Kök Ucu Rezeksiyonu Nedir? - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Diş Hekimi

Kök Ucu Rezeksiyonu Nedir?

Yayınlanan

üzerinde

Kök ucu (apikal) rezeksiyonu, dişlerin kök ucunun veya etrafındaki enfeksiyonun cerrahi bir işlemle çıkarılması işlemidir. Çeşitli nedenlerle diş köklerinde enfeksiyon gelişebilmekte ve diş çekimi tedavideki tek seçenek değildir. Bu durumda öncelikle kanal tedavisi işlemi uygulanmaktadır.

Kanal tedavisinin enfeksiyonu gidermede yeterli olamadığı vakalarda uygulanan cerrahi yöntem kök ucu rezeksiyonudur. Kök ucu rezeksiyonu, iyileşmeyen kök ucu enfeksiyonlarında dışarıdan diş köküne uygulanan bir cerrahi yöntemdir.

Kök ucu bölgesindeki alveolar kemik kaldırılarak enfeksiyon temizlenmektedir. Ortalama 40-60 dakika gibi bir sürede cerrahi müdahale tamamlanır.

Kök ucu rezeksiyonu hangi durumlarda yapılır?

-Kanal tedavisinin yetersiz olduğu durumlarda,
-Diş köklerinde oluşan ve kanal tedavisi yapılmasına rağmen geçmeyen kist ve enfeksiyon oluşumlarında,
-Bir travmaya bağlı diş kökünde oluşan kırıklarda veya kırılmış bir diş parçasının çıkartılmasında,
-Diş kökünden biyopsi için parça alınması sırasında,
-Diş kökünde kist oluşması durumunda,
-Diş kökünde meydana gelmiş yapısal bozukluk sebebi ile kanal tedavisinin yapılamayacağı durumlarda,
-Kanal tedavisi esnasında diş içerisinde herhangi bir alet kırıldıysa ve bu kırılan parçanın çıkarılması gereken durumlarda,
-Kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının ve acısının devam ettiği durumlarda kök ucu rezeksiyonu uygulanmaktadır.

Apikal Rezeksiyon (Kök Ucu Rezeksiyonu) Operasyonu Nasıl Yapılır?

Kök ucu rezeksiyon ameliyatı, lokal anestezi altında uygulanmaktadır ve yaklaşık olarak 40 dakika ile 60 dakika arasında sürmektedir. Anestezi işleminden sonra dişeti flebi kaldırılır ve kök ucuna yakın kemik kaldırılarak açılır. Kök ucundaki enfektif doku çıkartılarak kök ucu kesilir. Cerrahi bölge tamamen temizlenerek steril hale getirilir. Eğer kist oluşumundan komşu dişler de etkilendiyse etkilenen dişlere de kanal tedavisi uygulaması gerekebilir. Bu durumda apikal rezeksiyon komşu dişleri de içerisine alacak alan içerisinde yapılmaktadır. Kistin çıkarıldığı alanda geniş boşluklar meydana geldiyse kemik grefti ile alan doldurulur ve dikişler ile işlem yapılan yer kapatılır.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diş Hekimi

Diş Çürüğü ve Diş Renklenmesi

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Dişlerinizde renklenme, siyah-kahverengi lekeler gördüğünüzde dişlerinizin çürüdüğünü düşünüyor musunuz? Her gördüğümüz renklenmeye çürük dememiz doğru mudur?

Diş çürüğü ,tarihte bilinen en eski diş hastalığı olarak geçmektedir. Önce diş çürüğü nedir bunu biraz irdeleyelim. Tüketilen şekerli gıdaların ağız mikroflorasında bulunan asit yapıcı bakteriler tarafından kullanılması ile çürük oluşumunun ilk aşaması başlar. Bakteriler bu gıdaları sindirirek asit üretirler. Bu asit ataklarına savunmasız kalan dişin yapısında çözünme meydana gelir ve çürük oluşur. Başlangıç çürüğü olarak bilinen beyaz lezyonlar hastanın etkili ağız hijyen bakımı ve diş hekiminin başlangıç tedavi uygulamasıyla durdurulup, bir tedavi ihtiyacı kalmadan durdurulabilmektedir. Fakat ilk tedavisi yapılmamış, çürümeye başlamış, kendini sık olmasa da hassasiyetiyle, zaman zaman ağrımasıyla belli eden dişlerin giderek daha kötü bir hal aldığını, açılan diş yüzeyinin dişin özü denilen damar ve sinirlerden zengin pulpa tabakasına kadar ilerleyip hastayı gece uykusundan kaldıracak kadar şiddetli ağrıya sebep olduğu bilinmektedir. Bazen de hastanın ağrı eşiğine bağlı olarak çürük ilerlemiş de olsa herhangi bir ağrı hissettirmemektedir ve hasta renk değişikliğine bağlı olarak dişinde çürük olup olmadığını tespit etmeye çalışır. Beyaz lezyon şeklinde başlayan çürük lezyonları ilerleyerek sarı, kahverengi ve siyah renk değişikliği gösterebilir. Sadece ağız içi renklenme ile çürük teşhisi zor olmaktadır. Profesyonel bir muayene ve gerektiğinde çekilen radyografilerle ve kavitasyon oluşumuna göre teşhis konulmalıdır. Daha sonra çürük temizlenerek, hekimin uygun gördüğü materyalle kaybolan diş yapısının dolgu ile tamamlanması sağlanmaktadır.

Dişler üzerinde sarı, kahverengi, siyah ağırlıklı lekelenmeler ise kavitasyon oluşturmamışsa tedavi gerektirmeyebilir. Ancak bu renklenmeler birkaç sebebe bağlı olarak oluşabilir ve takip edilmesi gerekir. Kullanılan ilaçlar, çay kahve ve sigara üçlüsünün aşırı tüketimi, kola gibi asitli içeceklerin tüketilmesi ve gıda boyası içeren yiyecekler dişlerde lekelenmelere sebep olmaktadır. Kişinin ağız mikroflorasına bağlı olarak karyojenik bakterilerin sayıca fazla olması dişlerde siyah renklenmeye sebep olmaktadır. Bu renklenmeyi gören bireylerin çürük endişesine kapıldıklarını görmekteyiz. Diş lekelenmesi polisaj işlemleri ile kolayca temizlenebilmektedir. İyi bir ağız bakım hijyeni eğitimi alan hastanın evde devam eden mekanik temizliği ve düzenlenen diyetiyle renklenmeleri azalmaktadır.                  

Diş çürüğü veya sadece diş renklenmesinin ayrımının kesin bir şekilde yapılabilmesi için diş hekimine başvurulmalıdır. Yılda iki kere yapılan muayeneler sayesinde diş çürüklerinin ilerlemesine engel olabilir, lekelenmiş dişlerin de profesyonel temizliği sayesinde kendi diş renginize kavuşabilirsiniz.

Okumaya Devam

Diş Hekimi

Temel Ağız Bakımının İpuçları

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Ağız, bedenimizde güzelliğe ve sağlığa açılan bir kapı görevi görüyor. İhmal edilen ağız bakımı zaman içerisinde estetik sıkıntıların yanı sıra iç organlarda da onarımı güç hasarların , sancılı ve masraflı tedavi süreçlerinin ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Günümüzde gelişen teknoloji, değişen alışveriş alışkanlıklarımız, bakım ürünlerinin çeşitliliği ve ulaşma kolaylığı sebebi ile evlerimizin konforunda birkaç basit uygulama ile ağız ve diş sağlığımızı korumamız, içimizden geldiği gibi estetik bir gülüş ile yaşamımızı sürdürmemiz mümkün.

Ağız ve Diş Sağlığım için Günlük olarak ne yapmalıyım?

Diş hekiminizin önerdiği diş fırçası ve diş macunu ile dişlerinizi fırçalamalısınız.

Pek çoğumuzun bildiği gibi sağlıklı ve temiz bir ağıza sahip olmanın temeli doğru diş fırçası ile düzenli bir biçimde dişlerimizi fırçalamamızdan geçiyor. Piyasada halihazırda ağız yapımıza ve ihtiyaçlarımıza göre değişkenlik gösteren farklı özelliklerde ve şekillerde diş fırçaları ve diş macunları var. Burada en doğru tercihi yapmak için diş hekiminizin önerisi doğrultusunda ağız yapınıza ve kullanım ergonomisine göre diş fırçası seçimi yapmanız ve aynı diş fırçasını en fazla 3 ay kullanmanız en doğrusu. Diş macunu seçiminde ise “hepsi bir arada” içeriği ile satışa sunulan diş macunları hem fırçalamamıza yardımcı olarak fiziksel temizliğe katkıda bulunuyor hem de içeriğinde bulunan  beyazlatıcı maddelerin  ile daha sağlıklı ve estetik gülüşlerin  yaratılmasına zemin hazırlıyor. Hepsi bir arada içerikli ürünlere ek olarak kişisel olarak ihtiyaç duyulan hassasiyet giderici, leke önleyici özelliği daha fazla diş macunlarının da seçilmesi ve kullanılması temel ağız bakımımızı sağlamamız için yeterli.

Diş ipi kullanımı

Uygun diş fırçası kullanımının yanı sıra diş ipi kullanımı da diş aralarında kalan yiyecek artıklarının temizlenmesi, dişin yapısına zarar verecek maddelerin yüzeyden süpürülmesi dolaylısıyla diş ve  diş eti sağlığı açısından çok önemlidir. Diş ipi kullanımı, günlük temizlik rutinimiz içerisine dahil etmemiz gereken alışkanlıklarımızdan birisi olmalıdır. 

Ağız bakım suyu kullanımı

Piyasada pek çok farklı özellik ve aroma ile satışa sunulan ağız bakım suları ferah bir nefese sahip olmak kullanılan, çok etkili olmayan yöntemlerden biridir. Ağız bakım suyu seçimi yaparken kişisel ihtiyaçlarımızın yanı sıra diş hekimimizin de önerilerini dikkate almalıyız. Ağız içi yaralar, alkole karşı hassasiyet ve benzeri bir durumunuz varsa alkolsüz ve keskin aromalar içermeyen ağız bakım sularını tercih etmelisiniz.

Okumaya Devam

Diş Hekimi

Fırçala-Başar-Mutlu Ol

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Ortodontik tedavinin olmazsa olmazlarından biri olan teller, hastalar için oldukça yararlı ve tedavi edici olabilirken zayıf bir hijyen ve dikkatli bakım yapılmaması durumunda zarar veren hale de gelebilmektedir.

Teller aralarında kalan gıdaların tam olarak uzaklaştırılamaması;

1)Beyaz nokta lezyonları ( çürükten bir önceki aşama)

2)Çürük

3)Diş eti büyümeleri

4) Daha da ciddi boyutlarda diş eti iltihabına bağlı kanamalar ve diş eti çekilmelerine neden olabilmektedir.

Ayrıca diş yüzeylerinde ki gıda artıkları, tükürük komponentleri ve bakterilerden oluşan dental plak uzaklaştırılmadığında ortalama 4-8 saat içerisinde mineralize olmaya başlar ve biz buna diş taşı demekteyiz. 

Tüm bunların oluşmaması için yöntem aslında çok basittir- ETKİLİ FIRÇALAMA

Birçok hasta dişlerini günde 3 defa fırçalamasına rağmen diş etlerinde ödem ve kanama şikâyeti ile gelebiliyorlar. İşin özü aslında her şeyde olduğu gibi çok fazla sayıda yapmaktan ziyade doğru bir teknik ve doğru fırçalar yardımı ile etkili fırçalayabilmektir.  

ÖNCE FIRÇALAMA 

Braketlerimizin diş etine bakan yüzeylerine diş fırçası 45 derece açı ile yerleştirilir. 

Her diş üzerinde 5 saniye ovalama hareketinden sonra dişin diş etinden çiğneyici yüzeye doğru süpürme hareketi ile devam edilir ve bu işlem her yemekten sonra uygulanmalıdır.  

  • ORTODONTİK ARA YÜZ FIRÇASI

Sadece fırçalama, gıdaların tam olarak uzaklaştırılmasında yeterli olmamaktadır. Bu amaçla günde en az 1 defa özellikle gece yatmadan önce braket, diş ve tel aralarının temizlenebilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken ara yüz fırçası kıllarının ara yüzeyleri tam olarak doldurabilen kalınlıkta olmasıdır.

  • ARA YÜZ FIRÇASI

Dişlerimizin kontak noktaları arasında kalan gıdaların uzaklaştırılmasında mükemmel yöntem. Ortodontik tedavi gören hastalarım için diş ipine göre çok daha pratik ve çok daha kolay. Burada önemli olan diş etinize zarar vermeden uygun incelikte ara yüz fırçasını kullanabilmektir. Günde 1 defa gece yatmadan önce macunsuz kullanılabilir. 

  • GARGARA 

Braketler, temizlenmesi zor alanlar yaratabilmektedir. Bu nedenle tam olarak bakterilerin yok edilemediği durumlarda yardımımıza koşan diğer bir uygulama da gargaralardır. Bu amaçla tamamen bitkisel içerikli gargaralar bulunabilmektedir. Hastalarıma günde 2 defa sabah ve gece yatmadan, fırçalama sonrası olacak şekilde uygulamalarını önermekteyim. 

Geçmişte tel tedavisi gören ortodonti uzmanı olarak, tüm bu uygulamalar başlangıçta çok fazla ve zor gibi görünse de alıştıktan sonra eksik bir uygulama bırakmak istemeyeceksiniz:) Bana güvenin 😉  Her yeni bir alışkanlık yaratmak, konfor alanımızdan çıkmak bazen gerçekten zor olabilmektedir. Ancak şunu fark ediyorum ki yeni alışkanlığın sonucunda elde edeceğimiz haz ve sonuçlara odaklanmak o işin yapılması ve devamlılığı için motivasyon sağlayan en önemli araç 😉  Harika gülüşünüz ile kendinizi ve çevrenizi aydınlatacağınız günlerin olduğunu bilmek SANIRIM HER ŞEYE DEĞER 🙂 ÖZGÜRCE GÜLMENİZ DİLEĞİYLE

Okumaya Devam

Trendler