir. Günde 1 defa gece yatmadan önce macunsuz kullanılabilir. 

  • GARGARA 

Braketler, temizlenmesi zor alanlar yaratabilmektedir. Bu nedenle tam olarak bakterilerin yok edilemediği durumlarda yardımımıza koşan diğer bir uygulama da gargaralardır. Bu amaçla tamamen bitkisel içerikli gargaralar bulunabilmektedir. Hastalarıma günde 2 defa sabah ve gece yatmadan, fırçalama sonrası olacak şekilde uygulamalarını önermekteyim. 

Geçmişte tel tedavisi gören ortodonti uzmanı olarak, tüm bu uygulamalar başlangıçta çok fazla ve zor gibi görünse de alıştıktan sonra eksik bir uygulama bırakmak istemeyeceksiniz:) Bana güvenin 😉  Her yeni bir alışkanlık yaratmak, konfor alanımızdan çıkmak bazen gerçekten zor olabilmektedir. Ancak şunu fark ediyorum ki yeni alışkanlığın sonucunda elde edeceğimiz haz ve sonuçlara odaklanmak o işin yapılması ve devamlılığı için motivasyon sağlayan en önemli araç 😉  Harika gülüşünüz ile kendinizi ve çevrenizi aydınlatacağınız günlerin olduğunu bilmek SANIRIM HER ŞEYE DEĞER 🙂 ÖZGÜRCE GÜLMENİZ DİLEĞİYLE

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diş Hekimi

Diş Çürüğü ve Diş Renklenmesi

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Dişlerinizde renklenme, siyah-kahverengi lekeler gördüğünüzde dişlerinizin çürüdüğünü düşünüyor musunuz? Her gördüğümüz renklenmeye çürük dememiz doğru mudur?

Diş çürüğü ,tarihte bilinen en eski diş hastalığı olarak geçmektedir. Önce diş çürüğü nedir bunu biraz irdeleyelim. Tüketilen şekerli gıdaların ağız mikroflorasında bulunan asit yapıcı bakteriler tarafından kullanılması ile çürük oluşumunun ilk aşaması başlar. Bakteriler bu gıdaları sindirirek asit üretirler. Bu asit ataklarına savunmasız kalan dişin yapısında çözünme meydana gelir ve çürük oluşur. Başlangıç çürüğü olarak bilinen beyaz lezyonlar hastanın etkili ağız hijyen bakımı ve diş hekiminin başlangıç tedavi uygulamasıyla durdurulup, bir tedavi ihtiyacı kalmadan durdurulabilmektedir. Fakat ilk tedavisi yapılmamış, çürümeye başlamış, kendini sık olmasa da hassasiyetiyle, zaman zaman ağrımasıyla belli eden dişlerin giderek daha kötü bir hal aldığını, açılan diş yüzeyinin dişin özü denilen damar ve sinirlerden zengin pulpa tabakasına kadar ilerleyip hastayı gece uykusundan kaldıracak kadar şiddetli ağrıya sebep olduğu bilinmektedir. Bazen de hastanın ağrı eşiğine bağlı olarak çürük ilerlemiş de olsa herhangi bir ağrı hissettirmemektedir ve hasta renk değişikliğine bağlı olarak dişinde çürük olup olmadığını tespit etmeye çalışır. Beyaz lezyon şeklinde başlayan çürük lezyonları ilerleyerek sarı, kahverengi ve siyah renk değişikliği gösterebilir. Sadece ağız içi renklenme ile çürük teşhisi zor olmaktadır. Profesyonel bir muayene ve gerektiğinde çekilen radyografilerle ve kavitasyon oluşumuna göre teşhis konulmalıdır. Daha sonra çürük temizlenerek, hekimin uygun gördüğü materyalle kaybolan diş yapısının dolgu ile tamamlanması sağlanmaktadır.

Dişler üzerinde sarı, kahverengi, siyah ağırlıklı lekelenmeler ise kavitasyon oluşturmamışsa tedavi gerektirmeyebilir. Ancak bu renklenmeler birkaç sebebe bağlı olarak oluşabilir ve takip edilmesi gerekir. Kullanılan ilaçlar, çay kahve ve sigara üçlüsünün aşırı tüketimi, kola gibi asitli içeceklerin tüketilmesi ve gıda boyası içeren yiyecekler dişlerde lekelenmelere sebep olmaktadır. Kişinin ağız mikroflorasına bağlı olarak karyojenik bakterilerin sayıca fazla olması dişlerde siyah renklenmeye sebep olmaktadır. Bu renklenmeyi gören bireylerin çürük endişesine kapıldıklarını görmekteyiz. Diş lekelenmesi polisaj işlemleri ile kolayca temizlenebilmektedir. İyi bir ağız bakım hijyeni eğitimi alan hastanın evde devam eden mekanik temizliği ve düzenlenen diyetiyle renklenmeleri azalmaktadır.                  

Diş çürüğü veya sadece diş renklenmesinin ayrımının kesin bir şekilde yapılabilmesi için diş hekimine başvurulmalıdır. Yılda iki kere yapılan muayeneler sayesinde diş çürüklerinin ilerlemesine engel olabilir, lekelenmiş dişlerin de profesyonel temizliği sayesinde kendi diş renginize kavuşabilirsiniz.

Okumaya Devam

Diş Hekimi

Temel Ağız Bakımının İpuçları

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Ağız, bedenimizde güzelliğe ve sağlığa açılan bir kapı görevi görüyor. İhmal edilen ağız bakımı zaman içerisinde estetik sıkıntıların yanı sıra iç organlarda da onarımı güç hasarların , sancılı ve masraflı tedavi süreçlerinin ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Günümüzde gelişen teknoloji, değişen alışveriş alışkanlıklarımız, bakım ürünlerinin çeşitliliği ve ulaşma kolaylığı sebebi ile evlerimizin konforunda birkaç basit uygulama ile ağız ve diş sağlığımızı korumamız, içimizden geldiği gibi estetik bir gülüş ile yaşamımızı sürdürmemiz mümkün.

Ağız ve Diş Sağlığım için Günlük olarak ne yapmalıyım?

Diş hekiminizin önerdiği diş fırçası ve diş macunu ile dişlerinizi fırçalamalısınız.

Pek çoğumuzun bildiği gibi sağlıklı ve temiz bir ağıza sahip olmanın temeli doğru diş fırçası ile düzenli bir biçimde dişlerimizi fırçalamamızdan geçiyor. Piyasada halihazırda ağız yapımıza ve ihtiyaçlarımıza göre değişkenlik gösteren farklı özelliklerde ve şekillerde diş fırçaları ve diş macunları var. Burada en doğru tercihi yapmak için diş hekiminizin önerisi doğrultusunda ağız yapınıza ve kullanım ergonomisine göre diş fırçası seçimi yapmanız ve aynı diş fırçasını en fazla 3 ay kullanmanız en doğrusu. Diş macunu seçiminde ise “hepsi bir arada” içeriği ile satışa sunulan diş macunları hem fırçalamamıza yardımcı olarak fiziksel temizliğe katkıda bulunuyor hem de içeriğinde bulunan  beyazlatıcı maddelerin  ile daha sağlıklı ve estetik gülüşlerin  yaratılmasına zemin hazırlıyor. Hepsi bir arada içerikli ürünlere ek olarak kişisel olarak ihtiyaç duyulan hassasiyet giderici, leke önleyici özelliği daha fazla diş macunlarının da seçilmesi ve kullanılması temel ağız bakımımızı sağlamamız için yeterli.

Diş ipi kullanımı

Uygun diş fırçası kullanımının yanı sıra diş ipi kullanımı da diş aralarında kalan yiyecek artıklarının temizlenmesi, dişin yapısına zarar verecek maddelerin yüzeyden süpürülmesi dolaylısıyla diş ve  diş eti sağlığı açısından çok önemlidir. Diş ipi kullanımı, günlük temizlik rutinimiz içerisine dahil etmemiz gereken alışkanlıklarımızdan birisi olmalıdır. 

Ağız bakım suyu kullanımı

Piyasada pek çok farklı özellik ve aroma ile satışa sunulan ağız bakım suları ferah bir nefese sahip olmak kullanılan, çok etkili olmayan yöntemlerden biridir. Ağız bakım suyu seçimi yaparken kişisel ihtiyaçlarımızın yanı sıra diş hekimimizin de önerilerini dikkate almalıyız. Ağız içi yaralar, alkole karşı hassasiyet ve benzeri bir durumunuz varsa alkolsüz ve keskin aromalar içermeyen ağız bakım sularını tercih etmelisiniz.

Okumaya Devam

Diş Hekimi

Sık Sorulan Sorular

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Hangi Diş Macununu Kullanmalıyım? En İyisi Hangisidir?

Diş macunu konusunda bir hekimin herhangi bir markaya önermesi etik olmayacaktır. Zaten önemli olan da hangi macunla temizlik yaptığınız değil, mekanik temizlik prosedürlerini ne ölçüde yerine getirdiğinizdir. Hekiminizin size marka önermemesi size bir şey kaybettirmeyecektir. Bilinen herhangi bir macun işinizi görecektir. Zira su ile yapılan fırçalamalar bile önemli ölçüde yeterlilik gösterebilir.

Diş İpi Kullanmalımıyım?

Diş ipi bize en çok yardımcı oral hijyen araçlarındandır. Diş fırçası ile ulaşamayacağımız diş arası bölgeleri, çürüksel veya diş eti ile alakalı tüm hastalıkların genellikle başlangıç yeridir. Bilhassa çapraşık dişlerde durum daha da önem kazanır. Bu yüzden diş fırçalamaya ek olarak günde bir kere diş ipi kullanmakta fayda vardır.

Hangi diş ipinin size uygun olduğunu ve diş ipinin nasıl kullanılacağınızı hekiminize danışınız.

Diş Ağrısı Başladığı Zaman Acil Olarak Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Ağrıyan dişin üzerine kesinlikle herhangi bir ağrı kesici ilaç veya alkol gibi kimyasal maddeler uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları sebebi ile bu gibi maddeler dişetinde ve çevredeki yumuşak dokularda kimyasal yanıklara sebep olabilmektedir.

Ağrının hafifletilmesi için diş hekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.

Eğer yüzde bir şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yaparak ağrının hafifletilmesi sağlanabilir.

Diş üzerinde çürüğe bağlı olarak bir kavite(oyuklaşma) oluşmuşsa bunun içine çok az miktarda karanfil yağı emdirilmiş pamuk konulabilir. Karanfil yağı ağrının hafiflemesini sağlayacaktır.

Bu önlemlerle birlikte zaman kaybetmeden diş hekimine müracaat edilmelidir.

Dolgu Yapıldıktan Sonra Dişlerimizde Sızlama Oluyor, Bu Durum Normal Mi?

Dolgunun doğal olarak çürüğün sinire yakınlığına göre sızlama şikayetleri artabilir. Ama bu asla gece ağrısı veya sıcak uyarana karşı sızlama şeklinde olmamalıdır. Sızlamalar hafif ve anlıksa sıkıntı yoktur, zaman içinde azalan bir ivme ile geçer. (Hastanın ağrı eşiğinin düşük ya da yüksek olması sızlamayı etkileyen diğer bir faktördür.) Hastanın uzun süren (1-2 saat) sürekli sızlamalarında, gece ağrılarında hemen hekime gitmesi ve muayene olması gerekir. Çoğu zaman hastalar yoğun ağrı yaşamalarına rağmen hekime hemen gitmeyip evde ağrılarını ilaçlarla dindirmeye çalışırken dişler iltihaplanmakta ve daha komplike tedaviler gerektirmekte veya kaybedilmektedir

Kanal Tedavisi Neden/ Ne Zaman Gereklidir?

Pulpada(dişin içinde bulunduğu damar ve sinir paketi) enfeksiyon ya da kalıcı bir hasar varsa kanal tedavisine gerek duyulur. Tedavi edilmemiş çürükler pulpa enfeksiyonuna neden olabilir. Diş minesi ve dentin çürük nedeni ile kök kanalına kadar madde kaybına uğrar ve çürük nedeniyle oluşan bakteri pulpada enfeksiyon oluşumuna neden olur. Dişin iç kısmında bulunan bu enfeksiyonlar için antibiyotikler dişte ve çevresinde oluşan iltihabı ortadan kaldırmakta etkili değildir. Pulpada bulunan iltihap ağrıya neden olabilir. Meydana gelen enfeksiyon tedavi edilmezse apse oluşumuna ve dişi çevreleyen kemikte zarara neden olabilir. Kanal tedavisinin amacı dişi, enfekte olmuş ya da zarar görmüş pulpayı çıkartarak kurtarmak ve herhangi bir iltihabı tedavi etmek, boş kanalları özel bir dolgu maddesi ile doldurmaktır. Eğer kanal tedavisi yapılmazsa dişin çekilmesi gerekebilir. Doğal dişi korumak her zaman tercih edilir. Bir ya da daha fazla diş eksikliği komşu dişlerin yer değiştirmesine, duruş şeklinin bozulmasına sebep olabilir. 

Diş Apsesi Nasıl Oluşur?

Bazı kişiler diş çürümelerini önemli bir sorun olarak görmezler. Ancak, zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmediğinde, daha çok sorun yaratan bir duruma yol açabilir. Çürüğün ilerlemesi ile bakteriler dişin özüne ulaşarak enfekte olmasına neden olurlar. Enfeksiyon dişin köküne ve çevre dokulara yayılarak abse olarak bilinen şişliklere neden olur. Enfeksiyonun kemiğe ulaşarak yumuşak dokularda şişme yapması sonucunda şiddetli ağrı oluşur ve hemen müdahale edilmezse dişin kaybedilmesi kaçınılmaz olur.

Hamileyim, Diş Tedavisi Sakıncalı Mıdır?

Hekim olarak tercihimiz hastaların hamileliği planlamadan önce tüm diş tedavilerini yaptırmalarıdır. Sonradan gelişen ya da fark edilmeyen durumlar hamilelik döneminde problem yaratırsa müdahale edilecek en iyi dönem 3-6 ay arasındaki zaman dilimidir. (Müdahale öncesi hamile hastanın durumunu takip eden doktorundan onay istenir.)

Diş Taşı Neden Oluşur?

Diş taşı birden fazla sebebin meydana getirdiği bir sonuçtur. Düzensiz ağız bakımı, sigara ve benzeri kötü alışkanlıklar, ağız kuruluğuna yol açan çeşitli hastalıklar, tükürük bezlerinin az çalışması gibi sebepler birleşerek diş taşı oluşmasına imkan sağlar.

Diş Taşlarının Zararları Nelerdir?

Diş taşlarında yerleşmiş olan mikroorganizmaların ürettikleri artıklar dişlerin yüzeyine zarar verir, diş etlerine zarar vererek diş eti çekilmesine ve diş eti çekilmesi de çene kemiğinin erimesine sebep olur. Bu yüzden dişlerin desteği azaldığı için sallanmalar ve ileri aşamada da diş kayıpları başlar. Diş taşları görüntü, sürekli diş eti kanamaları, ağız kokusu, diş eti apseleri gibi olumsuz durumlara sebep olur.

Diş Taşı Temizliği Dişlere Zarar Verir Mi?

Diş taşı temizliği ultrasonik veya el aletleriyle diş üzerinde biriken diş taşı ve lekelerin airflow ve benzeri ekipmanlarla temizlenme işlemidir.Diş taşları temizlenmediği durumda diş etlerinin çekilmesine diş eti hastalığına ve ağız kokusuna sebep olabilmektedir.

Ancak bu işlem çok sık tekrarlanmamalıdır.(6 aylık hekim kontrollerinizi yaptırmanızı öneriyoruz.)

Diş Etlerim Fırçalarken Kanıyor, Ne Yapabilirim?

Dişetlerindeki iltihabın en önemli göstergesidir. Hasta hekimine başvurmalı ve düzenli olarak tartar temizliği yapılmalıdır. Kanamanın en büyük nedeni fırçalama ile artık çıkmayan dişe yapışmış dişeti içine gizlenmiş diştaşlarında kolonize olmuş bakteri topluluklarıdır. Kanama dişeti hastalığının ilk belirtilerindendir ve hasta için ilk uyarıdır. İlerleyen zamanlarda bu uyarı dikkate alınmazsa dişetleri kendini geriye doğru çekecek ve artık çene kemiğinde erimeler başlayacak, bunun sonucunda da çürüksüz sağlam dişler kaybedilecektir. Ama hasta bu ilk uyarıda hekimine başvurursa ve tekrar düzenli fırçalamaya devam ederse, tedavi edilebilecek bir rahatsızlıktır.

Diş Gıcırdatması Sonucu Ağız Ve Dokularında Ne Tür Rahatsızlıklar Oluşur Ve Belirtileri Nelerdir?

Dişlerin çiğneyici yüzünde oluşan aşınma:

Geceleri dişlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucunda oluşan aşınma tüm dişlerde görülse de özellikle ön dişlerde daha çok görülür.

  • Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön dişlerin köşelerinde arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Röntgen ile saptanamayan bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerin kırılmasına neden olur.
  • Dişlerde aşırı hassasiyet: Dişlerin mine tabakalarının aşınmaları sonucunda genellikle soğuğa karşı hassasiyet gelişir. Ani diş sızlamaları başlar.
  • Diş etinin çekilmesi ve genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan kama şeklindeki aşınmalar: Bu durumun oluşmasına neden olarak ilerleyen yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş fırçalama gösterilse de bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi oluşumlara neden olduğu bilinmelidir.
  • Dişlerde sallanma: Gıcırdatmanın uzun sürmesi sonucu dişlerin etrafındaki destek dokularda bir rezorpsiyon oluşur, bunun sonucunda dişler gevşeyerek sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına neden olur.
  • Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına neden olur.
  • Baş ağrısı: Oluşan kas ağrıları zaman zaman baş ağrısı şeklinde kendini gö
  • Çene ekleminde ağrı: Çene eklemine aşırı yüklenilme nedeni ile eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme olabilmektedir.
  • Bu belirtiler diş gıcırdatmasının hemen başlangıcından itibaren ortaya çıkmaz. Olayın şiddetine ve süresine göre bazen yıllar sonra görülebilmektedir. Çoğunlukla belirtilerin tümü birden olmayabilir.

İmplant Nedir? Herkese Yapılabilir mi?

Doğal dişler çürük, dişeti hastalığı, kaza vs. gibi nedenlerle kaybedilebilir. İmplant tedavisiyle bu dişsiz boşluklara kişinin kendine aitmiş gibi yeniden diş yapılabilir. İmplant tedavisi çene gelişimini tamamlamış ve genel sağlık durumu iyi olan her hastada uygulanabilir. 

Okumaya Devam

Trendler