Tüp Bebekte Embriyo Transferi - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Tüp Bebekte Embriyo Transferi

Yayınlanan

üzerinde

Tüp bebekte laboratuvar ortamında toplanan yumurtalar ve erkeğin sperminin birleştirilmesi ile elde edilen embriyo rahim içine uygun teknikler ve uygun zamanda yerleştirilir.

Transfer işlemi sedasyon gerektirmez. Çok hassas şahıslarda 5 dakikalık sedasyon uygulanabilir. Yine tüp bebek merkezinde yapılır. İşlem sırasında hastanın idrar torbasının yeterince dolu olması gerekir. Zira transfer sırasında doğru yere transfer yapıp yapmadığımızı kontrol için karından ultrason uygulanmaktadır.

Transfer ağrısız bir işlemdir. İşlem sonrasında hastanın günler boyu yatması ya da istirahat etmesi sonuca etki yapmaz. Sadece 1-2 saatlik dinlendirme yeterlidir. İşlem sonrasında cinsel ilişki olmaması , çok aktif spor yapılmaması yeterli olacaktır.

Transferden 12 gün sonra da gebelik testi yapılır.

Tüp bebekte yumurta toplama işlemi

Tüp bebekte yumurta toplama işlemi kısa süreli sedasyon altında ve steril şartlarda yapılan bir işlemdir. Yaklaşık 10-15 dakika sürer ve hasta işlemden 2 saat sonra evine gönderilir. Sedasyon altında yapıldığından ağrısızdır.

Yumurta toplama işleminin yapılabilmesi için yaklaşık 10 günlük bir yumurta geliştirici tedavi yapılır . Çatlatma iğnesinden 35-36 saat sonra da vaginal ultrasonun ucuna takılan özel iğne ile vajinadan girilerek toplama işlemi gerçekleştirilir.

Toplanan yumurtaları embriyolog işlemden geçirir ve sperm ile birleştirir. Böylece embriyo elde edilir.

Tüp bebek başarısını etkileyen faktörler nelerdir?

Tüp bebek uygulamasında yapılan işlem kabaca kadından alınan yumurta ile erkekten alınan spermin vücut dışında laboratuvar ortamında birleştirilmesi ve embriyo elde edilmesidir. Oluşan bu embriyo daha sonra kadının rahmine geri verilir ve gebelik beklenir.

 Yumurta kalitesi kadın yaşı ilerledikçe bozulur, rezerv azalır ve seçeneğimiz çok azalır. Buradan hareketle kadının yaşı en mühim etkenlerdendir. Her yenidoğan kız çocuğu belli sayıda yumurta ile doğar ve bunlar üreme çağında kullanılır. 35 li yaşlardan sonra yumurta rezervi süratle düşüşe geçer. Bu nedenle kadının yaşı en dikkat etmemiz gereken konudur.

Sperm kalitesinin , hareketinin iyi olması şüphesiz embriyologun işini çok kolaylaştırır ve kaliteli embriyo elde edebilmek için önemli bir engel aşılmış olur.

Tüp bebeğe girecek çiftlerin mental olarak duruma hazır olmaları önemlidir. Çiftlerin beslenme alışkanlıkları , yaşam tarzları dahi başarıyı etkileyecektir.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında olası genetik bir etken düşünülürse buna yönelik embriyo transferi öncesi genetik tanı koyabilme imkanı da çok önemlidir. Preimplantasyon genetik tanı dediğimiz bu teknik artık çok yaygın kullanılmaktadır. Böylece genetik olarak tamamen normal bir embriyoyu transfer ettiğimizden emin oluruz.

Tüp bebek aşamaları nedir?

Tüp bebek için başvuran çiftlerin tüm sonuçları değerlendirildikten sonra tedaviye başlanır. İlk basamak kadında yumurtaların büyütülmesi aşamasıdır. Normalde yumurtlama ilacı kullanmayan  her kadında her adet döneminde bir veya 2 yumurta gelişir. Tüp bebekte ise amaç büyümeyi suskunca bekleyen tüm yumurtaların aynı anda büyümesini sağlamaktır. İdeal olarak 12 yumurta sayısına ulaşılması hedeflenir. Ancak hastaların kullanılan hormon ilaçlarına verecekleri yanıt çok farklı olabilir. Normalde yumurtalık rezervi zaten düşük bir vakada bu sayıya ulaşılamaz. Bazen de polikistik over sendromlu vakalarda olduğu gibi normalin çok üstünde yumurta elde edilir. Çok az ve çok fazla  istenilen bir durum değildir. Yaklaşık 10 günlük bir ilaç tedavisinden sonra yumurtalar istenen boyuta ulaşır. Bazen bu süre yine yanıta bağlı olarak uzayabilir. Takip için vaginal ultrason ve kanda östradiol hormon ölçümü kullanılır.

İkinci aşama yumurta toplamadır. Bu işlem kısa sürelidir, steril koşullarda ve anestezi ile yapılır. İşlem için vaginal ultrasonun ucuna özel bir iğne eklenir ve aşağıdan girilerek yumurtalığa ulaşılır ve yumurtalar toplanır. Toplanan yumurtalar anlık değerlendirilir.

Yumurta toplama günü erkekten sperm örneği alınır. Artık sıra sperm ve yumurtaların mikroskop altında birebir döllendirilmesine gelmiştir. Embriyolog özel mikroskobun altında işlemi gerçekleştirir. Bazen birebir dölleme işlemi yapılmaz, spermler yumurtanın etrafına konarak kendiliğinden döllenme beklenir.

Döllenme işleminden sonra embriyo oluşur. Embriyolar çok  özel alanlarda bekletilerek gelişimi izlenir. Normal yoldan oluşan gebeliklerde embriyo 5. gün rahime yuvalanır. Bu esastan yola çıkarak sıklıkla 5. gün , bazen daha erken dönemde embriyo rahim içine transfer edilir.

Bazen yumurta toplama işleminden sonra rahim 1-2 aylığına dinlenmeye alınır, bu süre zarfında embriyolar dondurulur, transfer zamanı tekrar çözdürülerek transfer yapılır.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın Hastalıkları ve Doğum

COVID-19 Aşısı ve Gebelik Hakkında Herşey

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

gebelikveasi

Gebelik Sırasında Aşı Yapılmasının Şu Ana Kadar Gebeliğe Bir Zararı Gösterilmiş Midir?
ABD’de gönüllü olarak mRNA aşısı yaptıran 35.691 gebenin içinden sonuçlarına ulaşabilen 3.958’inde aşının gebelikte güvenilirliği ile ilgili herhangi bir sorun görülmemiştir.

CDC ve İngiltere İlaçve Sağlık Ürünleri düzenleme kurumu vb. kuruluşlar aşıyla ilgili yan etkileri yakın takip etmekte olup bu güne kadar gebelerin aşılanmasıyla ilgili kırmızı alarım vermemişlerdir.

Türkiye’de Olan BioNTech ve CoronaVac Aşılarından Hangisini Olmalıyım?
CoronaVac ölü virüs aşısı olup gebelerde uygulandığında risk taşıması beklenmemekle birlikte henüz yayınlanmış güvenlik verisi yoktur.

mRNA aşılarının kısıtlı sayıda gebede de olsa güvenli oldukları gösterilmiştir. Gebeliğin ilk üç ayında aşılanan kadınların sonuçlarıyla ilgili veri oluşmamıştır.

mRNA aşılarının şiddetli alerjik reaksiyon öyküsü olan kişilerde tercih edilmemesi gerektiği belirtilmektedir.

Gebelikte COVID-19 Geçirmemin Bana veya Bebeğime Zararları Nelerdir?
Yapılan araştırmalar kadınların gebelikleri sırasında COVID-19 geçirmeleri halinde gebe olmayan kadınlara veya COVID-19 geçirmeyen gebelere kıyasla
-Erken doğum oranında 2 kat
-Yoğun bakım yatışı oranında 5 kat
-Gebelik tansiyonu görülmesinde 2 kat
-Entübasyon, ileri yaşam desteği ihtiyacı ve ölümlerde 2 kat

risk artışı olmaktadır.

Şu Anda Gebeyim. Aşı Olmam Gerekir Mi?
Özellikle ileri yaşta gebe kalan, kronik akciğer hastalığı veya şeker hastalığı olan, bağışıklık sistemi baskılanmış, vücut ağırlığı fazla veya gebeliğin son üç ayında olan kadınlar kötü sonuçlar açısından artmış risk altındadır.

COVO-19’un kötü gebelik sonuçları ve anne sağlığıyla ilgili ilişkileri net bir şekilde gösterilmişken, aşının şu ana kadar herhangi bir zararlı etkisi gösterilmemiştir.

Bugün için kar zarar dengesi, özellikle risk faktörü olan gebeler için aşı yapılması lehine gözükmektedir.

Emziriyorum, aşı olabilir miyim?
Emzirme döneminde aşı yapılması için bir engel bulunmamaktadır.

Okumaya Devam

Kadın Hastalıkları ve Doğum

35 Yaş Üstü Gebeliklerde Bizi Neler Bekliyor?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Günümüzde giderek daha fazla kadın, gebelik planlarını ileri yaşlara erteleme eğilimindedir.

Bunun nedenleri arasında aile yaşamına geç başlama arzusu, çalışma hayatları, ileri yaşlarda çocuklarını daha iyi koşullarda yetiştirebilecekleri umudu sayılabilir. Artan 35 yaş üstü gebeliklerin maternal (anne) ve perinatal (doğumöncesi) sonuçları konusunda tartışmalı sonuçlar mevcuttur. Özellikle gelişmekte olan ülkeler de gebe popülasyonunun yaklaşık %15 i 35 yaş üstü gebeler oluşturmaktadır.

35 yaş üstü dönemde kadın over folukül rezervinin azalması gebe kalma şansını azaltacağından dolayı yardımcı üreme tekniklerine başvurma artmış ve bununla paralel olarak çoğul gebelikler, erken doğum riski, düşük doğum ağırlıklı bebek doğumları, sezeryan olasılıkları da artmıştır.

Gebelik yaşının artması ile beraber genetik anomaliler, sayısal ve yapısal kromozom kusur anomalileri, kromozomal olmayan doğumsal anomaliler artmış olup abortus (düşük) oranları, doğumsal anomalili fetüs gelişme oranları da bu sebeplerle daha çok karşımıza çıkmaktadır.

Tüm gebelere yaş dan bağımsız olarak prenatal tarama ve ultrason  testleri (1.ve/veya 2. Trımestr), geç fetal tarama ultrasonu (20-22w ) riskli çıkan sonuçlar da kromozom analizi (amniosentez ,CVS) önerilmektedir,  35 yaş üstü gebeliklerde bu tarama testlerinin yerini erken dönem de kolaylıkla yapılabilen maternal (anne) kanda fetal kromozom hücre tarama testlerinin önerilmesi son dönemde gebe takip programlarımızın içine dahil edilmiştir.

Anne yaşının ilerlemesi ile gestasyonel diabet, hipertansiyon, plesanta yerleşim anomalileri, fetüs prezentasyon problemleri operatif vajinal doğum, tromboz riski, doğum sonrası kanama oranlarında da 35 yaş altı gebeliklere göre rastlanma oranların da artış görülmektedir.

Bilinen bütün sezeryan sebeplerinin yanısıra tek başına ileri maternal yaş bile sezeryan için endikasyon oluşturabilmektedir, yaşın ilerlemesi ile birlikte uterus fonksiyonun azaldığı, pelvik uyumun yetersiz kaldığı ve bunların sonucunda doğum  travayın uzadığı düşünülmektedir.

35 yaş üstü gebelikler işte bu sebeplerden dolayı gebelik öncesi  ve gebelik döneminde daha özenle takip edilmekte ve daha fazla önem kazanmaktadır.

Okumaya Devam

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadınlarda En sık Görülen İki Patoloji: Miyom ve Polip

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

1.Rahim içi Polip (Endometrial Polip)

Endometrial polipler yaklaşık olarak 10 kadından 1 inde görülen , rahmin en iç tabakasından ( endometriyumdan) kaynaklanan iyi huylu tümoral oluşumlardır. Halk arasında ”rahim içerisinde et parçası” olarak bilinen polipler, genellikle ultrasonografi ve bazen sulu-ultrasonografi ( salin infüzyon sonografisi) yapılarak tespit edilirler ,fakat kesin tanı polipin histeroskopi ile veya kürtaj yoluyla çıkarıldıktan sonra patolojik incelemesi ile konur.

Polipler genellikle adet kanaması süresi ve miktarını arttırırlar, ara kanama, menopozda kanama, geçmeyen kahverenkli akıntı gibi şikayetler oluşturabilirler. 1 cm üzerindeki polipler, gebe kalamamaya veya düşüğe neden olabilirler. Poliplere neden olan faktörler tam anlamı ile bilinmemekle birlikte östrojen aktivitesinin fazlalığı bu duruma neden olabilmektedir.

Meme kanseri için tamoksifen tedavisi gören hastalarda endometrial poliplere sık rastlanmaktadır. Poliplerin büyük bir bölümü herhangi bir şikayete neden olmaz, ancak polip fark edildiğinde alınması gerekir. 

2. Miyom
 

   Rahimin kas dokusundan gelişen yaklaşık olarak 5 kadından 2 sinde görülen iyi huylu tümörlerdir. Miyom oluşumunda ana risk fakötür olarak östrojen sorumlu tutulmaktadır. Miyom oluşumunda risk faktörleri olarak obezite, ailesel yatkınlık, genetik,  beslenme, erken adet görme, hiç doğum yapmamış olmak, siyah ırk sayılabilir. Azaltan risk faktörü olarak düzenli egzersiz, obezite varsa kilo kaybı ve antioksidan beslenme sayılabilir. 

   Miyomların çeşitli tipleri vardır. Bunlar;  rahmin kas dokusu içerisinde ( intramural),  rahim boşluğuna doğru (submuköz) ve rahim dışına doğru (subseröz, intraligamanter) büyüyen miyomlar olup, çapları değişik boyutlarda olabilmektedir. Miyomlar sıklıkla şikayet yaratmamakla birlikte , yerleşim yeri ve boyutuna göre adet kanama miktarında artış, adet sonrası lekelenme kanamaları, kasık ağrısı, ve komşu organlara bası yaparak idrar ve bağırsak alışkanlığında değişiklik yapabilmektedir.

  Miyomların bir kısmında takip yeterli olup, kesin bir ilaç tedavisi yoktur.  Cerrahide iki teknikle miyom ameliyatı yapılmaktadır. Bir tanesi karın kesisi açık cerrahi, diğeri ise kapalı yani laparoskopik yöntemle yapılmaktadır.  

   Miyomlar maalesef %15-20 oranında tekrar oluşabilmektedir. Miyomların kendi içerisinde yaptığı değişime dejenerasyon denir, bu durum gebelikte çok sık olmakla birlikte gebelik dışında da oluşabilmektedir, ciddi karın ve kasık ağrısı yapmaktadır, Miyomlar yaklaşık olarak 1000 de 5 oranında sarkomatöz( kanser) dejenerasyon gösterebilmektedir, bu yüzden miyom tedavisi ve takibi ciddi deneyim gerektirmektedir.

Okumaya Devam

Trendler