Nasır Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir? - Doktor Makaleleri
Bize ile Bağlan
All On Four İmplant Tedavisi

Kalp ve Damar Cerrahisi

Nasır Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

Derinin ince olan kısımlarında fazla basınç, sürtünme, ağır yük, yanlış ayakkabı seçimi gibi nedenlerle ortaya çıkan cilt sorununa nasır denir …

Yayınlanan

üzerinde

Derinin ince olan kısımlarında fazla basınç, sürtünme, ağır yük, yanlış ayakkabı seçimi gibi nedenlerle ortaya çıkan cilt sorununa nasır denir. Fazla dış etkiye ve basınca maruz kalan cildin üst dokusu olan epidermis, kendisi için bir koruma kalkanı oluşturur ve cilt üstünde nasır meydana gelir. İleri derecede nasır vakaları ağrılı olabileceğinden tedavi için hekime danışmak gerekebilir.

Nasır oluşumunu ağaçların kabuk yapısına benzetilebilir. Aslında ağaç gövdesindeki yaş bölge dış etkiye maruz kaldıkça koruma mekanizması geliştirip kendini sert ve daha koyu bir şekle dönüştürür. Mantar tabaka denen bu tabaka insan vücudundaki nasırlara çok benzer. Deri 2 tabakadan oluşur: Dermiş ve epidermis. Dermiş alt deri tabakası olup kan damarları, sinir ağı, kıl kökleri ve yağ depolarını içerir. Epidermis ise dış yüzeyle temas eden üst deri tabakasıdır. Basınç, sıcak ve soğuk, ağrı reseptörleri burada bulunup dış çevreden gelen ilk etkiye cevap oluşturur. Bu nedenle epidermis tabakası çevredeki fiziksel etmenlere fazlaca maruz kalıp dayanıklı olma görevini üstlenir. Bu dış etmenler fazla olunca kimi zaman nasır gelişebilir. Vücudun belli bazı bölgelerinde nasır oluşumu daha fazladır ve bu etmenler kontrol altına alınmadıkça nasır artarak gelişebilir. Nasırın gelişimine ve derecesine göre çeşitli tedavi prosedürleri uzman hekimler tarafından uygulanır.

Nasır Nedir?

Nasır, derinin alt deri tabakasını korumak için ürettiği, sarı ve cilt tonundan daha koyu olan, kuru yapıda keratinleşmiş kısma denir. Keratin bir çeşit proteindir ve nasır ilerledikçe alt derideki canlı hücrelerin nefes alamamasına ve ölümüne neden olacağından, nasır bir süre sonra ağrılı ve iltihaplı sonuçlar doğurabilir. Toplumda sıkça görülen bir cilt sorunudur. Sert bir doku olan nasırlar genelde en fazla kullanılan vücut bölgelerinde olduğu için hastalar için rahatsızlık vericidir.

Topuk, eklem bölgeleri, ayaktaki 4. parmakta ve serçe parmağında, parmak aralarında, avuç içinde temas ve sürtünme fazla olduğundan nasır görülme sıklığı artar. Özellikle ayakta nasır oluşma oranı yüksektir. Hem vücudun tüm ağırlığını taşıdığı için hem de gün içinde ayakkabıda kapalı kaldığı için ayaklarda nasır oluşabilir. Nasır oluşumunda en fazla neden olan faktörler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Yanlış veya dar ayakkabı seçimi
  • 6 cm’den fazla topuk tercihi
  • Çorapsız ayakkabı giyilmesi
  • Sürekli yalın ayak yürümek
  • Bazı spor faaliyetleri
  • Kemikli ayak yapısı
  • Ortopedik olmayan ayakkabı seçimleri
  • Obezite
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Sürekli aynı işi tekrarlı olarak yapmak
  • Felç nedeni ile sabit pozisyonda kalmak
  • Gitar gibi aletleri çalarken parmakların travmaya maruz kalması
  • El ve ayaklardaki kemik çıkıntıları
  • Sürekli aynı yere temas eden aksesuarlar

Oluşma nedenleri yaşam tarzına ve yapılan işe göre değişse de çok fazla sürtünme ve temasın olduğu durumlarda nasır oluşumu görülür. Kimi nasır vakaları boynuzumsu bir çıkıntıya sahip olduğundan sivri bir yapı kazanabilir. Yayılım göstermeden olduğu yerde sarı ve sert bir yapı kazanabilir. Müdahale edilmeyen nasırlar bulunduğu yerde ağrıya ve batmaya neden olabilir. Özellikle ayaklar gibi sürekli kapalı kalan alanlarda nasır gerileme göstermeden batma sorununu gösterir.

Radyofrekansla Nasır Tedavisi

Nasır Nasıl Geçer?

Sertleşmiş deri tabakası ağrılı ve rahatsızlık veren, aynı zamanda kötü bir görüntüye sebep olabilecek şekilde gelişim gösterebilir. Nasır oluşumunda ritmik olan sürtünme ve basınç etkisi, uzun süre sonra bölgede estetik bir kusura neden olabilir. Hastaların nasır tedavisi için başvurma nedenleri arasında bu şikâyet sıkça yer alır. Çünkü elleri ön planda olan hastalar, elleri ile çalışırken nasırın kötü bir görüntüye yol açtığını dile getirirler. Bu nedenle hekime başvurmadan önce yavaş yavaş belirmeye başlayan nasırlar için birkaç pratik bakım yöntemi ve müdahaleyi bölgeye yapmak mümkündür. Öncelikle nasır oluşan bölgeyi dinlendirmek ve bir süre kullanmamak mümkün görünmüyorsa nasıra düzenli bakım yapabilirsiniz. İlerlememiş nasır vakalarında ve eğer bölge ağrılı, iltihaplı değilse uygulayabileceğiniz kürler vardır. Evde doğal malzemelerde hazırlayıp nasırlı bölgeye bu kürleri uygulayıp bir süre bekledikten sonra yumuşayan ölü derileri temizleyebilirsiniz. Bu uygulamalar sonrasında nasırlı ölü dokunun yerini alt deri tabakasındaki canlı ve sağlıklı hücreler alır. Renk değişimi ve yumuşayan doku ile değişimi fark edebilirsiniz.

Evde yapabileceğiniz yöntemler sayesinde nasırlar ilerlemeden onları kontrol altına alabilirsiniz. Ancak bundan daha önce derinizin bir koruma mekanizması oluşturmaması için bazı önlemler de alabilirsiniz. Örneğin ayakta çıkan nasırların oluşumuna neden olan ve en fazla yapılan hata yanlış ayakkabı tercihidir. Doğru ayakkabı seçimi ve ayaklarınıza yapacağınız düzenli bakım sayesinde çekilmez olan ve hiç geçmeyecek gibi olan nasırlara veda edebilirsiniz. Bunların yanı sıra, sertleşmiş deri tabakasını temiz tutmak bölgenin iltihaplanmasına engel olacaktır.

Nasır Tedavisi

Nasırlar için kendinizin de uygulayabileceği kolay ve pratik bakım yöntemleri dışında ilerleyen nasır vakaları için tedavi ve bir hekim danışmanlığı önerilir. Çünkü ölü deriler üst deride biriktikçe alt derideki canlı hücrelerin hava almasına ve sağlıklı kalmasına engel olabilir. Sürekli travmaya maruz kalan ve dinlenmek için bir aralık verilemeyen bu bölgelerde nasır gelişimi kaçınılmaz olabilir. Sürekli bakımını yapıp kuru tutmamaya özen gösterdiğiniz alanlardaki nasırları siğiller ile karıştırmamalısınız. Nasır ve siğil bazen oldukça benzer yapıda olabilir. Nasıra benzeyen siğillere yanlış müdahale edilmesi kesinlikle önerilmez. Uzman hekimler tarafından muayene edilerek bu fark anlaşılabileceğinden, bölgede daha fazla tahribat bırakmamak adına danışmak önemlidir.

Nasır olduğu şüphesinde hekimler alanı kazıdıkça ölü derinin oluşturduğu keratin tabaka ortaya çıkar. Sağlıklı deriye ulaşana kadar herhangi bir sıvı ve iltihap akışına rastlanmaz. Ancak siğillerin muayenesinde bölge kazındıkça kanama ve iltihap görülür. Bu sayede nasır ve siğil muayenesinde farklılık görülür ve tedavileri de farklıdır. Görünüm itibariyle nasırlar da 1-2 cm genişliğinde tekli ya da çoklu olarak, boynuzumsu bir görünümde büyüyebilir. Hastalar tarafından bu benzerlik anlaşılamadığında yanlış müdahale edilmesi daha fazla acı ve iltihap nedeni olabilir.

Henüz renk değişimi ve sertleşmiş deri tabakası gözlenen vücut bölgeleri için öncelikle kendiniz bazı uygulamalar yapabilirsiniz. Eğer bölgede katmanlaşmış ve oldukça sertleşmiş, ağrı veren bir nasır oluşumu görülüyorsa hekime hemen başvurmanız iltihabı ve tahribatı arttırmamak için önerilendir.

Cilt için uygun malzemeler ve test edilmiş ürünlerle uygulanan kürler ile nasırlı bölgeyi yumuşatarak bir süre dinlendirmelisiniz. Yumuşayan ve soyulan nasırlı alanı topuk taşları ile iyice temizleyebilirsiniz. Sadece nasırlar için üretilen özel kremler sayesinde bölge soyularak temizlenir. Bu kremler 7-10 gün süreyle uygulanıp deri yumuşatılır. Henüz iyice ilerlememiş ve yumuşak nasır tipleri için bu uygulamaları iyi bir araştırma ve danışma ile siz de yapabilirsiniz. Ancak sert nasırlar için farklı yöntemler önerilir.

Nasır Nasıl Tedavi Edilir?

Nasırlar oluşma yerine ve şekline göre 3 tiptedir: sert, yumuşak ve tohum nasır. Ayrıcı tanıda bu nasırlar farklı çeşittedir ve oluşum bölgeleri en büyük ayırt edici noktalarıdır. Genelde ayak tabanında görülen sert nasırlar uzun süre bölgede yer etmiş, derin köke sahip ve ağrılı olan tiplerdir. Geniş bir yayılım bölgesine sahiptir. Yumuşak nasır, parmak aralarında ve uzun süre travmaya maruz kalan alanlarda daha az ağrılı ya da ağrı hissettirmeyen, kızarık şekilde görülür. Boyutları sert nasıra göre daha küçük olup yeni oluşum gösterdiklerinden derin köklü değildir. Doğru bakım ve uygulama ile ilerleyip sert nasıra dönüşmeden önce kontrol altına alınabilir. Tohum nasır tipi ise en fazla gözlenen topuk yan ve arka kısımlarında gözlenir. Buraya sert bir baskı uygulamadıkça ağrı hissedilmez.

Yumuşak nasırlar henüz sert ve köklü yapı kazanmamış olsa da ölü deri oldukları için limon ve beyaz sirke gibi asidik doğal ürünler ile kürler uygulanabilir. Ancak canlı deri tabakasına asidik ürünlerin zarar verebilme ihtimalinden bu doğal kürleri sadece nasırlı alana dikkatlice uygulamanız gerekir. Sert ve köklü nasırlar için uzman hekimlerin danışmanlığında nasır bandı kullanabilirsiniz. Nasır bantları hekim tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Çünkü içeriğindeki salisilik asit ölü tabakayı eritme, iltihabı alma ve nasırı kazıma özelliğine sahiptir. Bölgede 3-4 gün kadar bekletilip ölü tabakayı kazır ve çıkarılır. Yoğun bir formülü olan bu ürünleri dikkatlice ve talimatlara uygun kullanmak önemlidir. Çıkarılırken ölü nasırlı tabaka ile çıkarılması gerekir. Nasırlı ölü deri banda yapışmış şekilde vücuttan ayrılır. Ağrı ve acı oluşturmaz ama eğer bandı yapıştırdıktan kısa süre sonra bir ağrı oluşması durumunda daha kısa sürede bandı kenarlarından tutarak çıkarabilirsiniz. Nasır tabakası tam olarak temizlenmediyse ölü tabaka yerinde kalacağından iltihaba neden olma ihtimaline karşı antiseptikler kullanılabilir. Yine bu gibi ek ilaçları kullanmak için mutlaka uzman hekimlere danışmanız gerekir.

Nasır Tedavisi Yöntemleri

Ayaktaki Nasır Nasıl Geçer?

Ayakta görülen nasırlar derinliği ve hastaların şikâyet sıklığı nedeniyle çok fazla karşılaşılan vakalardır. Kriyoterapi tedavisinde nasırlar azot gazının çok düşük sıcaklıklara kadar soğutulma ile dondurulur. -190 derece sıcaklığa kadar dondurulan alan hekim tarafından kazınır ve bölge nasırlardan arındırılır.

Koterle yakma işlemi dondurma işlemine benzer. Hekim kontrolünde yakılan ölü tabaka uygulama sırasında hafif bir yanma hissini verebilir. Yakılan ölü epidermis tabakası kazınır ve işlemden sonra bölgeye 1-2 saat baskı uygulanmaması önerilir. Kısa süre sonra temizlenmiş bir cilt kazanılarak müdahale bitirilir.

Radyofrekans tedavisinde ısı ve elektrik enerjisi yardımıyla kısa sürede yenilenmiş cilt dokusu görülür.

Cerrahi yöntem ileri nasır vakalarında yapılması uygun olan yöntemdir. Fazla köklü, renk değişimi gözle görülür hale gelmiş, ölü derinin çok tabakalı hale geldiği vakalarda cerrahi müdahale yapılabilir. Bölge lokal anestezi ile uyuşturularak birkaç dakikada bitirilen müdahale sonrası 1-2 saat ameliyat alanını dinlendirdikten sonra hekim gözetiminde taburcu olunabilir. İşlem sonrası hekim tavsiyelerine uyulması iyileşme sürecini kısaltır ve bölgenin iltihaplanmasını engeller.

Ayak Parmağındaki Nasır Nasıl Geçer?

Ayak parmaklarındaki nasırların oluşum nedeninin en büyük nedeni kemikli ayak yapısı ve buna uygun olmayan ayakkabı seçimidir. Nasır oluşmadan önce yapılması önerilen ayak yapısına uygun ayakkabı seçimidir. 6 cm’den daha yüksek topuklar ayak anatomisine uygun olmayacağından hekimler tarafından önerilmez. Eğer sıkça topuklu ayakkabı giyiyorsanız haftada 1-2 gün spor ayakkabılarla ya da ortopedik seçimlerle ayaklarınızı dinlendirebilirsiniz. Çıplak ayaklar ile uzun süre yürümek de ayak sağlığı için önerilmeyen bir durumdur. Ayak parmak araları fazla sürtünme ve basınç ile nasır oluşumu için oldukça kolay bölgelerdir. Topuklu ayakkabılar ayağın ön kısmına basınç yapacağından parmak üstü ve aralarında nasır oluşabilir. Bun nedenle ayaklarınızı daima temiz tutmalı, parmaklarınıza nemlendirici kremler ve kürler ile bakım yapmalısınız. Haftanın belli günlerinde ayaklarınızı dinlendirmelisiniz. İlerlemiş nasır vakalarına kendiniz müdahale etmek yerine mutlaka uzman bir hekime danışıp bu cilt sorunu için danışmanlık ve tedavi alabilirsiniz.

Okumaya Devam
Reklam
Yorum İçin Tıklayın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kalp ve Damar Cerrahisi

Aort Kapak Hastalarının Şikayetleri

Nefes darlığı Çabuk yorulma Çarpıntı Ritim bozukluğu Göğüs ağrısı Ani bayılma Aort Kapak Hastalığının Tanısı Aort kapak hastalığı için …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Nefes darlığı

Çabuk yorulma

Çarpıntı

Ritim bozukluğu

Göğüs ağrısı

Ani bayılma

Aort Kapak Hastalığının Tanısı

Aort kapak hastalığı için kesin teşhiste uygulanması gereken tetkik kalbin ultrasonunun yani ekokardiyografisinin yapılmasıdır.

Aort Kapak Hastalığı Nedenleri

Aort kapak hastalıkları şu nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.

Aort kapağın doğuştan iki yaprakçıklı olması

Aort kapağın romatizmal olarak sonradan kireçlenmesi

Bağ dokusu yetmezliği sonucu doğuştan olmuş olan ve ileri yaşlarda kendini gösteren kapakçıktaki geriye kaçırma, kapanamama bozukluğunun ortaya çıkmasıdır.

Aort Kapak Hastalığı Belirtileri

Aort kapak hastalığı sinsice ilerleyen bir hastalıktır. Aort kapak hastalıklarında darlık ya da yetmezliğe bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler şunlardır:

Nefes darlığı

Çabuk yorulma

Çarpıntı

Ritim bozukluğu

Göğüs ağrısı

Ani bayılma

Aort Kapak Hastalığı Tedavi Sistemleri

Kireçlenme sonucu darlık oluşabileceği üzere bazen bağ dokusu bozukluğu sonucu oluşan yetmezlikte ise kalbi ileri derece büyütür. Hem darlık hem yetmezlik kalbin sol tarafını büyüteceği üzere önü tıkalı olan bir kalbin çalışma bozukluğu sonucu, büyümesi sonucu kalp kasının gücü azalır. Şayet müddet çok gecikirse vaktinde müdahale edilmezse, vaktinde ameliyat edilmezse kalp büyümesi kardiyomiyopati denilen kalbin kasılma bozukluğunun ileri derecede olması safhasına gelir ki hasta ondan sonraki ameliyatı çok yüksek riskli oluşur. Kalp kasının kalınlaşmaması, kalbin büyümemesi birinci derecede kıymetli kriterdir.

Aort kapak hastalıklarının tedavisinde ileri tekniklerle kimi vakit kalp kapakçığı tamir edilir kimi vakit da büsbütün değiştirilir. Bu da minimal invaziv cerrahi tekniklerle, yandan, kol altından küçük kesiyle 4 santimlik bir kesiyle yahut akciğerleri berbatsa önden tekrar 4-5 santimlik küçük bir kesiyle kalp kapakçığı tamir yahut değiştirme süreci yapılır. Değerli olan vaktinde müdahaledir, vaktinde tespittir ve kalbi ileri derecede büyütmemesidir.

Aort Kapak Tamiri

Hastanın aort kapağındaki sorunun giderilmesinde şayet kapağın durumu uygunsa öncelikle tamirin tercih edilmesi gerekir. Zira hastanın kendi kapağıyla hayatına devam etmesi yapay kalp kapağı ile değiştirilmesinden daha düzgündür. Aort kapaktaki bozuklukların ileri derece olmadığı durumlarda aort kapak onarılarak tedavi edilmesi sağlanır. Aort kapak tamirinin uygulanabilmesi için kalp kapakçık yapraklarının sistemli olması, kalp kapakçığı kaçağıyla birlikte darlığının olmaması, kapakçık üzerinde rastgele bir pıhtı yahut pürüz olmaması, kapakçık yapraklarının birbirine rahatlıkla yaklaşabiliyor olması yahut darlığının açılabildiğinde geriye kaçak yapmıyor olması gerekmektedir.

Aort Kapak Değişimi

Aort kapak değişimi, hastanın aort kapaktaki darlık ve yetmezlik sorununda tamir ile giderilemeyen durumlarda uygulanan, aort kapağın biyolojik ya da mekanik yapay kapakçıklarla değiştirilmesidir. Kalp kapaklarında ileri derecede geriye kaçırma yahut ileri derecede darlık, bazen ikisinin birlikte olması, kapağın ileri derecede kireçlenmesi, kapak önünde pıhtı olması, kalp ritminde bozukluk olması üzere durumlarda kapağı değiştirmek gerekebilir.

Aort Kapak Ameliyatından Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aort kapak değişiminden sonra en kıymetli bahislerden biri, hastaların tabip tarafından tavsiye edildiği halde kan sulandırıcı ilaçların sistemli olarak kullanmalarıdır. Biyolojik kapak değişiminde kan sulandırıcı ilaç kullanımı 3 ay iken mekanik kapak değişiminde hastaların ömür uzunluğu kan sulandırıcı ilacı kullanmaları gerekir. Bunun yanında hastanın enfeksiyonlardan korunması son derece değerlidir. Diğer bir hastalıktan ötürü olabilecek cerrahi müdahaleler üzere durumlarda hastanın kalp hekimiyle bağlantıya geçmesi ve enfeksiyona karşı önleyici önlemler alınması değerlidir. Bununla birlikte hasta, kalp ve kalp kapağının takip edildiği doktor denetimleri sistemli olarak yapılmalıdır.

Aort kapak hastalıkları kalbin büyümesine neden olduğundan ötürü erken teşhis ve tedavisi son derece değerlidir.

Okumaya Devam

Kalp ve Damar Cerrahisi

Varis Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

Toplumda en fazla görülen kalp damar sorunlarından biri varislerdir. Varislerin ne olduğunu anlamak için onların oluşumunda rol oynayan …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Toplumda en fazla görülen kalp damar sorunlarından biri varislerdir. Varislerin ne olduğunu anlamak için onların oluşumunda rol oynayan toplardamarların fonksiyonunu bilmek gerekir. Toplardamarlar (venler), bedende kirli kanı organlardan ve etraf dokulardan alıp kalbe taşıyan en büyük çaplı damarlardır. İsminde da olduğu üzere kan için bir çeşit toplayıcı vazifesi görür. Geniş bir çapa sahip oldukları için içerilerinde tek istikametli çalışan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar kanın damarlarda gittiği yola geri dönmemesi, yer çekimine karşı kalbe hakikat yapılan taşımada fonksiyon görmesi için vardır. Bu damarların işlevindeki değişmeler varis üzere sıkıntıları yaratabilir. Belirli nedenlerle bedenin çeşitli yerlerinde oluşan damar genişlemeleri meydana gelebilir. Damar duvarlarında meydana gelen bu işlev bozukluğu ise varislerin oluşumundaki temel fizyolojik nedendir. Varisin kaynaklandığı bu sorunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hastalığın oluşma evresinde farklı durumlar izlenebilmektedir.

Varis Nasıl Oluşur, Nasıl Tedavi Edilir?

Varis Nedir?

Çoklukla bacaklardaki yüzeysel toplardamarlarda meydana gelen damar büyümeleri öncelikle kılcal damar çatlamaları olarak kendini gösterir. Cilt yüzeyine yakın olan damarlarda bu durum daha besbelli olarak oluşum gösterir. Kılcal damarlarda varis başlangıcı olarak görülen damar çatlamaları telenjiektazi olarak isimlendirilir. Bu durum estetik bir sorun dışında hastalar için sorun yaratmasa da varis daha farklı olup bir çeşit ilerlemiş damar genişlemesidir.

Varisler en fazla bacaklarda oluşum gösterir. Lakin bacaklar dışında iç organların duvarlarında, testislerde, velhasıl damarların olduğu çeşitli bölgelerde de görülebilir. Bacaklardaki toplardamarlarda aşağıdan üste kanın taşınması kelam konusu olduğu için kanın aşağıya yerçekimi tesiriyle tekrar dönmemesi için bir çeşit kapakçıklar bulunur. Damar çeperleri çeşitli nedenlerle birtakım işlev bozukluklarına uğrayabilir. Bu durum açılıp kapanan kapakçıkların da tam olarak fonksiyonunu yapmasını mahzurlar. Organ ve etraf dokulardan kalbe dönmek üzere toplanan kirli kan, kapakçıklardan sızmaya başlar. Kalbe dönmesi gereken kanın sirkülasyonu bu durumda bozulur. Kirli kan bedenin alt bölgelerinde, hasebiyle en fazla bacaklarda birikmeye başlar. Tıpkı atık unsurların etrafa ziyan vermesi ve atılan çöp poşetlerinden bir mühlet sonra koku ve sıvı yayılması üzere, varislerin oluşumunda hasarlı damarlardan da bir müddet sonra kirli kan sızar. Etraf dokulara ziyan vererek ilerleyen hadiselerde yalnızca estetik bir sorun oluşturmayıp hasta için ağrı ve iltihap kaynağı olabilir.

Varisin görüldüğü hastalar tek bir kümede olmamakla birlikte hastalığın görüldüğü olaylarda emsal münasebetler bulunur. Bilhassa

  • menopoz devri
  • gebelik
  • obezite
  • fazla ayakta kalmayı gerektiren işler
  • yaşlanma
  • duruş bozuklukları
  • hormon kullanımı
  • aile hikayesinde varis bulunan hastalarda varis hadiseleri sıkça gözlenir. Bayanlardaki varis olayları erkeklerde oluşan olay sayısının yaklaşık 4 katı kadardır.

Genelde bacaklarda varis görülüyor olma nedeni, bedende fazla basınç olan alanların varis için etken olmasıdır. Bu nedenle bilhassa alt bacaklarda varis hadiselerine çok sık rastlanır. Hastalığın seyri bireyden şahsa değişebilir ve farklı evreler gözlenebilir. Kılcal damar varisleri denen estetik kusur olmak dışında hastalar için sorun yaratmaya varisler her yaştaki bireylerde görülebilir. İlerleyen varis hadiseleri ise en başta yaşlanma olmak üzere üstteki münasebetlerle ortaya çıkabilir.

Bedeninizde değişmeler hissediyor, bilhassa bacaklarınızda farklı bir görünüm dikkatinizi çekiyorsa varisten şüphelenmeniz için kimi bulguların olması gerekir. Varis hastalığında genel bulgular sıralandığında aşağıdaki üzere bir tablo görülebilir.

  • Bacaklarda meydana gelen ağrı
  • Uyuşma hissi
  • Gece krampları
  • Uyuşma
  • Parestezi
  • Huzursuz bacak
  • Ağrı ve kaşınma
  • Damarlarda barizleşen mor-mavi renkler

Üstteki bulgulardan biri ya da daha fazlası varis oluşumunda gözlenen durumlardandır. Belirtilere bakarak kendinizde varis olduğundan şüpheleniyorsanız kısa vakitte uzman bir tabibe başvurmanız kıymetlidir.

Varis Tedavisi

Varis oluşumu görülen bacaklar için doppler ultrason ile damarların durumuna bakılır. Hastanın durumuna nazaran tabibin gerekli gördüğü tedavi prosedürü uygulanabilir.

  • Sedanter hayat usulü yerine hareketli bir hayat biçimi edinmek
  • Bacakları dinlendirerek gün içinde 10-15 dakika üst kaldırmak
  • Topuklu ayakkabı kullanımını sonlandırmak
  • 6 cm’den yüksek topuklardan kaçınmak
  • Kolay aşikâr antrenmanları gün içinde tekrarlamak
  • Bacak bacak üstüne atmamak
  • Ülkü kilonun korunması, sık kilo alıp vermemek
  • Kan basıncını dengeleyen besinlerin tüketilmesi
  • Sıcak su ile duş alım mühletini uzatmamak üzere pratik prosedürler gözetici tedavide tesirli olanlardır.

Varisten şikâyet eden hastaların aklında birkaç soru yer alabilir: “Tedavi edilmeyen varisler ne üzere sonuçlar doğurur?”. Tedavi edilmeyen varisler ilerleyen süreçlerde değerli sıkıntılar yaratabilir. Varis hastalığı bir çeşit dolanım bozukluğu hastalığıdır. Bu nedenle önemli sıhhat meselelerine ve estetik kusurlara yol açabilir. Fakat ilerlemiş olayların sebep olacağı ağrılı durum, estetik meseleleri ikinci plana atacağından bu olaylarda çabucak müdahale yapılması önerilir. Varislerin tedavisinin gecikmesi durumunda hasarlı bölgeye oksijenli kan ulaşmaz. Yani bölgedeki hücrelerin kan damarlarıyla beslenmesi gerekirken besin kaynağı olan pak kanı alamaz. Bu durumda renk değişimleri, bacakta olağandışı incelmeler, ödem ve önemli derecede yaralar ile görülen venöz yetmezlik meydana gelir. Ayrıyeten varislerde pıhtı atma sorunu da görülür. Tormboflebit olarak isimlendirilen bu durumda damar içi pıhtılaşmalar olur ve küçük darbelerle bile bacakta kanama meydana gelebilir. Hatta daha ileriki duurmlarda pıhtı akciğere kadar ilerleyip akciğer embolisi görülebilir. Venöz yetmezliğin son noktasında ise bacak ülseri denen epeyce ağrılı ve kanamalı yaralar oluşabilir. Oluşan bu durum yalnızca estetik bir sorun olan damar çatlamalarından epeyce daha önemli olup hasta için ağrılı bir durumdur.

Her varis tıpkı çeşitte değildir. Varis oluşum suratı şahısların hayat şekline ve genel sıhhat durumuna nazaran değişebilir. 3 çeşit varis tipi görülür:

Kılcal Damar Varisleri (Telenjiektazi)

Cilt yüzeyinde barizleşen kılcal damarların estetik bir sorun yaratması ile hastaların tedavi talep ettiği evredir. Bir çeşit travma ya da ani darbe ile oluşup örümcek ağına benzeyen bir yapıda milimetrik boyutlarda ya da santimetrelerce alanda meydana gelebilir.

Orta Uzunluk Varisler (Retiküler Varisler)

Bu tip olaylar da hasta için ağrı ve acı yaşatmaz. Lakin barizleşen mor-mavi venlerin görünümü ile estetik olarak istenmeyen manzaralar oluşabilir. Ultrasonda gözlenen bir toplardamar ya da kapakçık yetmezliği görülmez. Çoklukla ilerleyip büyük uzunluk varislere dönüşmezler.

Büyük Uzunluk Varisler

Hem kozmetik olarak hem de kalp damar hastalıkları açısından sorun yaratabilecek varislerdir. Ayakta yapılan doppler ultrason ile muayene edilir. Toplardamar ve kapakçık yetmezliği görülebilir. Bu varislerde varis çorabı, lazer, skleroterapi üzere tedaviler tahlil olmayacağı için RF tedavisi, cerrahi süreçler yapılır. Kimileri cilt yüzeyinden görülmez. Bunlara iç varis denir. Hastada ağrı, gece krampları, kaşınma üzere belirtilerle fark edilir.

Varis tedavilerinde ameliyatsız tahliller varis tiplerine nazaran uygulanabilir. Büyük uzunluk varislerde genelde cerrahi teknikler kaçınılmaz olmaktadır.

Kılcal damar varisleri ve retiküler varislerde lazer ışınları tesiriyle genişleyen ya da açılan damarlar kapatılır. Skleroterapi uygulamasında varisli damarların içine milimetrik boyuttaki iğnelerle sklerozan denen ilaç enjekte edilir. Süreç sonrası varis çorabı üzere sıkı bandajlarla bölgenin desteklenmesi tavsiye edilir. Köpüklü tedavide ise enjekte edilen ilaç özel bir formülle köpürtülerek hastaya verilir. RF ile tedavide ise radyo dalgalarının gücü ile yüksek ısıda genişleyen ya da açılan damarlar kapatılır.

Konutta Varis Tedavisi

Hastada oluşmuş ve bilhassa ilerlemiş varisleri gidermek için sonradan yapılan kürler, bitkisel yollar tesirli olmamakla birlikte bilimsel değildir. Lakin varis oluşumunu engellemek için konutta birkaç pratik yol olabilir. Nizamlı antrenman, hareketsiz hayat üslubuna son vermek, sağlıklı beslenmek, lifli besinler tüketmek konutta yapılabilecek ve uzun vadede hayata tesir edecek yollardandır.

Limonla Varis Tedavisi

Limon içeriğindeki hususlar ve C vitamini yoğunluğu kan içindeki özgür radikallerin oksidatif hasara yol açmasına pürüz verir. Bu yapısıyla limon güçlü bir antioksidandır. Limon suyunu sıkarak her akşam bacaklarınıza aşağıdan üste masaj yapabilirsiniz. Böylelikle varis oluşumunu engelleyip genç bacaklara sahip olabilirsiniz. Tabi limonla varis tedavisi tam olarak mümkün ve kalıcı değildir.

Kılcal Varis Tedavisi

Kılcal varisler, varis hadiselerinin başlangıç seviyesindeki oluşumlardır denebilir. Büyük oranda varis hadiseleri yeterli huylu damar tümörleridir. Kılcal varisler ise yalnızca kozmetik bir kusur olup hastaların şikâyet ettiği oluşumlardır. Tek seanslık lazer uygulaması, skleropterapi ve köpük tedavisi ile kolaylıkla tahlil alınarak genç bir cilt görünümü kazanılabilir.

Varis Köpük Tedavisi

Skleroterapide 2 farklı uygulama biçimi vardır. Birinde sklerozan denen sıvı ilaç milimetrik iğnelerle damar içine direkt ve hava ile karıştırılmadan verilir. Öbür prosedürde, yani köpüklü tedavide damar içine birebir ilaç farklı bir formda verilir. İlacın içinde birebir etken husus olan polidokanol vardır. İlaç enjeksiyonu öncesi bacaklar pak ve tıraşlı olmalıdır. Ağrı ve acı hissi olmadan uygulanan süreç birkaç seans sürer. Her seans 40-60 dakika ortası bir vakit diliminde yapılır. Tedavi sonrası varis çorabı ile varisli bölgenin desteklenmesi önerilir. Ayrıyeten 4 haftalık bir süreçte süreçten sonra güneşten korunma epey kıymetlidir.

Okumaya Devam

Kalp ve Damar Cerrahisi

Ben Aldırma Nedir, Nasıl Yapılır?

Cilt yüzeyinde dermatolojik bir kusur olarak görülen benler hastaların şikâyet nedeni olabilir. Bedende genital bölgeden ayak tabanına kadar akla …

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Cilt yüzeyinde dermatolojik bir kusur olarak görülen benler hastaların şikâyet nedeni olabilir. Bedende genital bölgeden ayak tabanına kadar akla gelebilecek her yerde görülen benlerin terminolojik ismi “nevus”tur. Nevuslar, derinin üst katmanı olan epidermis ile alt katmanı olan dermis ortasındaki bazal lamina üzerindeki çok pigment birikiminden meydana gelir. Bu pigmentler, yani melaninleri salgılayan hücreler melanosit hücreleri olarak isimlendirilir. Melanin pigmentleri birleşerek ciltte yoğunlaşma meydana getirdiklerinden bir çeşit tümör oluşumu gözlenir. Yani nevuslar için düzgün huylu tümörler denebilir. Bu oluşumlar katiyetle kanserleşme göstermezler. Benlerin oluşma formu, yapısı, rengi, büyüklüğü, hasta için verdiği rahatsızlık hissi ve aile hikayesine nazaran benlerin berbat huylu olmadığı doğrulandığı durumlarda nevusların düzgün huylu tümörler olduğu ve metastaz yapmadığı söylenebilir. Kanserleşme riski taşıyan pigment birikmelerinde nevuslardan daha farklı bir yapı gözlenir. Bu tipteki cilt üzerindeki pigment birikmelerine malign melanomlar denir. Malign makûs huylu demektir. Yani berbat huylu melanin birikmesi manasına gelir.

Malign melanomlardan farklı bir oluşum olduğu gözlenen ve muayene sırasında tespit edilen benler için tedavi yolları epeyce kolaydır. Benlerin tedavisinde teknolojinin sunduğu imkanlarla yesyeni prosedürler uygulanmaktadır. Hastaların günlük hayatını etkilemeden yapılan ben tedavilerinde eski metotlar üzere uzun ve sancılı süreçler yaşanmaz. Kimi benler hastalar için estetik görünümlerinde bir rahatsızlık ögesi olurken kimi benler ise tehlikeli bir büyüme gösterebilir. Her iki durumda da benlerin alınması mümkündür. Lakin kanserleşme riski taşıyan benler acilen alınmalıdır. Benlerin alınması için başvurulan nedenler ortasında kişiyi rahatsız etmesi, cilt kanseri riski olması ya da estetik olarak berbat bir imgeye neden olması olabilir.

Cilt üzeri lezyonlar oluşumu ve yapısı itibariyle benlerden farklı olsa da benlerle karıştırılan tipleri epey fazladır. Siğiller, çiller, güneş lekeleri, yaşlanma ile oluşan lekeler, doğum lekeleri, damar genişlemeleri yahut damar çatlamaları bu tip karıştırılabilir lezyonlardandır. Örneğin damar çatlamaları benlerden çok farklı nedenlerle oluşup farklı uzmanlık alanlarına girse de hastalar için benler ile karşılaştırılınca aldatıcı bir benzerlikte olabilir. Benler doğumdan itibaren kişinin bedeninde vardır, fakat bebekler doğumdan birkaç ay sonra melanin pigmenti sentezleyebildikleri için doğumda çabucak sonra benler ortaya çıkmaz. 20’li yaşlara kadar pigmentlerin sentezi ile benler bedende yerini alır. Doğumdan itibaren bireylerin bedeninde olan benler bu istikametiyle kalıtsal olarak kıymetlendirilir. Anne babalarda da tıpkı bölgelerde benlerin olduğu çocuktaki benlerin yerleşimi ile karşılaştırılarak görülebilir. Kimi benler konjenital olduğu üzere kimi de çevresel faktörlerle sonradan oluşabilir. Sonradan oluşan benlerin istatistiksel olarak epeyce az ölçüsü kanserleşme gösterebilir.

Ben Aldırma

İstemediğiniz, rahatsız edici olan ve aldırmaya karar verdiğiniz benleriniz için en uygun tedavi ismine uzman bir tabibe görünmek gerekir. Doktor muayenesinde aile hikayesi, genel sıhhat durumunuz ve dermatokop ile yapılan inceleme ile benlerinizin malign ya da benign olduğuna karar verilir. Bu basamakta büyük oranda benler zararsız ve kanser riski taşımayan tiplerdir. Fakat tabibin yapacağı muayeneden evvel benlerinizin makûs huylu olup olmadığını siz de gözlemleyerek takip edebilirsiniz. Erişkinlik periyodunda yeni oluşan benleriniz için endişelenmeden evvel durumlarını ve ilerleyişlerini takip etmelisiniz. Bu noktada ABCD kuralına nazaran nevusların hangi çeşitte ve ilerlemede olduğunu görebilirsiniz. Bu kuralda her harfe nazaran belirli ayrıntılar konusunda kıyaslama yapılır. 4 harfin içerdiği 4 kuraldan birini ya da birden fazlasını gözlemliyorsanız tabibe çabucak danışmanız önerilir.

A (asimetri): Benin ortasından hayali bir kesit alındığında iki tarafı ortasında bariz bir asitmeri olmasıdır

B (border)/sınır): Benin derinin kendi rengi ile ortasında biçimini belirleyen net bir hudut olmamasıdır.

C (color/renk): Benin sahip olduğu rengin tek olmaması, birden fazla rengi dağınık halde barındırmasıdır.

D (diameter/çap): Ben çapının 6 mm boyuttan daha büyük olmasıdır.

ABCD kuralında ilerleme gösteren benleriniz estetik bir kusur olmaktan çok cilt kanseri olarak ilerleyen tipler olabilir. Bu durumda erken teşhis hayli kıymetlidir. Dermatoskop aygıtı teşhis için kolaylık sağlayan yol gösterici bir aygıttır. Cilt dokusunun ışıklandırılarak daha yakından gözlenmesini sağlayan dermatoskop aygıtı benler üzere öbür cilt üzeri lezyonlarının da takibine yardımcı olur. Doktor tarafından gerekli görülen tedaviler ortasında malign melanomlar için cerrahi yol en fazla tercih edilendir. Zira kökü derin olan ve tekrarlama riski taşıyarak etraftaki sağlıklı dokulara ziyan verme riski bulunan benler deri üzerinden operasyon ile alınır. Genelde bu usul daha tesirli görünse de kanserleşme riski taşıyan kimi tipteki benler için de cerrahi kesi olmadan uygulanan tedaviler mümkündür. Lakin her cerrahi operasyonla alınan benlerin de malign olduğu düşünülmemelidir. Âlâ huylu olan büyük çaplı ve derin köke sahip benler operasyonla bedenden alınabilir.

Yanlışsız üzere görünen halk ortasındaki birtakım inanışlar ortasında beni cerrahi sistemle almanın kanser riski taşımasıdır. Bu epey yanlış bir kanıdır. Bilakis bu riski taşıyan benler daha büyük meselelere neden olmaması için operasyon ile alınır. Olağan ki bu operasyonda komplikasyon olmaması ve en gerçek tedavinin uygulanması için uzman doktorlar tarafından süreç yapılmalıdır. Zira bu tedavide kıymetli olan benin bedende rastgele bir modül bırakılmadan çıkarılmasıdır. Aksi halde malign hücreler etraf dokularda yayılım gösterip bedende tekrar görülebilir. Tabibin gerekli görmesi ve rastgele bir kuşkuya yer vermemek ismine melanomdan alınan örnek patolojiye gönderilir.

Belign tipteki benler alındığında etrafta tekrar ben oluşumu görülebilir. Benlerin tedavisi için kullanılan formüller yalnızca cerrahi tekniklere sınırlandırılmamakla birlikte rastgele bir metotla alınan düzgün huylu ben bedenin öteki bölgelerinde de tekrar çıkabilir. Fakat tıpkı yerde ben oluşumu tekrarlamaz. Bu durum operasyonun başarısıyla ilgili değildir. Zira deri insanın sahip olduğu en büyük duyu organıdır. Derinin epidermis dokusunda renk veren hücreler ise tüm bedende yayılım gösterir. Lakin bu tüm hücreler ayakta da yüzde de birebir formda çalışır demek değildir. Bu nedenle benler ayak tabanında, karında, avuç içinde, genital bölgede, yüzde, yani akla gelebilecek her yerde birden fazla ya da tek olarak oluşabilir. Kabarık, kıllı, siyah kahverengi tonlarında olabileceği üzere; kırımı pembe tonlarında, deri ile tıpkı kabarıklıkta, hafifi besbelli de olabilir. Bu tip farklılıkların göz önünde bulundurulmasıyla çok çeşitli tedavi sistemleri mevcuttur.

Lazerle Ben Aldırma

Cerrahi operasyon olmadan ben alınma süreçleri için hastaların durumuna nazaran çok çeşitli uygulamalar vardır. Lazer aygıtlarındaki ışınlar tek fazlı ya da çok fazlı lazer ışınlarını içerir. Bunlar benin yapısına ve durumuna nazaran seçilir. Epilasyon üzere süreçlerde kullanılan lazer aygıtları ben tedavisinde kullanılan lazer aygıtlarıyla tıpkı değildir.

Lazer ben tedavisi için uygun olan benler genelde 1 cm boyuttan küçük olan ve kabarık olmayan benlerdir. Kabarık benler için de güçlü aygıtlar ile lazer tedavisi bazen uygulanabilir. Benlerin muayenesi sonrası tabibin uygun gördüğü benler için tedavi uygulanabilir. Bedenin her yerindeki benler için lazer tedavisi yapmak mümkündür. Seanstan birkaç gün sonra benin yerinde kabuklanma olabilir. Bu süreçte kabuklar katiyen koparılmamalıdır. Süreç sonrasındaki 24 saatte bölgeye su temas ettirilmemelidir. Güzelleşme sürecindeki benlerin yeri titizlikle güneşten korunmalıdır. 1-2 aydan itibaren benler büsbütün yok olup deride sağlıklı hücreler yerini alır. Her yaştan bireye bu tedavi uygulanabilir. Uygulama öncesi cilt temizlenmiş olmalıdır. Ayrıyeten lazerle ben tedavisi sonrasında başka cilt bakım uygulamaları yapılabilir

Ameliyatsız Ben Tedavisi

Ben Aldırma İzi Ne Vakit Geçer?

Lazer, radyofrekans, elektrokoter, kriyoterapi üzere formüllerin tesir etmediği ve tekrarlama riski bulunan, ABCD kuralına uymayan benler için cerrahi usul kaçınılmaz olabilir. Hangi usul ile benin alınması gerektiğine doktorlar hastanın genel sıhhat durumunu, aile hikayesini ve benin muayenesini göz önünde bulundurarak verirler. ABCD kuralına nazaran;

  • Asimetrik yapıda olan
  • Hudutları aşikâr olmayan
  • Rengi homojen olmayan
  • Çapı 5 mm boyuttan büyük olan
  • Ani kanama ve ağrı yaşatan
  • Esaslı ve derin yapıda
  • İltihaba misal sıvılar çıkan benler cerrahi yol ile alınmalıdır.

Yukarıdaki durumlardan biri ya da daha fazlası bulunan benler kanserleşme riski taşıyor olabilir.

Ameliyat ile alınan benler için bölgeye lokal anestezi uygulanır. Küçük bir kesi yardımıyla benden doku kalmayacak şekilde derideki pigment hücreleri kazınarak temizlenir. İşlem sonrası benin boyutuna göre 3-4 dikişlik bir operasyon bölgesi oluşur. Lokal anestezi uygulandığı için hasta günlük yaşamına aynı gün dönebilir. 2-3 gün operasyon alanı suyla temas ettirilmemelidir. Daha sonra bölgeyi güneşten korumak çok önemlidir. Yaklaşık 1 hafta sonra dikişler aldığı için yara bölgesine krem ve güneş kremi uygulaması yapmak için hekim tavsiyelerine göre seçim yapmalısınız.

Ben aldırma için birçok yöntem arasında benlerin ne şekilde olduğu, yapısı ve doktorun vereceği karara göre benler alınmaktadır.

Okumaya Devam

Trendler